Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen “Rotayı Belirleyen Genç Gezginler” oturumunda, seyahat influencerlarının destinasyon tercihleri üzerindeki etkisi, sosyal medyada güvenilir içerik üretimi, reklam sorumluluğu ve yapay zekânın seyahat deneyimlerine etkileri ele alındı.
Solo gezgin Selin Baytaroğlu, özellikle kadınların güvenli ve bilinçli seyahat edebilmesi için gerçek deneyimlerin paylaşılmasının önemini vurgularken, avukat ve içerik üreticisi Hüseyin Fırat, sosyal medya paylaşımlarında şeffaflığın ve güvenin korunması gerektiğine dikkat çekti.
Oturumda viral içeriklerin destinasyonlara sağladığı fırsatların yanı sıra aşırı turizm, çevresel sürdürülebilirlik ve Antalya’nın dalış turizmi potansiyeli de değerlendirildi.
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde turizm sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getirdi. Fuarın üçüncü gününde ATF Genç – Genç Turizm Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen “Rotayı Belirleyen Genç Gezginler (Seyahat Influencerları Paneli)” oturumunda, sosyal medyanın turizm üzerindeki etkileri ve yeni nesil gezginlerin seyahat kararlarındaki rolü tartışıldı.
Profesyonel Koç, Eğitmen ve Danışman Burcu Topcu Ekelik’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, solo gezgin Selin Baytaroğlu ve avukat Hüseyin Fırat, kendi deneyimlerinden hareketle sosyal medya içerik üreticilerinin turizmdeki değişen konumunu değerlendirdi.
Panelde sosyal medya aracılığıyla destinasyonların tanıtılması, seyahat içeriklerinde güven ve samimiyet, reklam mevzuatı, yapay zekâ destekli içerik üretimi ve doğal alanların korunması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Burcu Topcu Ekelik: Seyahat Kararlarında Deneyim Paylaşımı Öne Çıkıyor
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Burcu Topcu Ekelik, seyahat planlama alışkanlıklarında yaşanan değişime dikkat çekerek, sosyal medya içerik üreticilerinin turizm sektöründeki etkisinin giderek arttığını belirtti.
Geçmişte seyahat etmeyi planlayan kişilerin turizm acentelerine, yakın çevrelerine veya farklı kaynaklara başvurduğunu hatırlatan Ekelik, günümüzde birçok kişinin doğrudan gezginlerin paylaştığı deneyimlerden yararlandığını ifade etti.
Seyahat influencerlarının yalnızca destinasyonları tanıtan kişiler olmadığını, ziyaretçilerin kararlarını etkileyen önemli bilgi kaynaklarına dönüştüğünü belirten Ekelik, bu etkinin beraberinde sorumluluk da getirdiğini vurguladı.
Oturumda seyahat deneyimlerinin paylaşılmasıyla ticari tanıtımlar arasındaki sınırın nasıl belirleneceği, yanıltıcı içeriklerin sonuçları ve sosyal medya paylaşımlarının destinasyonların geleceğine etkileri gündeme taşındı.
Selin Baytaroğlu: “Amacım Kadınların Önünü Açmak”
Solo gezgin Selin Baytaroğlu, seyahat içerikleri üretmeye başlamasının arkasındaki kişisel deneyimleri paylaşarak, uzun yıllar bankacılık sektöründe çalıştıktan sonra seyahat tutkusuna daha fazla zaman ayırmaya karar verdiğini anlattı.
Yaklaşık 20 yıllık bankacılık kariyerinin ardından hayatında yeni bir döneme geçtiğini belirten Baytaroğlu, seyahat deneyimlerini sosyal medya üzerinden paylaşarak farklı insanlara ulaşmaya başladığını ifade etti.
Özellikle tek başına seyahat etmek isteyen kadınların karşılaştıkları endişelere dikkat çeken Baytaroğlu, içeriklerinde yalnızca gezdiği yerlerin güzelliklerini değil, ulaşım, güvenlik ve maliyet gibi pratik bilgileri de aktarmaya çalıştığını söyledi.
Kadın takipçilerinin seyahat planlarken güvenilir bilgiye ihtiyaç duyduğunu belirten Baytaroğlu, bir destinasyonun tarihî veya kültürel özelliklerini anlatmanın tek başına yeterli olmadığını vurguladı.
Seyahat sırasında karşılaşılabilecek zorlukların, ulaşım seçeneklerinin ve dikkat edilmesi gereken konuların paylaşılmasının önemine değinen Baytaroğlu, özellikle kadınların yeni destinasyonları keşfetme konusunda cesaretlendirilmesini hedeflediğini ifade etti.
“Benim asıl amacım kadınları yönlendirmek, onların önünü açmak.” sözleriyle yaklaşımını özetleyen Baytaroğlu, takipçilerini yanıltmadan gerçek deneyimlerini aktarmaya önem verdiğini belirtti.
“Bir Destinasyonu Tanıtmak Kadar Doğru Bilgilendirmek de Önemli”
Sosyal medya içeriklerinin seyahat kararlarına etkisini değerlendiren Selin Baytaroğlu, takipçilerinin paylaştığı bilgilere güvenerek hareket edebildiğini ve bu nedenle içerik üreticilerinin önemli bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Bir destinasyona ulaşmanın maliyeti, güvenlik koşulları, ulaşım alternatifleri ve seyahat sırasında karşılaşılabilecek güçlükler hakkında doğru bilgi vermenin önemine dikkat çeken Baytaroğlu, mümkün olduğunca takipçilerinden gelen soruları yanıtlamaya çalıştığını söyledi.
Seyahat deneyiminin kişisel olduğunu ancak bu deneyimden yararlanan kişilerin farklı beklentilere sahip olabileceğini belirten Baytaroğlu, özellikle tek başına seyahat eden kadınların ihtiyaçlarını dikkate aldığını vurguladı.
Sosyal medya paylaşımlarının yalnızca ilgi çekici görüntülerden oluşmaması gerektiğini ifade eden Baytaroğlu, gerçek deneyimlerin ve pratik bilgilerin takipçiler açısından daha fazla değer taşıyabildiğini belirtti.
Hüseyin Fırat: “İçerik Üreticiliğine Eşimin Fikriyle Başladım”
Avukat Hüseyin Fırat, sosyal medya içerik üreticiliğine planlı bir kariyer hedefiyle başlamadığını, su altı faaliyetlerine duyduğu ilginin zamanla daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladığını anlattı.
Yaklaşık beş yıldır serbest dalışla ilgilendiğini belirten Fırat, su altında gerçekleştirdiği çekimleri başlangıçta kişisel sosyal medya hesaplarında geçici olarak paylaştığını söyledi.
Eşinin çekilen görüntülerin kaybolmaması ve daha fazla kişiye ulaşması amacıyla bir Instagram hesabı açtığını belirten Fırat, içerik üreticiliğinin zaman içerisinde geliştiğini ifade etti.
Başlangıçta influencer olma hedefi bulunmadığını vurgulayan Fırat, paylaşımlarının ilgi görmesiyle birlikte yeni bir sorumluluk alanıyla karşılaştığını belirtti.
Su altında gerçekleştirdiği çekimlerde çoğu zaman kendi görüntüsünden ziyade karşılaştığı nesneleri ve keşif anlarını paylaştığını anlatan Fırat, takipçilerinin bu deneyimlere duyduğu ilginin zamanla arttığını söyledi.
“Kendi Deneyimini Paylaşmakla Reklam Yapmak Arasındaki Sınır Önemli”
Sosyal medya içeriklerinin hukuki boyutunu değerlendiren Hüseyin Fırat, bir paylaşımın kişisel deneyim mi yoksa ticari reklam mı olduğunun belirlenmesinin önemine dikkat çekti.
İçerik üreticilerinin herhangi bir markadan maddi veya ayni menfaat elde ederek gerçekleştirdiği tanıtımların reklam sorumluluğu doğurabildiğini belirten Fırat, ticari ilişkilerin açık biçimde belirtilmesi gerektiğini ifade etti.
Kendi deneyimlerinden örnek veren Fırat, su altı çekimlerinde kullandığı bir eldivenin markasının görüntülerde yer alması nedeniyle geçmişte reklam konusunda tereddüt yaşadıklarını anlattı.
Ürünü kendi imkânlarıyla satın almasına rağmen markanın görünmesinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda endişe duyduklarını belirten Fırat, bu nedenle bazı eski paylaşımlarını kaldırdıklarını söyledi.
Daha sonra ilgili markanın kendileriyle iletişime geçtiğini ve ürün desteği teklif ettiğini aktaran Fırat, o dönemde reklam süreçlerine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadıkları için bu iş birliğini kabul etmediklerini ifade etti.
İçerik üreticilerinin tanıtım faaliyetlerine başlamadan önce ilgili kuralları öğrenmesinin önemine dikkat çeken Fırat, kişisel deneyimlerle ticari ilişkilerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
“Yanıltıcı Reklam, Takipçi Güvenini de Ortadan Kaldırabilir”
Seyahat influencerlarının sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Hüseyin Fırat, yanıltıcı tanıtımların yalnızca hukuki sonuçlar doğurmadığını, içerik üreticilerinin takipçileriyle kurduğu güven ilişkisini de zedeleyebileceğini belirtti.
Bir işletme veya ürün hakkında gerçeği yansıtmayan içeriklerin tüketicileri yanlış yönlendirebileceğini ifade eden Fırat, ticari iş birliklerinde samimiyetin korunmasının önemini vurguladı.
Yanıltıcı reklamların idari yaptırımlara konu olabildiğini belirten Fırat, içerik üreticilerinin ve ilgili işletmelerin sorumluluklarının somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Hukuki yaptırımların yanı sıra takipçi güveninin kaybedilmesinin de önemli bir sonuç olduğunu belirten Fırat, içerik üreticilerinin uzun vadeli başarısının güvenilirlikleriyle ilişkili olduğunu söyledi.
Kendisine sunulan her ürün veya hizmet teklifini kabul etmediğini ifade eden Fırat, kişisel olarak kullanmadığı veya deneyimlemediği ürünleri takipçilerine tavsiye etmek istemediğini belirtti.
Viral Seyahat İçerikleri Destinasyonlar için Fırsat mı, Risk mi?
Oturumda sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan seyahat içeriklerinin destinasyonlar üzerindeki etkileri de tartışıldı.
Selin Baytaroğlu, bir destinasyonun sosyal medya aracılığıyla tanınmasının yerel turizm açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğini ancak bu etkinin her zaman olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti.
Sosyal medya paylaşımlarıyla ziyaretçi sayısı hızla artan bazı bölgelerde yerel halkın olumsuz etkilenebildiğine dikkat çeken Baytaroğlu, aşırı ziyaretçi yoğunluğunun fiyatları yükseltebildiğini ve bölgenin doğal veya kültürel yapısı üzerinde baskı oluşturabildiğini söyledi.
Doğru yönetilen tanıtımların ise turistlerin otellerin dışına çıkarak yerel esnafla ve bölge halkıyla etkileşim kurmasını sağlayabileceğini belirten Baytaroğlu, bunun destinasyon ekonomisine katkı sunabileceğini ifade etti.
Özellikle küçük ve hassas destinasyonların tanıtımında daha dikkatli davranılması gerektiğini vurgulayan Baytaroğlu, sosyal medyanın oluşturduğu ilginin bölgenin taşıma kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
“Olumsuz Deneyimleri de Takipçilerimle Paylaşıyorum”
Seyahat sırasında yaşanan olumsuz deneyimlerin nasıl aktarılması gerektiğini değerlendiren Selin Baytaroğlu, bir işletmede beklentilerinin karşılanmadığı durumlarda öncelikle işletmeyle iletişime geçtiğini belirtti.
Sorunun neden kaynaklandığını anlamaya çalıştığını ifade eden Baytaroğlu, gerekli gördüğü durumlarda olumsuz deneyimlerini de takipçileriyle paylaştığını söyledi.
Bir destinasyonun veya işletmenin yalnızca olumlu yönlerini göstermek yerine gerçek deneyimlerin aktarılması gerektiğini belirten Baytaroğlu, yanıltıcı bilgi vermemeye özen gösterdiğini vurguladı.
Hayvanların kullanıldığı bazı turistik faaliyetlere katılmamayı tercih ettiğini de belirten Baytaroğlu, seyahat kararlarında etik ve çevresel etkileri dikkate aldığını ifade etti.
İçerik üreticilerinin kişisel tercihlerini ve karşılaştıkları sorunları açık biçimde paylaşmasının, takipçilerle kurulan güven ilişkisini güçlendirebileceğini söyledi.
“Yapay Zekâ Seyahat Rotalarını Daha Fazla Etkileyecek”
Oturumda yapay zekânın seyahat planlamasına ve içerik üretimine etkileri de gündeme geldi.
Selin Baytaroğlu, gelecek yıllarda seyahat rotalarının belirlenmesinde yapay zekâ uygulamalarından daha fazla yararlanılacağını öngördüğünü belirtti.
Yapay zekânın destinasyon araştırması, ulaşım alternatiflerinin değerlendirilmesi ve kişiselleştirilmiş seyahat programlarının hazırlanmasında önemli rol oynayabileceğini ifade eden Baytaroğlu, buna rağmen son kararın kişisel tercihlere bağlı olacağını söyledi.
Tek başına, ailesiyle veya çocuklarıyla seyahat eden ziyaretçilerin farklı beklentilere sahip olduğunu hatırlatan Baytaroğlu, yapay zekânın bu ihtiyaçlara göre öneriler geliştirebileceğini ancak deneyimlerin bireysel niteliğinin korunacağını vurguladı.
Hüseyin Fırat: “Yapay Zekâyla Yaşanmamış Bir Deneyim Yaşanmış Gibi Sunulmamalı”
Yapay zekâ destekli içerik üretiminin hukuki ve etik boyutlarını değerlendiren Hüseyin Fırat, yeni teknolojilerin içerik üreticilerine önemli kolaylıklar sunduğunu belirtti.
Fikir geliştirme, metin yazımı, görsel düzenleme ve kapak tasarımı gibi alanlarda yapay zekâdan yararlanılabildiğini ifade eden Fırat, bu araçların doğru ve sorumlu biçimde kullanılmasının önemini vurguladı.
Ancak gerçekte ziyaret edilmemiş bir destinasyonun veya yaşanmamış bir deneyimin yapay zekâ yardımıyla gerçekleşmiş gibi gösterilmesinin tüketicileri yanıltabileceğini belirten Fırat, özellikle ticari tanıtımlarda şeffaflığın korunması gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ teknolojileriyle oluşturulan görsellerin gerçek görüntülerden ayırt edilmesinin giderek zorlaştığına dikkat çeken Fırat, içerik üreticilerinin takipçilerini yanlış yönlendirebilecek paylaşımlardan kaçınmasının önemini ifade etti.
Yapay zekâ destekli ticari içeriklerde ilgili reklam ve bilgilendirme kurallarına uyulması gerektiğini belirten Fırat, teknolojinin oluşturduğu yeni olanakların aynı zamanda yeni sorumluluklar getirdiğini vurguladı.
Hüseyin Fırat: Antalya Dalış Turizminde Daha Güçlü Bir Konuma Ulaşabilir
Antalya’nın turizm potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Fırat, kentin deniz turizmi açısından önemli doğal avantajlara sahip olduğunu ancak dalış turizminin daha fazla geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Antalya’da büyüdüğünü ve bölgenin doğal güzelliklerini yakından tanıdığını belirten Fırat, kentin yalnızca geleneksel resort turizmiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Antalya’nın ormanları, koyları, tarihî alanları ve su altı zenginlikleriyle farklı turizm deneyimlerine uygun bir destinasyon olduğunu vurgulayan Fırat, özellikle dalış turizminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması çağrısında bulundu.
Mısır’ın dalış turizmindeki uluslararası bilinirliğine dikkat çeken Fırat, Antalya’nın da doğru çevre politikaları ve deniz ekosisteminin korunmasına yönelik çalışmalarla bu alanda daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini savundu.
Kendi dalış deneyimlerinden hareketle Akdeniz kıyılarındaki deniz kirliliği ve balık popülasyonundaki azalma konusunda endişelerini dile getiren Fırat, su altı yaşamının korunmasının dalış turizminin gelişimi açısından önemine dikkat çekti.
COVID-19 döneminde insan faaliyetlerinin azalmasının bazı deniz alanlarında olumlu değişimler gözlemlemesine olanak sağladığını belirten Fırat, denizlerin korunmasına yönelik daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Selin Baytaroğlu: Gençlerin Seyahat Edebilmesi Kolaylaştırılmalı
Antalya’nın genç gezginler açısından daha çekici hâle getirilmesine yönelik önerilerini paylaşan Selin Baytaroğlu, özellikle ulaşım ve seyahat maliyetlerinin önemine dikkat çekti.
Gençlerin farklı destinasyonları keşfetme isteğinin yüksek olduğunu belirten Baytaroğlu, daha erişilebilir ulaşım seçeneklerinin seyahat etmeyi kolaylaştırabileceğini ifade etti.
Antalya’nın doğal güzelliklerinin ve su altı potansiyelinin korunmasının önemine değinen Baytaroğlu, sürdürülebilir turizm uygulamalarının bölgenin uluslararası cazibesini artırabileceğini söyledi.
Deniz yaşamını destekleyen çevresel projelerin geliştirilmesine yönelik görüşlerini de paylaşan Baytaroğlu, doğanın korunmasıyla turizm faaliyetlerinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Bir Destinasyonun En Güçlü Tanıtımı Ziyaretçilerin Gerçek Yorumları”
Oturumun kapanışında gerçekleştirilen kısa soru-cevap bölümünde, sosyal medyada takipçi sayısı, güvenilirlik ve seyahat deneyiminin önemi yeniden gündeme geldi.
Bir destinasyonun en güçlü tanıtım araçlarından birinin ziyaretçilerin gerçek yorumları olduğu değerlendirilirken, yüksek takipçi sayısının tek başına güvenilirlik sağlamadığına dikkat çekildi.
Genç gezginler açısından tek başına seyahat etme deneyiminin ve içerik üretiminde samimiyetin önemine değinilen bölümde, gerçek deneyimlerin paylaşılmasının sosyal medyadaki etkiyi güçlendirdiği vurgulandı.
Panelin sonunda sosyal medya içerik üreticilerinin yalnızca ziyaretçi kararlarını etkilemediği, gittikleri destinasyonlarda bıraktıkları sosyal ve çevresel izlerle de sorumluluk taşıdığı görüşü öne çıktı.
Hüseyin Fırat, içeriklerinde çevre temizliği ve denizlerin korunması konusuna dikkat çekmeye çalıştığını belirtirken, Selin Baytaroğlu da seyahat edilen destinasyonlarda yerel halka saygılı davranmanın önemini vurguladı.
Geleceğin Turizmini Gezginlerin Deneyimleri de Şekillendirecek
ATF Genç – Genç Turizm Zirvesi kapsamında düzenlenen “Rotayı Belirleyen Genç Gezginler” oturumunda, sosyal medya içerik üreticilerinin turizmde giderek daha etkili bir konuma ulaştığı vurgulandı.
Gezginlerin paylaştığı deneyimlerin destinasyonların tanıtımını desteklediği ve ziyaretçilerin seyahat kararlarını etkilediği belirtilirken, bu etkinin güvenilirlik, şeffaflık ve sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Seyahat influencerlarının ticari tanıtım süreçlerinde doğru bilgilendirmeye önem vermesi, yapay zekâ destekli içerikleri sorumlu biçimde kullanması ve destinasyonların doğal ve kültürel değerlerini koruyan bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ifade edildi.
Oturumda geleceğin turizmini yalnızca otellerin, seyahat acentelerinin ve turizm profesyonellerinin değil, deneyimlerini paylaşan gezginlerin ve bu içeriklerden etkilenen yeni nesil ziyaretçilerin de şekillendireceği mesajı öne çıktı.
