NEVZAT ÇELEBİ | OTELCİLİK SEKTÖRÜNÜN GÜNÜMÜZ GERÇEKLERİ VE DEĞERLERİ

Bugün bilgiye erişim sınırsız.
Cep telefonlarımızda yapay zekâ asistanları, ekranlarımızda
YouTube dersleri, elimizin altında binlerce makale var.
Ancak otelcilik sektöründe gerçek başarıyı belirleyen şey,
bilgiye sahip olmak değil, bilgiyi sahada dönüştürmektir.
Çünkü misafirin karşısında, lobide, resepsiyon deskinde ya
da kriz anında, teorik bilgi tek başına hiçbir anlam ifade etmez.
Orada devreye giren şey, deneyimle yoğrulmuş ustalık ve
eğitimle kazanılmış reflekslerdir.
Bilgi ile Ustalık Arasında Uçurum Farklar Vardır
Bilmek: Kitaplardan, videolardan, yapay zekâdan öğrenilen
teorik malumattır.
Yapabilmek: Misafirin yüzündeki tereddüdü okuyabilmek, kriz
anında ekibi sakinleştirebilmek, bir şikâyeti fırsata dönüştürebilmektir.
Bu uçurum, otelcilikte her gün karşımıza çıkar.
Çünkü misafir deneyimi, sadece prosedürleri bilmekle değil,
o bilgiyi sahada doğru zamanda, doğru üslupla uygulamakla ölçülür.
Eğitim Masraf Değil, Yatırımdır İşletmeler Ve Sektör İçin
Otelcilikte eğitim bütçesini “masraf” gören işletmeler,
aslında sahada yaptıkları hatalarla o paranın katbekat fazlasını
kaybederler.
Deneme-yanılma, en pahalı öğrenme yöntemidir.
Süzülmüş bilgi ve metodoloji, en değerli
sermayedir.
Eğitime yatırım yapmayan bir profesyonel, yatırımcısından
maaş bekleyemez.
Çünkü sermaye, kendini geliştirmeyen bir zihne değil,
dönüşüm yaratabilen bir ustaya akar.
Günümüz Otelciliğinin Gerçeklerine Bakarsak
Teknoloji: Yapay zekâ, otomasyon, CRM sistemleri artık
olmazsa olmaz.
Ancak bunlar sadece araçtır.
Misafirin kalbine dokunan şey, insanın insana sunduğu
samimiyet ve güven duygusudur.
Deneyim: Misafir artık sadece yatak ve kahvaltı satın
almıyor; hikâye, atmosfer, anlam arıyor. Otelcilik, bir konaklama değil, bir
sahne sanatıdır.
Sürdürülebilirlik: Bugünün otelcisi, sadece oda satmaz;
doğayı, kültürü ve toplumu da korur. Misafir, çevreye duyarlı işletmeleri
tercih eder.
İtibar: Bir otelin en büyük varlığı, duvarları değil,
misafirinin gözündeki güvenidir.
İtibar, sahada kazanılır; reklamla değil, yaşatılan
deneyimle inşa edilir.
Teknoloji alet çantandır; eğitim bilek gücündür.
Ustalık, bedel ödeyenlerin oyunudur.
Misafir deneyimi, prosedür değil; sahada yaşanan anların
toplamıdır.
Kriz yönetimi, otelcinin gerçek sınavıdır.
Kendi gelişimine yatırım yapmayan, başkasından yatırım
bekleyemez.
Bugün sektörde fark yaratanlar, internetten topladıkları
kırıntılarla değil, süzülmüş bilgiyi sahada dönüştürenlerdir.
