Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen “Deniz Dikkaya ile Hadi Turizm Konuşalım” programına konuk olan Türkiye İş Bankası Turizm Bankacılığı Birim Müdürü Güvenç Çelim, bankanın turizm sektörüne yönelik finansman stratejisini, ihtisas bankacılığı yapılanmasını ve dijital dönüşüm çalışmalarını anlattı.
Turizmin Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir sektör olduğunu vurgulayan Çelim, İş Bankası’nın sektöre sağladığı toplam kaynağın 2,5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Turizm işletmelerine özel finansal çözümler geliştirdiklerini belirten Çelim, FINinTEK Dijital Turizm Platformu’nun acenteler, oteller, tedarikçiler ve uluslararası iş ortaklarını kapsayacak şekilde geliştirilmesine yönelik planlarını da paylaştı.

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilirken, fuarın üçüncü gününde düzenlenen “Deniz Dikkaya ile Hadi Turizm Konuşalım” programı sektörün deneyimli profesyonellerini gençlerle buluşturdu.
Turizm profesyoneli ve radyo sunucusu Deniz Dikkaya’nın sunduğu programın konuklarından Türkiye İş Bankası Turizm Bankacılığı Birim Müdürü Güvenç Çelim, bankanın turizm sektöründeki uzmanlaşma sürecini ve gelecek dönem hedeflerini değerlendirdi.
Söyleşide turizmin finansman ihtiyacı, sektöre özel bankacılık hizmetleri, finansal okuryazarlığın önemi ve dijital platformların turizm işletmelerine sağlayabileceği avantajlar ele alındı.
Türkiye İş Bankası’nın turizmi yalnızca finansman sağlanan bir faaliyet alanı olarak değerlendirmediğini belirten Çelim, sektörün bütün paydaşlarını kapsayan bir bankacılık modeli geliştirmeye odaklandıklarını söyledi.
Güvenç Çelim: “Turizmi Türkiye’nin Kalkınmasında Stratejik Bir Sektör Olarak Görüyoruz”
Türkiye İş Bankası’nın turizm sektörüne yönelik yaklaşımını değerlendiren Güvenç Çelim, turizmin döviz kazandırıcı niteliği, istihdama katkısı ve sosyoekonomik etkileriyle Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Turizmin ülkenin kalkınması açısından stratejik sektörlerden biri olduğunu ifade eden Çelim, İş Bankası’nın bu alanda geleneksel bankacılık hizmetlerinin ötesine geçen bir yaklaşım benimsediğini söyledi.
Turizm işletmelerinin finansal ihtiyaçlarının diğer sektörlerden farklılaşabildiğini belirten Çelim, özellikle faaliyet dönemleri, nakit akışı ve bölgesel koşulların finansal planlamada dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Turizm sektörünün yalnızca otellerden oluşmadığına dikkat çeken Çelim, seyahat acenteleri, tedarikçiler ve farklı hizmet sağlayıcılarından oluşan bütün ekosistemin birlikte değerlendirilmesinin önemini ifade etti.
“Turizme Sağladığımız Kaynak 2,5 Milyar Dolara Ulaştı”
İş Bankası’nın turizm sektörüne yönelik finansman çalışmalarını değerlendiren Güvenç Çelim, bankanın geçmiş yıllarda verdiği finansman taahhütlerini hatırlattı.
Üç yıl önce Antalya’da düzenlenen AKTOB Resort Turizm Kongresi’nde sektör temsilcileriyle önemli hedefler paylaştıklarını belirten Çelim, bunlardan ilkinin turizme sağlanan finansman kaynaklarının artırılması olduğunu söyledi.
Bankanın uzun yıllara yayılan turizm finansmanı birikimini yaklaşık 1 milyar dolar olarak ifade eden Çelim, bu büyüklüğe iki yıl içerisinde 1 milyar dolar daha eklenmesinin hedeflendiğini anlattı.
Söz konusu ilave finansman hedefinin planlanan iki yıllık süre dolmadan, yaklaşık bir buçuk yılda gerçekleştirildiğini belirten Çelim, turizme sağlanan toplam kaynağın 2,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıkladı.
Türkiye İş Bankası’nın turizm işletmelerine yönelik finansman desteğini sürdürdüğünü ifade eden Çelim, yalnızca yeni yatırımların değil, sektörün operasyonel ve finansal ihtiyaçlarının da önem taşıdığını vurguladı.
“Turizmcilerle Aynı Dili Konuşan Bir Bankacılık Modeli Oluşturduk”
Turizme özel bankacılık yapılanmasının ortaya çıkışını anlatan Güvenç Çelim, İş Bankası’nın sektörel uzmanlaşmayı merkeze alan bir model geliştirdiğini belirtti.
Turizm işletmelerinin ihtiyaçlarının doğru anlaşılabilmesi için sektörü yakından tanıyan bankacılık ekiplerinin görev yapmasının önemine dikkat çeken Çelim, bu yaklaşımın turizm profesyonelleriyle finans kuruluşları arasındaki iletişimi güçlendirdiğini ifade etti.
Turizm sektörünün dinamiklerini bilen çalışanlarla hizmet sunmanın önemli bir farklılık oluşturduğunu belirten Çelim, Antalya’daki Akdeniz Turizm İhtisas Şubesi’nin bu anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini söyledi.
Bir otel işletmesinin finansal ihtiyaçlarıyla farklı bir turizm işletmesinin beklentilerinin aynı olmayabileceğini vurgulayan Çelim, finansman çözümlerinin işletmenin faaliyet alanına ve koşullarına göre geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Antalya’da Turizm İhtisas Şubesi ile Yeni Bir Bankacılık Yaklaşımı
Türkiye İş Bankası’nın turizme yönelik uzmanlaşma stratejisinin önemli aşamalarından biri de Antalya’da hayata geçirilen Akdeniz Turizm İhtisas Şubesi oldu.
Turizm işletmelerine odaklanan şubenin sektörel ihtiyaçlara yönelik hizmet sunduğunu belirten Güvenç Çelim, bu yapının geleneksel bankacılık anlayışından farklılaştığını ifade etti.
Çelim, turizm konusunda uzmanlaşmış personelin işletmelerin finansal ihtiyaçlarını daha iyi değerlendirebildiğini ve turizm profesyonelleriyle ortak bir iletişim dili oluşturabildiğini söyledi.
Turizm bankacılığının yalnızca Antalya’yla sınırlı kalmadığını belirten Çelim, farklı destinasyonların ihtiyaçlarının da bu uzmanlaşma yaklaşımıyla değerlendirildiğini vurguladı.
Antalya’nın turizm sektöründe sahip olduğu güçlü konumun bu yapılanmanın gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Çelim, bölgeden başlayan çalışmaların Türkiye genelindeki turizm işletmelerini kapsadığını belirtti.
“Antalya’nın İhtiyacıyla Karadeniz’in İhtiyacı Aynı Değil”
Turizm işletmelerine sunulan finansal çözümlerin bölgesel farklılıklara uygun olması gerektiğini belirten Güvenç Çelim, Türkiye’deki destinasyonların birbirinden farklı ekonomik ve operasyonel özellikler taşıdığını söyledi.
Antalya, İstanbul ve Karadeniz gibi bölgelerde turizm işletmelerinin çalışma biçimlerinin, sezon yapılarının ve finansman ihtiyaçlarının farklılaşabildiğini ifade etti.
Bu nedenle bütün turizm işletmeleri için aynı finansman modelinin uygulanmasının yeterli olmayabileceğini belirten Çelim, sektöre özel ürünlerin ve ödeme sistemlerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.
İşletmelerin nakit akışını daha etkin yönetebilmesi, ödeme ve tahsilat süreçlerini kolaylaştırabilmesi ve operasyonel maliyetlerini azaltabilmesi için dijital çözümler geliştirdiklerini söyledi.
Güvenç Çelim: “Finansal Okuryazarlık, Paranın Bizi Değil Bizim Parayı Yönetmemizdir”
Söyleşinin önemli başlıklarından biri de gençlerin finansal okuryazarlık becerilerini geliştirmesi oldu.
Deniz Dikkaya’nın finansal okuryazarlığın önemi hakkındaki sorusunu yanıtlayan Güvenç Çelim, bu yetkinliğin yalnızca finans sektöründe çalışanlar için değil, bütün meslek grupları açısından gerekli olduğunu belirtti.
Finansal okuryazarlığın üç temel kavram üzerine kurulabileceğini ifade eden Çelim, bunları farkındalık, organizasyon ve küçük tasarruflar olarak sıraladı.
İlk aşamanın gelir ve giderlerin farkında olmak olduğunu belirten Çelim, bireylerin sahip oldukları kaynakları ve harcama alışkanlıklarını doğru değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
İkinci aşamada bu kaynakların planlı biçimde yönetilmesinin önemine dikkat çeken Çelim, gelir ve giderler arasında olumlu bir denge kurulmasının hem bireyler hem de işletmeler açısından önemli olduğunu ifade etti.
Üçüncü aşamanın ise küçük tasarruflarla finansal birikim oluşturabilmek olduğunu belirten Çelim, finansal farkındalığın kişilerin gelecekteki kararlarını da etkilediğini vurguladı.
“Finansal okuryazarlık, paranın bizi yönetmesi değil, bizim parayı yönetmemizdir.” sözleriyle yaklaşımını özetleyen Çelim, bu becerinin genç yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekti.
“Finansal Okuryazarlık Üniversite Sıralarında Başlıyor”
Gençlerin finansal okuryazarlık konusunda erken yaşlarda bilinç kazanması gerektiğini belirten Güvenç Çelim, üniversite döneminin bu açıdan önemli olduğunu söyledi.
Öğrencilerin kişisel bütçelerini yönetmeye başladıkları dönemde edindikleri alışkanlıkların uzun vadeli etkiler oluşturabileceğini ifade eden Çelim, küçük tasarrufların ve doğru harcama planlamasının gelecekteki finansal kararlar açısından temel oluşturduğunu vurguladı.
Deniz Dikkaya da finansal okuryazarlığın belirli bir yaş veya meslek grubuyla sınırlandırılamayacağını belirterek, turizm sektöründe yöneticilik yapan profesyonellerin de bütçe ve finans yönetimi konusunda bilgi sahibi olması gerektiğine dikkat çekti.
Turizm işletmelerinde finansal planlamanın yalnızca muhasebe ve finans departmanlarının sorumluluğunda olmadığı, farklı birimlerde görev yapan çalışanların da temel finansal kavramları anlamasının önem taşıdığı değerlendirildi.
“24 Yıllık Bankacılık Deneyimimin Yedi Yılı Antalya’da Geçti”
Kariyerine ilişkin bilgiler de paylaşan Güvenç Çelim, Türkiye İş Bankası bünyesinde 24 yıldır görev yaptığını söyledi.
Bankacılık kariyerinde iç kontrol, yöneticilik ve şube müdürlüğü gibi farklı görevler üstlendiğini belirten Çelim, mesleki deneyiminin önemli bir bölümünü Antalya’da kazandığını anlattı.
Yöneticilik kariyerinin yedi yılını Antalya’da geçirdiğini belirten Çelim, turizm bankacılığı görevinden önce Akdeniz Sanayi Şube Müdürlüğü yaptığını ifade etti.
Sanayi bankacılığı alanındaki deneyiminin sektörel uzmanlaşmanın önemini anlamasına katkı sağladığını belirten Çelim, son üç yıldır turizm bankacılığı yapılanmasında görev aldığını söyledi.
Turizm sektörüne özel finansal ürünlerin geliştirilmesinde sektörü tanımanın önemli olduğunu belirten Çelim, turizm profesyonelleriyle kurulan doğrudan iletişimin bankacılık hizmetlerini geliştirmeye yardımcı olduğunu ifade etti.
FINinTEK ile Turizmde Dijital Finansman Dönemi
Türkiye İş Bankası’nın dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Güvenç Çelim, turizm ekosistemine yönelik geliştirilen FINinTEK Dijital Turizm Platformu hakkında bilgi verdi.
Türkiye İş Bankası ve teknoloji iştiraki Softtech iş birliğiyle geliştirilen, ilk olarak Setur ile hayata geçirilen platform; seyahat acenteleri, oteller ve diğer sektör paydaşlarının finansal ve operasyonel süreçlerinin dijital ortamda yürütülmesini hedefliyor.
Çelim, platformun turizm işletmelerinin ödeme ve tahsilat süreçlerini kolaylaştırmayı, finansal işlemlerini daha etkin yönetmelerini sağlamayı ve operasyonel maliyetlerini azaltmayı amaçladığını belirtti.
Turizm sektöründe işletmeler arasındaki ticari ilişkilerin finansal süreçlerinin daha fazla dijitalleşmesi gerektiğine dikkat çeken Çelim, platformun bu ihtiyaç doğrultusunda geliştirildiğini ifade etti.
“FINinTEK’in Kapsamını Tedarikçiler ve Yurt Dışı Acentelerle Genişletmek İstiyoruz”
FINinTEK’in gelişim planını değerlendiren Güvenç Çelim, platformun farklı sektör paydaşlarını kapsayan aşamalı bir yapıyla genişletilmesini hedeflediklerini söyledi.
İlk aşamada oteller ve seyahat acenteleri arasındaki finansal işlemlere odaklandıklarını belirten Çelim, sonraki aşamalarda tedarikçilerin sisteme daha kapsamlı biçimde dahil edilmesinin planlandığını ifade etti.
Bu gelişmenin otel işletmelerinin satın alma ve ödeme süreçlerine de katkı sağlayabileceğini belirten Çelim, tedarikçilerle kurulan ticari ilişkilerin dijital ortamda daha kolay yönetilebileceğini söyledi.
Uluslararası seyahat acentelerinin platforma dahil edilmesini de gelecek dönem hedefleri arasında gösteren Çelim, yurt dışındaki iş ortaklarının sisteme katılımıyla turizm finansmanının daha geniş bir ekosisteme ulaşabileceğini belirtti.
Dijitalleşmenin yalnızca ödeme işlemlerini hızlandırmakla sınırlı kalmayacağını vurgulayan Çelim, işletmeler arasındaki operasyonel süreçlerin de daha verimli yürütülmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
“Turizm İşletmelerinin Operasyonel Maliyetlerini Azaltmayı Hedefliyoruz”
FINinTEK’in turizm işletmelerine sağlayabileceği avantajları değerlendiren Güvenç Çelim, dijital platformlar aracılığıyla finansal işlemlerin daha etkin biçimde yürütülebileceğini belirtti.
Seyahat acenteleri, oteller ve tedarikçiler arasındaki ticari ilişkilerde ödeme ve tahsilat süreçlerinin önemli bir operasyonel yük oluşturabildiğini ifade eden Çelim, bu işlemlerin dijitalleşmesinin zaman ve maliyet avantajı sağlayabileceğini söyledi.
Turizm işletmelerinin rekabet gücünü artırabilmesi için yalnızca satış gelirlerine değil, maliyetlerin doğru yönetilmesine de odaklanması gerektiğini vurguladı.
Dijital finansman çözümlerinin bu açıdan önemli fırsatlar oluşturabileceğini belirten Çelim, İş Bankası’nın sektöre yönelik yeni ürün ve hizmetler geliştirmeyi sürdüreceğini ifade etti.
Deniz Dikkaya: “Turizmin Finansal Gücünü Gençlere de Anlatmalıyız”
“Hadi Turizm Konuşalım” programının sunucusu Deniz Dikkaya, turizm sektörünün güçlü bir ekonomik ekosisteme sahip olduğunu belirterek, gençlerin bu sektörün farklı meslek alanlarını tanımasının önemine dikkat çekti.
Turizmin yalnızca otelcilik ve seyahat acenteliğiyle sınırlı olmadığını belirten Dikkaya, finans, pazarlama, teknoloji ve iletişim gibi alanlarda da kariyer fırsatları sunduğunu ifade etti.
Türkiye İş Bankası’nın programa verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Dikkaya, finansal okuryazarlığın genç turizm profesyonelleri açısından önemli bir beceri olduğunu vurguladı.
Turizm sektörüne yönelik uzmanlaşmış finansal çözümlerin geliştirilmesinin önemli olduğunu belirten Dikkaya, finans kurumlarının sektörün ihtiyaçlarını yakından tanımasının işletmeler açısından değer taşıdığını ifade etti.
Turizm Bankacılığında Yeni Dönem: Finansman, Uzmanlaşma ve Dijitalleşme
ATF26 Türkiye kapsamında gerçekleştirilen söyleşide Güvenç Çelim, turizm bankacılığının yalnızca kredi ve finansman sağlamaya odaklanan geleneksel bir modelin ötesine geçtiğini vurguladı.
Turizm işletmelerinin farklı ihtiyaçlarına yanıt veren uzmanlaşmış bankacılık hizmetlerinin, dijital ödeme çözümlerinin ve finansal okuryazarlık çalışmalarının önemine dikkat çekti.
İş Bankası’nın turizm sektörüne sağladığı finansman kaynaklarının artırılması, turizm ihtisas şubesi yapılanması ve FINinTEK platformunun geliştirilmesi, bankanın sektöre yönelik çalışmaları arasında öne çıktı.
Çelim’in açıklamalarında, turizm sektörünün sürdürülebilir büyümesini desteklemek için finansal kaynakların yanı sıra dijital dönüşümün, operasyonel verimliliğin ve sektörel uzmanlığın birlikte geliştirilmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
