AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya’nın kültürel mirası, gastronomisi, doğal zenginlikleri ve kırsal yaşamının yeni turizm ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Kavaloğlu, kıyı turizmini farklı deneyimlerle zenginleştirerek turizm hareketinin yılın farklı dönemlerine ve daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önemine dikkat çekti.
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Türkiye’nin güçlü konaklama altyapısı, hava yolu bağlantıları ve hizmet kapasitesiyle dünya turizminde önemli bir konumda bulunduğunu belirterek sektörün yeni bir rekabet dönemine girdiğini söyledi.
Turizmde ziyaretçi sayısındaki artışın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Kavaloğlu, büyümenin daha yüksek katma değere, güçlü işletmelere ve sürdürülebilir destinasyonlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
“Ziyaretçi artık neden o destinasyona gitmesi gerektiğini sorguluyor”
Küresel turizmde seyahat motivasyonlarının değiştiğine dikkat çeken Kavaloğlu, ziyaretçilerin yalnızca destinasyon seçmekle kalmadığını, yaşayacakları deneyimi de sorguladığını belirtti.
Kavaloğlu, “Ülkemizin turizm potansiyelini yalnızca kıyılarımız, konaklama kapasitemiz veya mevcut turizm ürünlerimiz üzerinden değerlendiremeyiz. Arkeolojik mirasımız, gastronomimiz, doğal değerlerimiz, kırsal yaşamımız, geleneksel üretim kültürümüz ve farklı coğrafyalarımız çok daha geniş bir turizm hikâyesi sunuyor” dedi.
Bu değerlerin uluslararası ziyaretçiler için ulaşılabilir, deneyimlenebilir ve satın alınabilir turizm ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Kavaloğlu, Antalya’nın mevcut kıyı turizmi modelinin farklı deneyimlerle desteklenmesinin önemine işaret etti.
Toroslar ve Akseki’nin turizm potansiyeline dikkat çekti
Antalya’nın kıyı turizmini tamamlayabilecek bölgeleri arasında Akseki’nin öne çıktığını belirten Kavaloğlu, Toroslar’ın geleneksel mimarisi, tarihi yolları, doğal zenginlikleri ve yaşayan kültürünün önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Kavaloğlu, “Buradaki hedef kıyı turizmine alternatif yaratmak değil, Antalya deneyimini zenginleştirmek ve destinasyonun sunduğu seyahat nedenlerini çoğaltmak olmalı” ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşımın ziyaretçilerin Antalya’da geçirdiği süreyi ve destinasyonla kurduğu bağı güçlendirebileceğini belirten Kavaloğlu, turizmin farklı bölgelere ve yılın farklı dönemlerine yayılabileceğini kaydetti.
Avrupa pazarındaki değişim 2027 sezonunu şekillendirecek
Avrupa’da ekonomik belirsizlikler ve artan yaşam maliyetlerinin seyahat tercihlerine yansıdığını belirten Kavaloğlu, özellikle Almanya, Birleşik Krallık ve Polonya pazarlarının yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Erken rezervasyon, paket tatil ve fiyat güvencesi önemini korurken bireysel ve esnek seyahat modellerinin de geliştiğini ifade eden Kavaloğlu, 2027 sezonuna hazırlanırken rezervasyon hacminin yanı sıra tüketici güveni, harcama eğilimleri ve değişen seyahat motivasyonlarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“Doluluk kadar gelir kalitesine de odaklanmalıyız”
Konaklama sektöründe artan maliyetler ve yatırım gereksinimlerinin işletmelerin finansal dayanıklılığını daha önemli hale getirdiğini belirten Kavaloğlu, sürdürülebilir büyüme için yalnızca ziyaretçi sayısı ve doluluk oranlarının yeterli olmadığını söyledi.
Kavaloğlu, 2026 sezonunun değerlendirilmesinde gelir kalitesi, maliyet yönetimi, kârlılık ve işletmelerin uzun vadeli yatırım kapasitesinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
COP31 sürdürülebilir turizm için önemli bir fırsat
Antalya’nın kasım ayında ev sahipliği yapacağı COP31’in sürdürülebilir turizm açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Kavaloğlu, iklim değişikliği, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve sürdürülebilir destinasyon yönetiminin sektörün rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi.
Kavaloğlu, turizmin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, “2027 sezonuna hazırlanırken önümüzdeki temel soru artık yalnızca ‘Turizm ne kadar büyüyecek?’ olmamalı. Nasıl büyüyeceğiz, ne kadar değer yaratacağız ve bu değeri destinasyonumuzun geleceğine nasıl taşıyacağız?” ifadelerini kullandı.
