Türkiye’de sağlık turizminin 2026 yılı ilk 6 aylık verilerinde hasta sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla gerileme gösterse de kişi başına elde edilen gelirde dikkat çekici bir artış kaydedildi. 2025 yılı genellerinde 2 bin 200 dolar seviyelerinde seyreden hasta başına ortalama gelir, 2026’nın ilk yarısı itibarıyla 2 bin 600 dolar seviyesine ulaştı.
Gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Başdanışmanı Elif Ural, 2025 yılının sektör açısından başarılı geçtiğini ve sonraki dönemler için hedeflerin daha da yükseltildiğini ifade etti. 2025 yılının tamamında 1 milyon 399 bin kişinin sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi tercih ettiğini ve toplam 3 milyar dolar gelir elde edildiğini hatırlatan Ural, 2026’nın ilk 6 ayında ise 563 bin 327 sağlık turistiyle yaklaşık 1,58 milyar dolar gelir seviyesine ulaşıldığını belirtti. Bu rakamlarla yılın ilk yarısında, bir önceki yılın toplam gelirinin yaklaşık yüzde 52’lik kısmına erişilmiş oldu.
Yılın Son Dört Ayında Hızlı Hareketlilik Beklentisi
Yaz döneminde döviz girdilerinde dönemsel bir düşüş yaşandığını dile getiren Elif Ural; yükselen uçak bileti ve konaklama fiyatlarının sağlık turizmi tercihleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı. Sağlık hizmetlerine yönelik talebin özellikle eylül ve aralık ayları arasında yoğunlaştığına işaret eden Ural, “Kişi başı gelirlerde 2025’te ortalama bir hastanın 2 bin 200 dolar civarında geliri varken, bu yıl ilk 6 ayda 2 bin 600 seviyelerine ulaşmış bir gelirimiz var. Yazın gelirlerde düşüş yaşanması Türkiye’nin aynı zamanda bir turizm ülkesi olması, uçak ve konaklama fiyatlarının yükselmesinden kaynaklanıyor. Hastaların daha yoğun rağbet ettiği bir döneme girdiğimiz için son 4 ay bizim için çok daha önemli ve çok daha hızlı ilerleyecektir” değerlendirmesinde bulundu.
COP31 Zirvesi Antalya Sağlık Turizmi İçin Stratejik Fırsat
Antalya’nın BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olmasının kent ve ülke turizmi açısından kritik bir eşik olduğunu söyleyen Ural, organizasyonun sunacağı potansiyele dikkat çekti. COP31 vesilesiyle birçok ülkeden üst düzey bürokratın Antalya’yı ilk kez ziyaret edeceğini belirten Ural, “COP31, Antalya için muhteşem bir karar. Bir sürü ülkeden bürokrat kenti ilk defa ziyaret edecek ve bunu çok iyi değerlendirmeliyiz” dedi.
Antalya’nın İstanbul’un ardından en fazla sağlık turisti ağırlayan destinasyon konumunda bulunduğunu aktaran Ural, kentte ağırlıklı olarak dental (diş) hizmetlerin ön plana çıktığını ifade etti. Medikal turizmdeki mevcut sınırların COP31 sayesinde genişletilebileceğini belirten Ural, organizasyon kanalıyla diğer sağlık disiplinlerinin de küresel pazarlara hızla tanıtılabileceğini bildirdi.
Antalya Diş Kliniklerinde Yabancı Hasta Oranı Yüzde 90’a Ulaştı
Kıyı turizmi ile sağlık hizmetlerinin entegre sunulmasının kentin rekabet gücünü artırdığını vurgulayan Elif Ural, Antalya’daki diş kliniklerinde yabancı hasta oranının yüzde 90 seviyelerine ulaştığını kaydetti. 2026 turizm sezonunun uzaması ve seyahat maliyetlerindeki artışlar nedeniyle kasım ayına kadar fiyat güncellemelerinin sürdüğünü ifade eden Ural, 15 Kasım – 30 Aralık tarihleri arasında sağlık turizminde ivmeli bir hareketlilik beklediklerini aktardı.
2027 Hedeflerinde Rehabilitasyon ve Longevity Öne Çıkıyor
Sektörün gelecek vizyonuna ve 2027 yılı stratejilerine de değinen TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Elif Ural, klasik medikal uygulamaların ötesinde yeni alanların ivme kazanacağını açıkladı. Rehabilitasyon, longevity (sağlıklı ve uzun yaşam) ve esenlik (wellness) merkezlerinin önemine değinen Ural, “2027’de medikal turizmden ziyade her zaman savunduğumuz rehabilitasyon, longevity ve özellikle bakanlığımızın yeni dönemde hayata geçirdiği esenlik merkezleriyle ilgili çalışmalar sayesinde bu tür katma değerli döviz gelirlerinin ülkemize katkı sağlamasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
