Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen “Henüz Satış Yapamadığımız Yolcu Kim? Yeni Harcama Gücü Yüksek Misafir Kim?” oturumunda, Türk turizminin henüz yeterince ulaşamadığı kaynak pazarlar, yüksek harcama gücüne sahip ziyaretçi segmentleri ve değişen seyahat alışkanlıkları ele alındı.
Çin, ABD ve Latin Amerika pazarlarının Türkiye açısından sunduğu fırsatlar değerlendirilirken, lüks seyahat, Müslüman seyahatçiler, kültür turizmi ve etkinlik odaklı seyahatler öne çıktı. Oturumda HalalBooking.com’un 2025 yılında Türkiye’ye 150 binden fazla misafir getirdiği ve bunların yaklaşık yarısının Avrupa pazarından geldiği açıklanırken, yeni nesil ziyaretçilere ulaşmak için teknoloji, yerelleştirilmiş hizmetler ve güçlü hava yolu bağlantılarının önemine dikkat çekildi.

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde sektörün ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getiriyor. Fuarın ikinci gününde gerçekleştirilen “Henüz Satış Yapamadığımız Yolcu Kim? Yeni Harcama Gücü Yüksek Misafir Kim?” başlıklı oturumda, Türkiye’nin mevcut turizm pazarlarını genişletme ve farklı ziyaretçi profillerine ulaşma olanakları değerlendirildi.
Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Yuppi Travel COO ve Kurucu Ortağı Evren Oktay, HotelRunner Tedarik Satış ve İş Geliştirme Direktörü Cihan Coşkun Tuncel, HalalBooking.com COO ve Kurucu Ortağı Enver Cebi ile Paximum Genel Müdürü Mustafa Türk konuşmacı olarak yer aldı.
Oturumda Türkiye’nin geleneksel kaynak pazarlarının ötesine geçmesi, yüksek harcama kapasitesine sahip yeni müşteri gruplarını hedeflemesi, otellerin farklı kültürlerden gelen ziyaretçilerin beklentilerine uygun hizmetler geliştirmesi ve yapay zekâ destekli yeni satış kanallarına hazırlanması gerektiği vurgulandı.
Ali Kızıldağ: “Turizmde Artık Yeni Paradigmalara İhtiyacımız Var”
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Calista Luxury Resort Genel Müdürü Ali Kızıldağ, Türk turizminin 1980’li yıllardan itibaren geçirdiği dönüşümü değerlendirerek, sektörün mevcut büyüme modelinin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.
1982 yılında çıkarılan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun Türk turizminin gelişiminde önemli bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan Kızıldağ, o dönemde temel hedefin ülkeye daha fazla turist çekmek, döviz kazandırmak ve istihdam yaratmak olduğunu ifade etti.
Bu yaklaşım doğrultusunda konaklama kapasitesinin ve turizm altyapısının hızla geliştirildiğini belirten Kızıldağ, Türkiye’nin bugün 60 milyonun üzerinde ziyaretçi ağırlayan ve 60 milyar doların üzerinde turizm geliri sağlayan önemli bir destinasyon konumuna ulaştığını söyledi.
Ancak geçmişte başarılı olan büyüme modelinin gelecekte tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Kızıldağ, özellikle COVID-19 salgını sonrasında değişen seyahat alışkanlıklarının, dijitalleşmenin ve yeni müşteri segmentlerinin sektör açısından farklı fırsatlar oluşturduğuna dikkat çekti.
Kızıldağ, Türk turizminin artık yalnızca daha fazla turist ağırlamaya değil, henüz yeterince ulaşılamayan ziyaretçi gruplarına ve yüksek harcama kapasitesine sahip yeni segmentlere odaklanması gerektiğini ifade etti.
Evren Oktay: “Çin Pazarı için Üç Dört Yıllık Çalışmalarımızın Karşılığını Almaya Başladık”
Yuppi Travel COO ve Kurucu Ortağı Evren Oktay, şirketin yeni kaynak pazarlara yönelik çalışmalarını değerlendirerek, özellikle Çin’de yürüttükleri faaliyetlerin sonuçlarını paylaşarak değerlendirmelerde bulundu.
Yuppi Travel’ın belirli pazarlara bağımlı kalmanın oluşturduğu riskleri azaltmak amacıyla yeni kaynak pazarlara yöneldiğini belirten Oktay, Çin pazarına giriş sürecinin önemli bir yatırım ve hazırlık gerektirdiğini söyledi.
Oturumda şirketin yaklaşık yüzde 69 büyüme kaydettiği bilgisi paylaşılırken, Oktay bu gelişimde Çin pazarına yönelik uzun vadeli çalışmalarının önemli rol oynadığını ifade etti.
Çinli seyahat acenteleri ve teknoloji şirketleriyle ilişkiler kurmanın ilk aşamada kolay olmadığını belirten Oktay, Türkiye’nin turizm ürünlerinin doğru tanıtılması ve iş ortaklarına uygun teknolojik çözümler sunulmasının önemini vurguladı.
Yaklaşık üç dört yıl boyunca yürütülen çalışmaların ardından önemli ticari sonuçlar elde etmeye başladıklarını belirten Oktay, Çin pazarından gelen talebin yalnızca Antalya’daki resort otellerle sınırlı kalmadığını, Türkiye’nin farklı destinasyonlarına da yayıldığını söyledi.
Yeni pazarlara ulaşmada teknolojik bağlantıların kurulmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Oktay, yerel iş ortaklarının beklentilerinin anlaşılması ve bağlantı sonrasındaki süreçlerin doğru yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çinli Misafiri Çekmek için Fiyat Değil, Doğru Hizmet Sunmak Gerekiyor”
Çin pazarındaki müşteri beklentilerini değerlendiren Evren Oktay, bu pazarda başarılı olabilmek için otellerin sundukları hizmetleri farklı kültürel beklentilere uygun biçimde geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Çinli ziyaretçilerin oda özelliklerinden yeme içme alışkanlıklarına, karşılama hizmetlerinden iletişim biçimlerine kadar farklı beklentilere sahip olabildiğini belirten Oktay, bu ihtiyaçlara yanıt verebilen tesislerin daha güçlü bir rekabet avantajı elde edebileceğini ifade etti.
Yeni kaynak pazarlara açılmanın yalnızca fiyat indirimleriyle sağlanamayacağını belirten Oktay, otellerin sundukları ürünleri ve hizmet standartlarını doğru anlatmasının önemine dikkat çekti.
Çin pazarının Türkiye’ye uzak görünmesine rağmen gelişen hava yolu bağlantıları ve teknoloji sayesinde daha erişilebilir hâle geldiğini ifade eden Oktay, İstanbul üzerinden gerçekleştirilen aktarmaların farklı Türk destinasyonlarına ulaşımda önemli rol oynadığını söyledi.
Çinli ziyaretçilerin beklentilerine uygun turizm ürünleri oluşturulmasının ve uluslararası satış ağlarında doğru konumlandırılmasının Türkiye’nin bu pazardan daha fazla pay almasını sağlayabileceğini belirtti.
Cihan Coşkun Tuncel: “En Çok Harcama Yapan Pazarlara Yeterince Ulaşamıyoruz”
HotelRunner Tedarik Satış ve İş Geliştirme Direktörü Cihan Coşkun Tuncel, Türkiye’nin uluslararası turizmde güçlü bir konuma sahip olmasına rağmen yüksek seyahat harcaması gerçekleştiren kaynak pazarların tamamına yeterince ulaşamadığını belirtti.
Türkiye’nin turizm faaliyetlerinde belirli ülkeler üzerinde yoğunlaştığını ifade eden Tuncel, dünyada uluslararası seyahat harcaması bakımından öne çıkan ilk 10 pazardan yalnızca üçünde güçlü bir konuma sahip olunduğunu söyledi.
Çin’in yüksek seyahat harcamalarıyla önemli bir kaynak pazar olduğunu belirten Tuncel, Türkiye’nin bu ülkeden aldığı payın geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
ABD’nin de önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tuncel, Avustralya, Kanada, İtalya ve Hindistan gibi pazarlara yönelik çalışmaların artırılmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin mevcut kaynak pazarlarına bağımlılığını azaltmak için yeni ülkelerde tanıtım ve satış faaliyetlerini güçlendirmesi gerektiğini belirten Tuncel, turizm ürünlerinin farklı müşteri beklentilerine uygun biçimde geliştirilmesinin önemini vurguladı.
“Lüks Seyahat Segmenti Büyümeye Devam Ediyor”
Uluslararası turizmdeki yeni tüketici eğilimlerini değerlendiren Cihan Coşkun Tuncel, yüksek harcama kapasitesine sahip ziyaretçilerin seyahat etmeyi sürdürdüğünü ve lüks segmentte önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
HotelRunner’ın verilerinde lüks konaklama segmentine yönelik talebin büyüdüğünü gözlemlediklerini belirten Tuncel, bu müşteri grubuna uygun ürünlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de güçlü resort turizmi ürünleri bulunmasına rağmen diğer turizm alanlarının yeterince değerlendirilmediğine dikkat çeken Tuncel, eğitim, sağlık ve farklı özel ilgi turizmi segmentlerinin de uluslararası pazarlarda önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Turizmde yalnızca daha fazla ziyaretçi çekmenin değil, yüksek harcama gücüne sahip müşteri gruplarına doğru ürünlerle ulaşmanın da önem taşıdığını ifade eden Tuncel, özellikle lüks tesislerin yeni kaynak pazarlarda daha görünür hâle getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Enver Cebi: “Türkiye’ye Getirdiğimiz 150 Binden Fazla Misafirin Yaklaşık Yarısı Avrupa’dan”
HalalBooking.com COO ve Kurucu Ortağı Enver Cebi, Müslüman seyahatçilerin farklı ihtiyaçlarına uygun konaklama seçenekleri sunan platformun Türkiye pazarındaki faaliyetlerine ilişkin önemli veriler paylaştı.
HalalBooking.com aracılığıyla 2025 yılında Türkiye’ye getirilen misafir sayısının 150 bini aştığını açıklayan Cebi, bu ziyaretçilerin yaklaşık yarısının Avrupa’dan geldiğini belirtti.
Müslüman seyahatçi pazarının yalnızca Orta Doğu ülkelerinden gelen ziyaretçilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Cebi, İngiltere, Almanya ve Benelüks ülkelerinin de önemli kaynak pazarlar arasında bulunduğunu söyledi.
Avrupa’da yaşayan yaklaşık 20 milyon Müslümanın turizm sektörü açısından önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Cebi, bu ziyaretçilerin tatil beklentilerinin ve harcama alışkanlıklarının farklı segmentlere ayrıldığını ifade etti.
Türkiye’nin Müslüman seyahatçiler açısından güçlü bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Cebi, sektörde mevcut pazarlardaki farklı müşteri gruplarına ulaşılması gerektiğini söyledi.
“Müslüman Seyahatçiler Tek Tip Bir Müşteri Grubu Değil”
Müslüman seyahatçi pazarının farklı ihtiyaç ve beklentilere sahip müşteri gruplarından oluştuğunu belirten Enver Cebi, konaklama işletmelerinin bu çeşitliliği doğru değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Bazı ziyaretçilerin tamamen alkolsüz tesisleri tercih ettiğini, bazı misafirlerin ise yalnızca odalarında alkol bulunmamasını istediğini belirten Cebi, farklı beklentilerin aynı pazar içerisinde yer aldığını söyledi.
Kadınlara özel spa saatleri, korunaklı havuzlar, mahremiyet sağlayan konaklama birimleri ve odalardaki hizmet özelliklerinin belirli müşteri grupları açısından önem taşıdığını vurgulayan Cebi, HalalBooking.com’un bu bilgileri yapılandırarak kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun tesisleri bulmalarını sağladığını anlattı.
Türkiye’de muhafazakâr tatil konseptine odaklanan 20’nin üzerinde büyük tesis bulunduğunu belirten Cebi, platformun yalnızca bu tesisleri değil, farklı özelliklere sahip otelleri de satışa sunduğunu ifade etti.
Standart bir otelin dahi belirli hizmetlerini farklı misafir ihtiyaçlarına uygun hâle getirerek bu pazara ulaşabileceğini belirten Cebi, konaklama işletmelerinin sahip oldukları özellikleri doğru biçimde tanımlamasının önemini vurguladı.
Konakladığı bir otelde, talepte bulunmasına gerek kalmadan odasındaki alkollü içeceklerin kaldırıldığını ve kendisine ibadet için seccade sunulduğunu örnek gösteren Cebi, kişiselleştirilmiş hizmetlerin misafir memnuniyetindeki önemine dikkat çekti.
“HalalBooking.com’un İki Milyon Üyesi Bulunuyor”
HalalBooking.com’un teknoloji ve veri yönetimi altyapısını değerlendiren Enver Cebi, şirketin yaklaşık iki milyon üyeye sahip olduğunu açıkladı.
Üyelerin seyahat ve harcama alışkanlıklarına göre farklı segmentlerde değerlendirildiğini belirten Cebi, sadakat programlarında yüksek harcama kapasitesine sahip müşteri gruplarının önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Yıllık 10 bin dolar seviyesinde harcama gerçekleştiren Diamond üyeler ile 5 bin doların üzerinde harcama yapan Platinum üyelerin bulunduğunu belirten Cebi, bu müşterilerin beklentilerine uygun konaklama ürünleri sunulmasının önemini vurguladı.
Lüks otellerin korunaklı havuzlu villalar, geniş süitler ve özel hizmetler gibi ürünlerini bu segmentlere yönelik pazarlayabildiğini belirten Cebi, yüksek harcama kapasitesine sahip misafirlere özel fiyat ve ayrıcalıklar sunulabileceğini söyledi.
Suudi Arabistan gibi pazarlardan gelen geniş aile gruplarının bağlantılı odaları ve büyük konaklama birimlerini tercih edebildiğini ifade eden Cebi, otellerin farklı müşteri gruplarına uygun hizmetlerini doğru biçimde tanıtması gerektiğini belirtti.
HalalBooking.com’un yalnızca rezervasyon platformu olarak değil, otel verilerini işleyen ve farklı müşteri segmentlerine yönelik pazarlama çözümleri sunan bir teknoloji şirketi olarak da faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Mustafa Türk: “Latin Amerika’ya Yeni Kaynak Pazar Arayışıyla Yöneldik”
Paximum Genel Müdürü Mustafa Türk, Türkiye’nin uluslararası turizmde yeni kaynak pazarlara açılmasına yönelik çalışmaları değerlendirerek, özellikle Latin Amerika ve Uzak Doğu pazarlarında yürüttükleri faaliyetleri anlattı.
Paximum’un teknoloji ve seyahat dağıtımı alanında uluslararası bir yapıya sahip olduğunu belirten Türk, yaklaşık 80 ülkede seyahat acenteleri, tur operatörleri ve destinasyon yönetim şirketlerine yönelik teknolojik çözümler sunduklarını ifade etti.
COVID-19 salgını ve sonrasında yaşanan jeopolitik gelişmelerin kaynak pazar çeşitliliğinin önemini ortaya koyduğunu belirten Türk, şirket olarak belirli pazarlara bağımlılığı azaltmak amacıyla Latin Amerika’ya yöneldiklerini söyledi.
Arjantin, Brezilya, Kolombiya ve Dominik Cumhuriyeti gibi pazarlarda çalışmalar yürüttüklerini belirten Türk, bu ülkelerde hem doğrudan otel kontratları hem de seyahat dağıtımı alanında faaliyet gösterdiklerini aktardı.
Latin Amerika pazarının Türkiye açısından önemli bir potansiyel sunduğunu ancak uzun uçuş süreleri, yüksek bilet maliyetleri ve saat farkları nedeniyle pazara girişin kolay olmadığını ifade etti.
“Latin Amerikalı Turist Türkiye’de İstanbul ve Kapadokya’yı Tercih Ediyor”
Latin Amerika’dan Türkiye’ye yönelik seyahat alışkanlıklarını değerlendiren Mustafa Türk, bu pazarlarda kültür turizminin ve paket turların öne çıktığını belirtti.
İstanbul ve Kapadokya’nın Latin Amerikalı ziyaretçilerin Türkiye’de tercih ettiği önemli destinasyonlar arasında bulunduğunu ifade eden Türk, bu ülkelerden Antalya’ya yönelik talebin geliştirilmesi için farklı ürünlere ve tanıtım çalışmalarına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Latin Amerika’da Türkiye’nin ABD ve Dominik Cumhuriyeti gibi alternatif destinasyonlarla rekabet ettiğini belirten Türk, coğrafi uzaklığın ve uçuş maliyetlerinin önemli dezavantajlar oluşturduğunu ifade etti.
Bu nedenle Türkiye’nin yalnızca geleneksel konaklama ürünlerini sunmasının yeterli olmayabileceğini belirten Türk, farklı turizm rotalarının ve pazara özel seyahat programlarının geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
“Çin ile Antalya Arasında Doğrudan Uçuş Pazarı Büyütebilir”
Çin pazarındaki çalışmalarına da değinen Mustafa Türk, Türkiye’ye yönelik talebin geliştirilmesinde hava yolu bağlantılarının önemli rol oynadığını vurguladı.
Çinli seyahat şirketleriyle teknolojik bağlantılar kurduklarını ve Türkiye’nin daha fazla satılabilmesi için iş ortaklarıyla çalışmalar yürüttüklerini belirten Türk, Çinli tur operatörlerinin Antalya’ya yönelik ilgisinin arttığını ifade etti.
İstanbul üzerinden aktarmalı uçuşların önemli bir erişim imkânı sunduğunu ancak uzun mesafeli seyahat eden ziyaretçiler açısından ek aktarmaların dezavantaj oluşturabildiğini söyledi.
Çin ile Antalya arasında haftada bir doğrudan uçuşun dahi yeni bir pazarın geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirten Türk, uluslararası kaynak pazarlara yönelik çalışmaların hava yolu bağlantılarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“Antalya Uluslararası Konserler ve Etkinliklerle Yeni Misafirler Çekebilir”
Yeni nesil turist profillerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Evren Oktay, uluslararası konserlerin ve büyük ölçekli etkinliklerin şehirlerin turizm hareketliliğini artırmada önemli rol oynayabileceğini belirtti.
Dünyaca ünlü sanatçıların konserleri için farklı ülkelerden seyahat eden ziyaretçilerin konaklama, gastronomi ve alışveriş harcamalarıyla destinasyon ekonomisine katkı sağladığını ifade eden Oktay, özellikle genç tüketicilerin bu tür deneyimlere ilgi gösterdiğini söyledi.
Büyük etkinliklerin yalnızca organizasyonun düzenlendiği gün değil, öncesindeki ve sonrasındaki dönemlerde de konaklama talebi oluşturabildiğini belirten Oktay, İstanbul’da düzenlenen uluslararası konserleri örnek gösterdi.
Antalya’nın güçlü konaklama kapasitesi, gelişen havalimanı altyapısı ve turizm deneyimiyle benzer organizasyonlar için önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Oktay, uluslararası konserlerin ve spor etkinliklerinin yeni ziyaretçi gruplarına ulaşmak açısından değerlendirilebileceğini ifade etti.
Bu tür etkinliklerin Antalya’nın turizmi yılın farklı dönemlerine yayma hedefini de destekleyebileceğini belirtti.
Cihan Coşkun Tuncel: “Yapay Zekâ Seyahat Aramalarında Yeni Bir Dönem Başlatıyor”
Turizmde yapay zekânın seyahat dağıtımına etkilerini değerlendiren Cihan Coşkun Tuncel, otellerin dijital görünürlüğünü artırmak için kullandıkları yöntemlerin değişmeye başladığını belirtti.
Geçmişte arama motorlarında üst sıralarda yer almanın önemli bir rekabet avantajı oluşturduğunu ifade eden Tuncel, yapay zekâ destekli sistemlerin yaygınlaşmasıyla tüketicilerin destinasyon ve otel araştırmalarını farklı platformlar üzerinden yapmaya başladığını söyledi.
Seyahat planlamasının yapay zekâ tabanlı asistanlar üzerinden gerçekleştirilmesinin oteller açısından yeni bir dijital görünürlük ihtiyacı oluşturduğunu belirten Tuncel, işletmelerin doğru içeriklerle güvenilir dijital kaynaklarda yer alması gerektiğini vurguladı.
Finans ve ödeme uygulamaları ile çok amaçlı dijital platformların da yeni seyahat dağıtım kanallarına dönüşebileceğini ifade eden Tuncel, otellerin bu ekosistemlere erişebilmesi için teknoloji sağlayıcılarıyla güçlü bağlantılar kurmasının önemine dikkat çekti.
“Yeni Pazarlara Açılmak için Yerel Ödeme Sistemlerine Uyum Sağlanmalı”
Çin gibi farklı ödeme alışkanlıklarına sahip pazarlara ulaşmanın yalnızca tanıtım çalışmalarıyla mümkün olmadığını belirten Cihan Coşkun Tuncel, yerel ödeme yöntemlerinin ve satış kanallarının önemine değindi.
Otel işletmelerinin yeni kaynak pazarlarda faaliyet gösteren teknoloji şirketleri, dağıtım platformları ve ödeme sistemleriyle entegre çalışması gerektiğini ifade eden Tuncel, tüketicilerin alışık oldukları kanallardan rezervasyon yapabilmesinin önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.
Türkiye’nin eğitim ve gastronomi turizmi gibi alanlarda da önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu belirten Tuncel, farklı turizm segmentlerine yönelik ürünlerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin güçlü otelcilik altyapısının bu yeni pazarlara açılmak için önemli bir avantaj oluşturduğunu ifade eden Tuncel, ancak farklı müşteri gruplarına uygun içerik, teknoloji ve ödeme altyapısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Mustafa Türk: “Yeni Müşteri Sadece Ülkemize Daha Önce Gelmemiş Kişi Değil”
Oturumun kapanış bölümünde yeni turist kavramını değerlendiren Paximum Genel Müdürü Mustafa Türk, turizmde yeni müşteri arayışının yalnızca yeni ülkelerden ziyaretçi getirmek anlamına gelmediğini belirtti.
Türkiye’nin mevcut kaynak pazarlarında da henüz yeterince ulaşılmamış farklı müşteri segmentlerinin bulunduğunu ifade eden Türk, bu grupların doğru ürünlerle hedeflenmesi gerektiğini söyledi.
Yeni turistin bazen farklı bir ülkeden gelen ziyaretçi, bazen de Türkiye’de yaşayan ancak daha önce belirli bir turizm ürününü satın almamış bir kişi olabileceğini belirten Türk, sektörün müşteri tanımını genişletmesi gerektiğini vurguladı.
Turizmde yalnızca otel kontratı yaparak mevcut ürünü farklı kanallardan satmaya odaklanmanın ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Türk, doğa, gastronomi, spor ve özel ilgi turizmi gibi alanlarda niş ürünler geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Türk, belirli müşteri gruplarının ihtiyaçlarına uygun yeni turizm ürünleri oluşturulmasının hem sektörün çeşitlenmesine hem de yeni gelir alanlarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin Yeni Turizm Müşterisi: Farklı Pazarlar, Yeni Segmentler ve Kişiselleştirilmiş Hizmetler
“Henüz Satış Yapamadığımız Yolcu Kim? Yeni Harcama Gücü Yüksek Misafir Kim?” oturumunda, Türk turizminin gelecek dönem büyüme stratejilerinde yalnızca mevcut kaynak pazarlara ve geleneksel konaklama ürünlerine bağlı kalmaması gerektiği öne çıktı.
Çin, ABD ve Latin Amerika gibi pazarlara yönelik çalışmaların artırılması, yüksek harcama gücüne sahip ziyaretçi segmentlerine odaklanılması ve Türkiye’nin güçlü konaklama altyapısının farklı seyahat ihtiyaçlarıyla buluşturulmasının önemine dikkat çekildi.
Müslüman seyahatçilerin tek tip bir müşteri grubu olmadığı, Avrupa’daki farklı segmentlerin de önemli potansiyel sunduğu vurgulanırken, otellerin mevcut hizmetlerini doğru biçimde tanımlamasının ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunmasının önemi ele alındı.
Yeni kaynak pazarlara ulaşmak için hava yolu bağlantılarının, yerel ödeme sistemlerinin, teknoloji entegrasyonlarının ve yapay zekâ destekli dağıtım kanallarının geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, uluslararası konserler, kültür ve gastronomi etkinlikleriyle yeni ziyaretçi gruplarına ulaşılabileceği ifade edildi.
Oturumda yeni müşterinin yalnızca Türkiye’yi ilk kez ziyaret eden yabancı turist olarak görülmemesi, mevcut pazarlarda henüz yeterince değerlendirilmemiş farklı seyahat ihtiyaçlarının da turizm sektörünün büyümesinde önemli fırsatlar sunabileceği vurgulandı.
