İngiltere merkezli seyahat şirketi On the Beach’in CEO’su Shaun Morton, kan kanseriyle mücadeleye destek amacıyla Türkiye’de gerçekleştirdikleri 350 kilometrelik bisiklet turunu, Türkiye pazarındaki büyüme hedeflerini, şirketin dijital odaklı iş modelini ve Antalya Turizm Fuarı’nın sektöre katkılarına ilişkin değerlendirmelerini GM Turizm ve Yönetim Dergisi’yle paylaştı.
“Türkiye’yi Tanıtmak İçin Ekibimizi Buraya Getirmek İstedim”
Kan kanseriyle mücadeleye destek amacıyla gerçekleştirdiğiniz bisiklet turunun çıkış noktası neydi? Bu projeyle neleri hedeflediniz?
Shaun Morton: Bu projenin bizim için oldukça kişisel ve duygusal bir anlamı var. Hikâyemiz, 2017-2018 yıllarında kanser nedeniyle kaybettiğimiz çalışma arkadaşımız Andy Clegg’e dayanıyor. Andy, son derece kararlı ve işine bağlı bir insandı. Onun anısını yaşatmak amacıyla her yıl değerlerini en iyi temsil eden çalışanımıza Andy Clegg Ödülü’nü veriyoruz. Ben de 2023 yılında CEO olarak göreve başladığımda bu geleneği sürdürmek istedim.
Geçen yıl Andy’nin eşi Lou aracılığıyla, kan kanseri hastalarına uygun kök hücre donörleri bulunmasına yardımcı olan DKMS ile bir araya geldik. Andy’nin karakterini yansıtan, fiziksel olarak mücadele gerektiren bir etkinlik düzenleyerek bu kuruluşa destek vermeye karar verdik.
Projenin bir diğer önemli boyutu ise Türkiye’ydi. Son üç yıldır düzenli olarak ziyaret ettiğim bu ülkeyi çalışma arkadaşlarıma da tanıtmak istiyordum. Çünkü bir destinasyonu anlatmakla onu bizzat deneyimlemek arasında büyük fark var.
Bu nedenle 24 çalışma arkadaşımızı Türkiye’ye getirerek üç günlük bisiklet turuna katılmalarını sağladık. Böylece hem Andy’nin anısını yaşattık ve DKMS için bağış topladık hem de ekibimize Türkiye’yi yakından tanıma fırsatı sunduk.
“Türkiye’deki En Büyük Büyümeyi Antalya’da Görüyoruz”
Türkiye, On the Beach için nasıl bir konumda? Önümüzdeki dönemde Türkiye pazarına yönelik büyüme planlarınız neler?
Shaun Morton: Türkiye’deki büyüme yolculuğumuzun henüz başında olduğumuzu düşünüyorum. 2018-2019 yıllarında Türkiye, toplam iş hacmimizin oldukça küçük bir bölümünü oluşturuyordu. Bugün ise çok daha önemli bir konuma ulaştı.
Bu yıl Türkiye’ye yaklaşık 400 bin yolcu getirdik. Zorlu bir yıl geçirmiş olsak da istikrarlı biçimde büyümeye devam ediyoruz. Türkiye artık toplam iş hacmimizin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor.
En büyük büyümeyi Antalya’da görüyoruz. Bodrum, İzmir ve Dalaman da bizim için son derece önemli destinasyonlar ancak Antalya’daki gelişim gerçekten dikkat çekici.
Birleşik Krallık’taki müşterilerimizin daha kolay ve daha sık seyahat edebilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Türkiye’de özellikle daha önce bu bölgeyi ziyaret etmemiş yeni müşteri gruplarına ulaşabileceğimize inanıyorum. Bu nedenle önümüzde hâlâ önemli büyüme fırsatları olduğunu düşünüyoruz.
Türkiye pazarındaki büyümenizde havayolu ve otel iş birliklerinin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Shaun Morton: Türkiye’deki büyümemizin arkasında güçlü iş ortaklıklarımız bulunuyor. Müşterilerimize geniş bir uçuş kapasitesi ve farklı beklentilere hitap eden zengin bir otel portföyü sunuyoruz.
Özellikle SunExpress bizim için çok değerli bir iş ortağı. Farklı havayollarından koltuk satın alıyoruz ancak SunExpress, Türkiye’deki büyüme hikâyemizin temel parçalarından biri.
The Land of Legends gibi önemli turizm markalarıyla yürüttüğümüz iş birlikleri de hem ticari faaliyetlerimiz hem de gerçekleştirdiğimiz etkinlikler açısından büyük değer taşıyor.
Havayolu bağlantıları, otel ortaklıkları ve destinasyonun sunduğu turizm ürünleri bir araya geldiğinde müşterilerimize oldukça cazip tatil seçenekleri sunabiliyoruz. Bu ürünleri doğru şekilde tanıttığımızda talebin artmaya devam edeceğine inanıyoruz.
“Müşterilerimize 100 Milyardan Fazla Tatil Kombinasyonu Sunabiliyoruz”
On the Beach’i diğer seyahat şirketlerinden ayıran temel özellikler neler? İş modelinizde hangi unsurları ön plana çıkarıyorsunuz?
Shaun Morton: Öncelikle biz dijital odaklı bir şirketiz. Teknolojik altyapımız sayesinde müşterilerimize 100 milyardan fazla farklı tatil kombinasyonu sunabiliyoruz. Bu, oldukça geniş seçenekleri hızlı bir şekilde değerlendirmelerine olanak tanıyor.
Ancak bizi farklı kılan yalnızca teknoloji değil. Destinasyonları yakından tanıyan, bölgedeki gelişmeleri takip eden ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına doğru yanıtlar verebilen deneyimli ekiplerimiz de bulunuyor.
Dijital altyapımızın sunduğu çeşitliliği, güvenilirlik ve kişisel hizmet anlayışıyla birleştiriyoruz. Müşterilerimizi yalnızca rezervasyon aşamasında değil, tatilleri boyunca da destekliyoruz. Amacımız, tüm seyahat ihtiyaçlarını tek bir noktadan karşılayabilecekleri kapsamlı bir hizmet sunmak.
Bu yaklaşımın sonuçlarını tekrar rezervasyon oranlarımızda da görüyoruz. Her yıl aldığımız rezervasyonların yaklaşık yüzde 55-60’ı daha önce bizimle seyahat etmiş müşterilerimizden geliyor. Bu oran, müşteri bağlılığımız açısından oldukça önemli.
“Antalya Turizm Fuarı, İş Ortaklarıyla Buluşmak İçin Çok Önemli”
Antalya Turizm Fuarı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz? Antalya’nın bu tür uluslararası sektör buluşmalarındaki konumu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Shaun Morton: Turizm fuarlarının yeni bağlantılar kurulması ve mevcut iş ilişkilerinin geliştirilmesi açısından son derece önemli olduğuna inanıyorum. Biz de büyük turizm fuarlarını destekliyoruz ve Antalya Turizm Fuarı bunlardan biri.
Şirketimiz bu yıl fuarda güçlü bir şekilde temsil edilecek. Kontrat Direktörümüz Nigel ve yerel iş ortağımız Attic organizasyonda aktif olarak yer alacak. Ayrıca finans, ticari operasyonlar ve tedarik süreçlerinden sorumlu üst düzey yöneticimiz de fuar kapsamında düzenlenecek panellerden birine konuşmacı olarak katılacak.
Antalya, Türkiye turizminin en önemli merkezlerinden biri. Burada çok sayıda güçlü otel markası ve iş ortağımız bulunuyor. Bu nedenle fuar, sektörün önemli temsilcileriyle doğrudan görüşebilmek ve ticari fırsatları değerlendirmek açısından oldukça verimli bir ortam sunuyor.
Antalya’nın güçlü turizm altyapısı ve sektör profesyonellerini bir araya getirme kapasitesi, bu organizasyonu bizim için daha da değerli kılıyor.
“Türkiye’de Gördüğümüz Misafirperverlik Olağanüstüydü”
Bisiklet turu boyunca Türkiye’de yaşadığınız deneyimlere ilişkin özellikle paylaşmak istediğiniz bir konu var mı?
Shaun Morton: Öncelikle Türkiye’deki otellerimizden ve iş ortaklarımızdan gördüğümüz destek bizi gerçekten çok etkiledi. Liberty Hotels, Crystal Hotels, Rixos, The Land of Legends ve organizasyona katkı sağlayan diğer iş ortaklarımızın desteği bizim için çok değerliydi.
Ancak beni en çok etkileyen şey, yol boyunca karşılaştığımız insanların yaklaşımı oldu. Yaklaşık 350 kilometre bisiklet sürdük. Zaman zaman trafikte insanların geçişini zorlaştırmış olabiliriz. Buna rağmen herkes bize gülümsedi, el salladı ve yardımcı olmaya çalıştı. Çalışma arkadaşlarımız da Türk insanının ne kadar misafirperver ve dost canlısı olduğunu sürekli dile getirdi.
Ekibimizin büyük bölümü daha önce Türkiye’ye gelmemişti. Şimdi ise Birleşik Krallık’a döndüklerinde yeniden Türkiye’ye gelmek isteyen 24 çalışma arkadaşımız var. Bu deneyimin onlar üzerinde çok olumlu bir iz bıraktığına inanıyorum.
Bence bu, Türkiye açısından da değerli bir tanıtım. İnsanların bir destinasyonu gerçekten sevmesinin en etkili yolu, orayı bizzat deneyimlemeleri.
Bizim için unutulmaz bir yolculuktu. Hem önemli bir sosyal sorumluluk projesine destek verdik hem de Türkiye’nin insanlarını, kültürünü ve turizmdeki gücünü ekibimizle birlikte deneyimledik.
