Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen “Turizmde Genç Girişimciler: Başarı da Bizim, Hata da!” panelinde, turizm sektörünün inovasyona yaklaşımı, yapay zekâ ve sanal gerçeklik teknolojilerinin sunduğu fırsatlar ile genç girişimcilerin karşılaştığı zorluklar ele alındı.
Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, girişimlerin en önemli sorunlarından birinin geliştirdikleri çözümleri uygulayabilecekleri işletmelere ulaşmak olduğunu vurgularken, genç girişimciler Berkay Yılmaz, Derin Topdemir ve Atakan Sayın kendi deneyimlerini paylaştı. Panelde, turizmin yalnızca mevcut süreçleri dijitalleştirmekle yetinmemesi, gerçek sorunlara çözüm üreten yenilikçi girişimlere daha fazla alan açması gerektiği mesajı öne çıktı.
26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), sektörün geleceğine yön verecek fikirlerin ve yeni teknolojilerin tartışıldığı oturumlara ev sahipliği yaptı.
Fuarın üçüncü gününde, ATF Genç programı kapsamında gerçekleştirilen “Turizmde Genç Girişimciler: Başarı da Bizim, Hata da!” panelinde, genç girişimcilerle akademi dünyası aynı sahnede buluştu.
Strateji ve İş Geliştirme Uzmanı, ICF Mentörü Mahmut Dabbit moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturuma; girişimci Berkay Yılmaz, Heat Interactive Kurucu Ortağı Derin Topdemir, Lycia AI Kurucu Ortağı Atakan Sayın ve Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı katıldı.
Panelde turizm sektörünün yeni teknolojilere yaklaşımı, girişimlerin pazara girişte karşılaştıkları engeller, yapay zekâ uygulamalarının gerçek faydaları, sanal gerçeklikle mesleki eğitim ve yatırımcıların yenilikçi projelere bakış açıları değerlendirildi.
Konuşmacılar, başarılı girişimlerin yalnızca iyi fikirlerden oluşmadığını; doğru sorunu belirlemenin, çözümü gerçek kullanıcılarla test etmenin ve gerektiğinde iş modelini değiştirmenin de girişimcilik sürecinin önemli parçaları olduğunu vurguladı.
Mahmut Dabbit: “Girişimcilik Bir Sorunun Daha İyi Nasıl Çözülebileceğini Sormakla Başlıyor”
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Mahmut Dabbit, girişimciliğin temelinde mevcut bir sorunu fark etmek ve ona daha iyi bir çözüm geliştirme isteğinin bulunduğunu belirtti.
Bir girişimin hayata geçirilmesi sürecinde denemelerin, başarısızlıkların ve gerektiğinde yön değiştirmenin önemli olduğunu ifade eden Dabbit, panelin amacının yalnızca başarı hikâyelerini anlatmak olmadığını vurguladı.
Genç girişimcilerin karşılaştıkları zorlukları ve aldıkları yanlış kararları da paylaşmalarının önemine dikkat çeken Dabbit, bu deneyimlerin yeni bir fikir geliştirmek isteyen kişiler açısından yol gösterici olabileceğini söyledi.
Turizmin farklı alanlarında teknoloji çözümleri geliştiren girişimcileri bir araya getiren panelde, özellikle Antalya’nın güçlü turizm altyapısının girişimcilik ekosistemine nasıl daha fazla katkı sağlayabileceği tartışmaya açıldı.
Mehmet Yazıcı: “125 Girişim Başvurusu Aldık, Yaklaşık Yüzde 30’u Otel Operasyonlarına Odaklanıyor”
Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, turizm alanında geliştirilen girişim fikirlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yürüttükleri çalışmalar kapsamında 125 girişim başvurusu aldıklarını açıkladı.
Başvuruların yaklaşık yüzde 30’unun otel operasyonları ve tur organizasyonlarına yönelik dijital çözümler geliştirmeye odaklandığını belirten Yazıcı, genç girişimcilerin özellikle mevcut iş süreçlerini kolaylaştıran teknolojilere yöneldiğini ifade etti.
Ancak turizm sektörünün yalnızca operasyonel dijitalleşmeye değil, yeni değer üreten çözümlere de ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Yazıcı, gelecekte girişimciler için önemli fırsatların sürdürülebilirlik alanında oluşacağını söyledi.
Turizm işletmelerinin enerji, su, gıda ve atık yönetimi gibi konularda yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu belirten Yazıcı, bu alanlarda ölçülebilir fayda sağlayan girişimlerin sektör açısından önemli hâle geleceğini ifade etti.
“Turizmde Geleceğin Rekabeti Sürdürülebilirlikte Olacak”
Turizm sektörünün gelecek dönem rekabet koşullarını değerlendiren Mehmet Yazıcı, sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Turizm işletmelerinin kaynak kullanımını azaltan, maliyetleri kontrol eden ve ölçülebilir verimlilik sağlayan çözümlere daha fazla ihtiyaç duyacağını ifade etti.
Su ve enerji tüketiminin yönetilmesi, gıda israfının azaltılması ve atık süreçlerinin iyileştirilmesi gibi alanlarda geliştirilecek teknolojilerin önemine dikkat çekti.
Yazıcı, girişimcilerin yalnızca otellerin mevcut operasyonlarını dijital ortama aktarmak yerine, işletmelerin daha verimli ve sürdürülebilir çalışmasını sağlayacak yeniliklere odaklanması gerektiğini vurguladı.
Turizmde yüksek ziyaretçi sayısına ulaşmanın tek başına yeterli olmadığını belirten Yazıcı, sürdürülebilir biçimde daha yüksek ekonomik değer oluşturmanın önemine işaret etti.
Berkay Yılmaz: “Misafir Yorumlarını İşletmeler için Aksiyon Alınabilir Veriye Dönüştürmek İstedik”
Panelde kendi girişimcilik deneyimini paylaşan Berkay Yılmaz, bilgisayar mühendisliği geçmişiyle turizm sektöründeki deneyimlerini birleştirerek yeni bir teknoloji çözümü geliştirmeye yöneldiğini anlattı.
Çocukluğundan itibaren turizm işletmeciliğiyle temas hâlinde olduğunu belirten Yılmaz, bu deneyimin otelcilikte karşılaşılan sorunları daha yakından gözlemlemesine yardımcı olduğunu ifade etti.
Benzer bölgelerde faaliyet gösteren otellerin sundukları hizmetlerde birbirlerine yakın özellikler taşıyabildiğini belirten Yılmaz, küçük operasyonel iyileştirmelerin misafir memnuniyetinde önemli farklılıklar oluşturabileceğini söyledi.
Bu düşünceden hareketle, otel misafirlerinin farklı dijital platformlarda paylaştıkları yorumları yapay zekâ ve makine öğrenmesi yöntemleriyle analiz eden bir çözüm geliştirmeye başladıklarını anlattı.
Yılmaz, hedeflerinin yalnızca yorumların olumlu veya olumsuz olduğunu belirlemek olmadığını, işletmelerin doğrudan aksiyon alabileceği sorunları ortaya çıkarmak olduğunu vurguladı.
“Misafirin Şezlong Bulamaması Bir Operasyon Sorunudur”
Geliştirdikleri çözümü somut bir örnekle anlatan Berkay Yılmaz, bazı misafir şikâyetlerinin oteller tarafından kısa sürede giderilebilecek operasyonel sorunlara işaret ettiğini belirtti.
Yoğun sezonda havuz çevresinde yeterli şezlong bulunamamasını örnek gösteren Yılmaz, bu tür şikâyetlerin doğru analiz edilmesi hâlinde işletmelere uygulanabilir öneriler sunulabileceğini ifade etti.
Farklı dillerde ve platformlarda yayımlanan yorumların bir araya getirilmesiyle misafirlerin hangi hizmetlerden memnun kaldığının veya hangi konularda sorun yaşadığının daha açık biçimde görülebileceğini söyledi.
Yapay zekâ desteğiyle gerçekleştirilen analizlerin otel yöneticileri açısından daha anlamlı raporlara dönüştürülebileceğini belirten Yılmaz, böylece misafir memnuniyetinin yalnızca genel puanlar üzerinden değil, somut iyileştirme alanları üzerinden de yönetilebileceğini vurguladı.
Girişim fikrini yılın ilk aylarında geliştirdiklerini ve kısa sürede bir prototip hazırladıklarını anlatan Yılmaz, otellerin yoğun sezon koşullarını da dikkate alarak sonraki aşamalarını planladıklarını ifade etti.
Atakan Sayın: “Antalya’da Kapıları Açamadık, Amerika Pazarına Yöneldik”
Lycia AI Kurucu Ortağı Atakan Sayın, girişimlerinin turizm sektörüne yönelik yapay zekâ çözümlerini anlatırken, Antalya pazarına girişte karşılaştıkları güçlükleri paylaştı.
Antalya’daki otel işletmeleriyle iş birliği geliştirmek için yoğun çaba gösterdiklerini belirten Sayın, girişimlerini tanıtmak ve çözümlerini test etmek amacıyla çok sayıda işletmeyle iletişime geçtiklerini söyledi.
Buna rağmen bekledikleri ölçüde ilerleme sağlayamadıklarını ifade eden Sayın, özellikle yeni teknoloji çözümlerini değerlendirme konusunda sektörde belirli bir dirençle karşılaştıklarını savundu.
Bu süreçte farklı pazarlara yönelme kararı aldıklarını belirten Sayın, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki otel işletmeleriyle görüşmeler gerçekleştirmeye başladıklarını anlattı.
Yurt dışındaki işletmelere ulaşmanın ve görüşme fırsatı elde etmenin kendi deneyimlerinde daha kolay olduğunu ifade eden Sayın, Antalya’daki turizm işletmelerinin girişimcilere daha açık yaklaşması gerektiğini vurguladı.
Antalya’nın turizm sektöründeki güçlü konumuna rağmen yeni girişimler açısından zaman zaman kapalı bir pazar görünümü sergilediğini savunan Sayın, otel yöneticilerine yenilikçi çözümleri değerlendirme çağrısında bulundu.
“Biz Sadece Chatbot Değil, Yapay Zekâ Destekli Ekip Arkadaşları Geliştiriyoruz”
Lycia AI’ın teknoloji yaklaşımına ilişkin bilgiler paylaşan Atakan Sayın, yapay zekâ uygulamalarının yalnızca müşterilerle mesajlaşan sistemler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Otel işletmelerinde müşteri iletişimi, teklif hazırlama, araştırma, belge oluşturma ve operasyonel takip gibi farklı alanların yapay zekâ destekli sistemlerle yönetilebileceğini ifade etti.
Geliştirdikleri çözümleri dijital ekip arkadaşları olarak tanımlayan Sayın, ön büro ve arka ofis süreçlerinde otomasyonu artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Teknolojinin yalnızca tekrar eden soruları yanıtlamasının yeterli olmadığını belirten Sayın, işletmelerin gerçek iş yükünü azaltabilen ve farklı operasyonel görevleri yerine getirebilen sistemlerin daha fazla değer oluşturacağını savundu.
Konuşmasında yapay zekânın bazı iş süreçlerinde yüksek otomasyon oranlarına ulaşabildiğini öne süren Sayın, asıl farklılığın kullanılan teknolojinin adından çok çözülen sorunun niteliğinde olduğunu ifade etti.
“Turizmde Toplanan Verinin Misafir Deneyimine Dönüşmesi Gerekiyor”
Yapay zekânın turizmdeki kullanım alanlarını değerlendiren Atakan Sayın, sektörde geliştirilen birçok çözümün veri toplama aşamasında kaldığını savundu.
Misafirlerin geçmiş konaklama deneyimleri, tercihleri ve beklentileri doğrultusunda daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunulabileceğini belirten Sayın, bunun için toplanan verilerin anlamlı biçimde kullanılması gerektiğini ifade etti.
Bir misafirin oteli tekrar ziyaret ettiğinde önceki tercihlerinin dikkate alınabilmesinin hizmet kalitesini geliştirebileceğini söyleyen Sayın, yapay zekânın bu alanda daha ileri uygulamalara imkân sağlayabileceğini belirtti.
Dijitalleşmenin yalnızca işletmenin personel maliyetlerini azaltan veya işlemleri hızlandıran bir araç olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sayın, teknolojinin misafire doğrudan değer katmasının önemine dikkat çekti.
Misafirlerin ihtiyaçlarını daha iyi anlayan ve hizmetleri buna göre kişiselleştiren çözümlerin gelecekte daha fazla öne çıkabileceğini ifade etti.
Derin Topdemir: “Sanal Gerçeklikle Turizm Eğitimini Uygulamalı Hâle Getirmek İstedik”
Heat Interactive Kurucu Ortağı Derin Topdemir, sanal gerçeklik teknolojilerinin turizm sektöründe mesleki eğitim amacıyla kullanılmasına yönelik çalışmalarını anlattı.
Oyun ve simülasyon geliştirme alanındaki deneyimlerinden yararlanarak farklı sektörlere yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Topdemir, özellikle uygulamalı eğitim süreçlerinde yeni teknolojilerin önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Daha önce yurt dışında iş gücü ve eğitim süreçleriyle ilgili geliştirdikleri projelerden edindikleri deneyimi turizm sektörüne uyarlamayı hedeflediklerini belirten Topdemir, otelcilikte hijyen eğitimi konusuna odaklandıklarını söyledi.
Turizm işletmelerinde bazı eğitimlerin teorik ağırlıklı yürütüldüğünü gözlemlediklerini ifade eden Topdemir, çalışanların öğrendikleri bilgileri gerçekçi bir ortamda uygulamalarına imkân sağlayacak bir sistem geliştirmeye yöneldiklerini anlattı.
“Çalışanlar Sanal Mutfakta Eğitim Alıyor, Performansları Ölçülebiliyor”
Geliştirdikleri sanal gerçeklik uygulamasını anlatan Derin Topdemir, çalışanların VR gözlükleri aracılığıyla sanal bir mutfak ortamında eğitim alabildiğini belirtti.
Sistemin ilk aşamada çalışanlara izlemeleri gereken adımları gösterdiğini ifade eden Topdemir, sonraki aşamada kullanıcıların aynı işlemleri yardım almadan gerçekleştirmelerinin beklendiğini söyledi.
Uygulamanın çalışanların performansını değerlendirebilen bir raporlama sistemiyle desteklendiğini belirten Topdemir, böylece işletmelerin eğitim sonuçlarını daha somut biçimde takip edebileceğini ifade etti.
Sanal gerçeklik uygulamalarının yalnızca eğlence amaçlı kullanılmadığını vurgulayan Topdemir, bu teknolojilerin çalışan eğitiminde ve mesleki becerilerin geliştirilmesinde de önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Otelcilik sektöründe hijyen ve operasyonel eğitimlerin daha etkileşimli hâle getirilmesinin, çalışanların uygulamaları daha iyi kavramasına yardımcı olabileceğini söyledi.
Derin Topdemir: “Bir İhtiyacı Bulmak Yetmiyor, O Çözüme Talep Var mı?”
Girişimcilik sürecinde karşılaştıkları zorlukları da paylaşan Derin Topdemir, geliştirdikleri ürünün teknik açıdan uygulanabilir olmasının ticari başarıyı garanti etmediğini belirtti.
Otelcilikte hijyen eğitimlerinin daha etkili hâle getirilebileceği düşüncesiyle yola çıktıklarını ifade eden Topdemir, ancak proje geliştirme aşamasında önemli bir konuyu yeterince değerlendirmediklerini anlattı.
İşletmelerin böyle bir eğitim sistemine gerçekten bütçe ayırmaya istekli olup olmadığını başlangıçta yeterince araştırmadıklarını belirten Topdemir, girişimcilik yolculuğundaki önemli derslerden birinin bu olduğunu söyledi.
Bir sektörde sorun bulunmasının, o soruna geliştirilen çözümün mutlaka satın alınacağı anlamına gelmediğini ifade etti.
Genç girişimcilere pazar araştırmasının önemini hatırlatan Topdemir, ürün geliştirmeden önce potansiyel müşterilerin beklentilerinin ve satın alma eğilimlerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Topdemir’in açıklamaları, panelin “Başarı da Bizim, Hata da!” yaklaşımını somutlaştıran örneklerden biri oldu.
Mehmet Yazıcı: “Dijitalleşme ile İnovasyon Aynı Şey Değil”
Antalya Bilim Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, turizm sektöründeki teknolojik dönüşümün yalnızca mevcut işlemlerin dijital ortama taşınmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Bir sürecin dijitalleştirilmesinin zaman ve maliyet açısından fayda sağlayabileceğini ifade eden Yazıcı, ancak bunun her zaman yenilikçi bir iş modeli oluşturmak anlamına gelmediğini vurguladı.
Gerçek inovasyonun mevcut uygulamalara yeni değer katmakla ilişkili olduğunu belirten Yazıcı, toplanan verilerin ve geliştirilen teknolojilerin işletmeler açısından nasıl yeni fırsatlar oluşturduğunun sorgulanması gerektiğini söyledi.
Turizm sektörünün iş süreçlerini hızlandıran teknolojilere ihtiyaç duyduğunu ancak bunun yanında farklı deneyimler, yeni hizmet modelleri ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesinin de önemli olduğunu belirtti.
“Genç Girişimcilerin En Büyük Sorunlarından Biri Uygulama Alanı Bulmak”
Genç girişimcilerin karşılaştığı zorluklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, yeni fikirlerin turizm işletmelerinde test edilebilmesinin önemine dikkat çekti.
Antalya’da yetenekli girişimcilerin ve yenilikçi projelerin bulunduğunu belirten Yazıcı, ancak bu projelerin gerçek işletme ortamında denenmesi konusunda yeterli fırsat oluşturulamadığını savundu.
Girişimcilik ekosistemindeki sorunların yalnızca finansman eksikliğiyle açıklanamayacağını ifade eden Yazıcı, gençlerin ürünlerini test edebilecekleri, geri bildirim alabilecekleri ve geliştirebilecekleri işletmelere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Turizm sektöründeki yöneticilerin yeni girişimlere pilot uygulama fırsatları sunmasının önemini vurgulayan Yazıcı, bu yaklaşımın hem girişimcilere hem de işletmelere katkı sağlayabileceğini belirtti.
ATF26 kapsamında girişimlerin sektör profesyonelleriyle buluşmasının bu açıdan önemli olduğunu ifade eden Yazıcı, fuarda 15 girişimin sunum yapma fırsatı bulduğunu aktardı.
“Antalya Turizmin Başkentiyse İnovasyonda da Öncü Olmalı”
Antalya’nın turizm sektöründeki uluslararası konumuna dikkat çeken Mehmet Yazıcı, kentin turizm teknolojileri alanında da güçlü bir girişimcilik merkezi hâline gelmesi gerektiğini belirtti.
Turizmde yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi için üniversiteler, teknoloji girişimleri, otel işletmeleri ve yatırımcılar arasında daha güçlü iş birliklerine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Özellikle sektörün deneyimli şirketlerinin girişimlere uygulama alanı açmasının önemli olduğunu ifade eden Yazıcı, yeni teknolojilerin yaygınlaşabilmesi için ilk adımı atacak işletmelere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Turizm işletmelerinin zaman zaman bir teknolojiyi önce başka işletmelerin denemesini beklediğini belirten Yazıcı, bu yaklaşımın yenilikçi projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırabildiğini savundu.
Antalya’da girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için somut projelerin ve uygulama ortaklıklarının artırılması gerektiğini vurguladı.
“Girişimcilikte Risk Almak Kadar Riski Doğru Yönetmek de Önemli”
Panelde girişimcilik yatırımları ve finansmana erişim konuları da ele alındı.
Mehmet Yazıcı, yatırımcıların yeni girişimlere yaklaşımında daha fazla esneklik ve risk alma kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Her girişimin başarılı olmasının beklenemeyeceğini ifade eden Yazıcı, yenilikçi projelerin doğası gereği belirsizlik taşıdığını söyledi.
Yatırımcıların her projeden kısa sürede kesin sonuç beklemesinin girişimcilerin gelişimini sınırlayabileceğini belirten Yazıcı, turizm teknolojilerine yönelik yatırım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Girişimciler açısından da fikirlerin gerçek müşteri ihtiyaçlarıyla test edilmesinin ve gerektiğinde iş modellerinin değiştirilmesinin önemine dikkat çekildi.
“Yapay Zekâ Çağında Ürün Geliştirmek Kolaylaşıyor, Fark Yaratmak Zorlaşıyor”
Panelin önemli tartışma başlıklarından biri de yapay zekâ araçlarının girişimcilik üzerindeki etkileri oldu.
Atakan Sayın, yapay zekâ teknolojilerinin yazılım ve ürün geliştirme süreçlerini hızlandırdığını belirterek, bu durumun girişimciler arasındaki rekabeti de değiştirdiğini ifade etti.
Teknolojik araçlara erişimin kolaylaşmasıyla birlikte benzer özelliklere sahip ürünlerin daha kısa sürede geliştirilebildiğini belirten Sayın, yalnızca yapay zekâ kullanmanın bir girişimi farklılaştırmak için yeterli olmadığını söyledi.
Girişimlerin gerçek müşteri sorunlarına odaklanması gerektiğini vurgulayan Sayın, kullanıcıya somut değer sunan çözümlerin önem kazanacağını ifade etti.
Yapay zekâ uygulamalarının pazarlama ve müşteri bulma süreçlerinde de kullanılabildiğini belirten Sayın, kendi girişimlerinde potansiyel müşterilere ulaşmak ve hedef kitleleri belirlemek amacıyla bu teknolojilerden yararlandıklarını anlattı.
Ancak dijital araçlarla çok sayıda kişiye ulaşılabilmesinin, aynı oranda ticari geri dönüş alınacağı anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.
Genç Girişimcilerden Ortak Mesaj: “Sorunu Doğru Tanımlayın, Ürünü Test Edin”
Oturumun son bölümünde gençlere girişimcilik yolculuklarında dikkat etmeleri gereken konulara ilişkin öneriler sunuldu.
Derin Topdemir, bir fikri hayata geçirmeden önce sektörün iyi araştırılması gerektiğini vurgulayarak, yalnızca bir ihtiyaç tespit etmenin yeterli olmadığını ifade etti.
Potansiyel müşterilerin geliştirilen çözümü kullanmaya ve satın almaya istekli olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Berkay Yılmaz’ın otel yorumlarını operasyonel kararlara dönüştürmeye yönelik çalışması, misafir deneyiminde küçük ancak somut sorunların çözülmesine odaklanan bir girişim örneği olarak değerlendirildi.
Atakan Sayın’ın Antalya pazarında karşılaştığı güçlükler ve farklı pazarlara yönelme deneyimi ise girişimcilikte esnekliğin ve yeni fırsatları değerlendirebilmenin önemini ortaya koydu.
Mehmet Yazıcı da gençlerin fikirlerini geliştirebilmeleri için sektörün daha fazla destek sunması ve özellikle pilot uygulama fırsatlarının artırılması gerektiğini vurguladı.
ATF26’da Turizm Girişimciliğinin Geleceği Tartışıldı
ATF26 Türkiye kapsamında gerçekleştirilen “Turizmde Genç Girişimciler: Başarı da Bizim, Hata da!” panelinde, turizm teknolojilerinin gelişiminde yalnızca girişimcilerin değil, sektör temsilcilerinin de sorumluluk üstlenmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
Yapay zekâ ve sanal gerçeklik teknolojilerinin misafir deneyiminden çalışan eğitimine, operasyonel verimlilikten kişiselleştirilmiş hizmetlere kadar farklı alanlarda yeni fırsatlar oluşturabileceği değerlendirildi.
Bununla birlikte girişimcilerin geliştirdikleri ürünleri gerçek işletmelerde test edebilmesi, müşteri ihtiyaçlarını doğru analiz etmesi ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturabilmesi gerektiği vurgulandı.
Antalya’nın güçlü turizm altyapısının teknoloji girişimleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirten konuşmacılar, üniversite, girişimci, yatırımcı ve turizm işletmeleri arasındaki iş birliklerinin artırılması çağrısında bulundu.
Panelin ortak mesajı, turizm sektöründe gerçek inovasyonun yalnızca yeni teknolojiler geliştirmekle değil; bu teknolojilerin uygulanmasına fırsat vermek, hatalardan öğrenmek ve gerçek sorunlara çözüm üretmekle mümkün olacağı oldu.
