TÜRSAB Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, ATF26 Türkiye’nin açılışında turizm sektöründe kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve dijital platformlarla rekabette eşit şartların oluşturulması gerektiğini vurguladı. Seyahat acentelerinin Türk turizmine katkısına dikkat çeken Günaydın, sektörün geleceği için yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde sekizinci kez ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Türkiye İş Bankası ana sponsorluğu ve Kilit Hospitality ana partnerliğinde gerçekleştirilen fuarın açılış töreninde konuşan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, Türk turizminin mevcut durumunu, seyahat acentelerinin sektördeki rolünü, dijital platformlara yönelik düzenlemeleri ve turizmde ihtiyaç duyulan yeni politikaları değerlendirdi.
Türkiye’nin dünyanın önde gelen turizm ülkelerinden biri olduğunu belirten Günaydın, çevre coğrafyada yaşanan savaşlara, jeopolitik gelişmelere ve kaynak pazarlardaki zorluklara rağmen Türk turizminin güçlü konumunu koruduğuna dikkat çekti.
Sektörün başarısında emeği bulunan otellere, hava yollarına, seyahat acentelerine ve tüm turizm paydaşlarına teşekkür eden Günaydın, karşılaşılan zorluklar karşısında olumlu yaklaşımın korunması gerektiğini vurguladı.
“Turizmde Başarılı Olmanın Ana Kuralı Pozitif Olmaktır”
Türk turizminin uluslararası rekabette önemli bir noktaya ulaştığını belirten Davut Günaydın, sektörde zaman zaman yaşanan düşüşlerin ve olumsuz gelişmelerin genel başarıyı gölgelememesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki gelişmelere dikkat çeken Günaydın, Rusya, Irak ve İran gibi pazarlara ilişkin zorlukları hatırlatarak, tüm bu koşulların turizm performansı değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Günaydın, “Turizmde başarılı olmanın ana kuralı pozitif olmaktır.” sözleriyle sektörün karşılaştığı sorunlara rağmen olumlu yaklaşımın ve ortak çalışma anlayışının önemini vurguladı.
Antalya’nın dünya turizminde önemli bir destinasyon olduğunu belirten Günaydın, artık yalnızca ziyaretçi sayılarına değil, turizm gelirlerinin artırılmasına da odaklanılması gerektiğini ifade etti.
“Antalya’ya Gelen Turistlerin Yüzde 80’ini Seyahat Acenteleri Ve Tur Operatörleri Getiriyor”
Seyahat acentelerinin ve tur operatörlerinin Türk turizminin gelişimindeki rolüne dikkat çeken Davut Günaydın, özellikle uluslararası turist hareketliliğinde sektörün organize dağıtım kanallarının önemini vurguladı.
Antalya’ya gelen turistlerin yaklaşık yüzde 80’inin seyahat acenteleri ve tur operatörleri aracılığıyla getirildiğini ifade eden Günaydın, bu kuruluşların ülke turizmine sağladığı katkının daha fazla dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Kış dönemindeki turizm hareketlerinde de seyahat acenteleri ve tur operatörlerinin önemli sorumluluk üstlendiğini aktaran Günaydın, farklı ülkelerde turizm faaliyetlerinin teşviklerle desteklendiğine dikkat çekti.
Japonya’nın kriz dönemlerinde ve düşük sezonda turizm hareketliliğini desteklemeye yönelik uygulamalarını örnek gösteren Günaydın, Türkiye’de de seyahat acentelerinin faaliyetlerinin desteklenmesinin önemini dile getirdi.
“Dijital Platformlar Eşit Şartlarda Rekabet Etmeli”
Turizm sektörünün önemli gündem başlıklarından biri olan dijital platformlara yönelik yasal düzenlemeleri değerlendiren Davut Günaydın, dijitalleşmeye karşı olmadıklarını ancak sektörde eşit rekabet koşullarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Dijital platformlara ilişkin yasa tasarısının komisyon aşamasını geçtiğini ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesinin beklendiğini belirten Günaydın, düzenlemenin özellikle iç turizm faaliyetleri açısından önem taşıdığını ifade etti.
Uluslararası dijital platformlara yönelik Avrupa’da yürütülen soruşturmaları ve uygulanan para cezalarını örnek gösteren Günaydın, sahte konaklama ilanları ve dijital platformların faaliyetlerine ilişkin denetim sorunlarına dikkat çekti.
Dijitalleşmeye veya küreselleşmeye karşı olmadıklarını belirten Günaydın, uluslararası platformların yurt dışından Türkiye’ye yönelik satış yapmasının önünde bir engel bulunmadığını, gündemdeki düzenlemenin ise iç turizm hareketlerine ilişkin olduğunu söyledi.
Söz konusu platformların seyahat acenteleriyle aynı koşullarda faaliyet göstermesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, 1618 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklere dikkat çekerek eşit vergilendirme ve istihdam şartlarının önemini ifade etti.
Günaydın, dijital platformların oluşturduğu rekabet ortamında seyahat acentelerinin haklarının korunması gerektiğini belirterek, yasal düzenlemenin bir an önce tamamlanmasını talep etti.
“Turizmde Teşvik Mekanizmalarının Hayata Geçirilmesi Gerekiyor”
Küresel turizm rekabetinin giderek arttığını belirten Davut Günaydın, farklı ülkelerin turizmden daha fazla pay alabilmek için teşvik ve destek mekanizmalarını devreye aldığını ifade etti.
Mısır ve Orta Asya ülkeleri başta olmak üzere birçok destinasyonun turizm yatırımlarını ve turist hareketliliğini artırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüğüne dikkat çeken Günaydın, Türkiye’nin de bu rekabet ortamında sektörel desteklerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Günaydın, “İsmine teşvik deyin, ismine yardım deyin. Ne derseniz deyin, mutlaka bizim bu teşvik mekanizmasını faaliyete geçirmemiz gerekiyor.” sözleriyle turizm sektörüne yönelik desteklerin önemini ifade etti.
Turizmde teşvik uygulayan ülkelerin yakından takip edildiğini belirten Günaydın, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün korunması için benzer mekanizmaların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bakanlıklar Arası Turizm Koordinasyon Grubuna İhtiyacımız Var”
Turizm sektörünün en önemli yapısal ihtiyaçlarından birinin kurumlar arası koordinasyon olduğunu belirten Davut Günaydın, sektörün farklı alanlarında alınması gereken kararların daha hızlı hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bugüne kadar kurumlar arasında arzu edilen düzeyde entegrasyon sağlanamadığını dile getiren Günaydın, bakanlıkların ve ilgili kuruluşların ortak çalışmalarını güçlendirecek bir turizm koordinasyon mekanizması oluşturulmasını önerdi.
Günaydın, “Böyle bir gruba ihtiyacımız var.” sözleriyle koordinasyon eksikliğinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Turizmde değişen koşullara hızlı uyum sağlanabilmesi için karar alma süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini belirten Günaydın, İspanya’da uygulanan kalkınma planları ve kurumlar arası koordinasyon çalışmalarını örnek gösterdi.
Türkiye’nin turizmde yeni hedeflere ulaşabilmesi için kurumlar arasında daha etkin bir iş birliği kurulmasının önemine dikkat çekti.
“Seyahat Acentelerinin Baypas Edilmesine Karşıyız”
Seyahat acentelerinin turizm ekosistemindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davut Günaydın, acentelerin devre dışı bırakılmasına yönelik uygulamalara karşı olduklarını ifade etti.
Özellikle hava yolları ile seyahat acenteleri arasındaki ticari ilişkilerin önemine değinen Günaydın, hava yolu şirketlerinin acentelerle rekabet etmek yerine iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Günaydın, “Hava yollarının kesinlikle acentelerle rekabet etmemesi gerekiyor.” sözleriyle sektördeki dağıtım kanallarının korunması gerektiğine dikkat çekti.
Hava yolu yolcu trafiğinin önemli bir bölümünde seyahat acentelerinin rol oynadığını belirten Günaydın, hava yollarının gerçekleştirdikleri promosyon ve satış uygulamalarında seyahat acentelerini de dikkate almaları gerektiğini söyledi.
“Müze Giriş Ücretleri Yeniden Gözden Geçirilmeli”
Türkiye’nin kültür turizmi potansiyeline de değinen Davut Günaydın, kültür turlarının geliştirilmesi açısından müze giriş ücretlerinin önem taşıdığını belirtti.
Mevcut fiyatlandırma uygulamalarının turizm hareketliliği üzerindeki etkilerine dikkat çeken Günaydın, kültür turlarının artırılabilmesi amacıyla müze bilet fiyatlarının turistlerin lehine olacak şekilde yeniden değerlendirilmesini talep etti.
“Turizmcilere Yeşil Pasaport İmkânı Sağlanmalı”
Konuşmasında turizm profesyonellerinin uluslararası seyahatlerinde karşılaştıkları zorluklara da değinen Davut Günaydın, otelciler ve seyahat acenteleri için yeşil pasaport imkânının değerlendirilmesini istedi.
Turizm sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin işleri gereği sık sık uluslararası seyahat gerçekleştirmek durumunda kaldığını belirten Günaydın, bu ihtiyacın dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Günaydın, “Artık turizmcilerin yeşil pasaportunun da önü açılsın.” sözleriyle sektör temsilcilerinin taleplerini dile getirdi.
“Yeni Bir Yol Haritası Çizmemiz Gerekiyor”
Türk turizminin mevcut konumunu daha ileriye taşıyabilmek için ortak çalışma anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Davut Günaydın, konuşmasının sonunda sektörün geleceğine ilişkin çağrısını yineledi.
Kurumlar arası entegrasyonun geliştirilmesi, teşviklerin artırılması, seyahat acentelerinin korunması ve uluslararası rekabet koşullarına uyum sağlanması gerektiğine dikkat çeken Günaydın, “Yeni bir yol haritası çizmemiz gerekiyor. Bizim bu çıtayı daha yükseğe çıkarmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Türk turizminin başarısının tüm paydaşların ortak çalışmasıyla sürdürülebileceğini vurgulayan Günaydın, konuşmasını katılımcılara ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek tamamladı.
