Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen Spor Turizmi Paneli’nde, Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki potansiyeli, Antalya’nın dört mevsim turizm hedefi ve sporun destinasyon tanıtımındaki rolü değerlendirildi.
TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen’in moderatörlüğündeki panelde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, spor turizmine yönelik yeni stratejileri anlatırken, Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan ile Gloria Sports Arena Genel Müdürü Görkem Dönmez, kamu-özel sektör iş birliğinin önemini vurguladı. Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu Mete Gazoz ile Paris 2024 Olimpiyat sporcusu Elif Berra Gökkır ise uluslararası müsabakalar ve antrenman kampları üzerinden spor turizmini sporcu gözüyle değerlendirdi.

26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), turizmin geleceğine yönelik önemli başlıkların ele alındığı panellere ev sahipliği yaptı.
Fuarın üçüncü gününde, ATF Genç programı kapsamında gerçekleştirilen Spor Turizmi Paneli, sporun turizm ekonomisine etkisini, uluslararası organizasyonların destinasyonlara sağladığı katkıları ve gençler açısından oluşturduğu kariyer fırsatlarını gündeme taşıdı.
Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) Yönetim Kurulu Başkanı ve ON İletişim Ajans Başkanı İpek Özgüden Özen moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele; Gloria Sports Arena Genel Müdürü Görkem Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu milli okçu Mete Gazoz, Paris 2024 Olimpiyat sporcusu Elif Berra Gökkır ve Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan katıldı.
Panelde spor turizminin yalnızca uluslararası müsabakalardan ibaret olmadığı; antrenman kampları, amatör spor faaliyetleri, doğa sporları, sporcu sağlığı, destinasyon tanıtımı ve spor ekonomisinin farklı alanlarını kapsayan geniş bir ekosistem oluşturduğu vurgulandı.
Selçuk Meral: “ATF’de Spor ve Macera Turizmine Daha Fazla Odaklanacağız”
Panel öncesinde sahneye çıkan ATF Kurucu Başkanı Selçuk Meral, Antalya Turizm Fuarı’nın sekizinci edisyonuna ulaşan gelişim sürecine değinerek, spor ve macera turizminin organizasyonun gelecek dönem gündeminde daha güçlü yer almasını istediklerini belirtti.
Türkiye’nin uluslararası turizm alanındaki konumuna dikkat çeken Meral, Antalya’nın spor turizmi açısından da önemli fırsatlara sahip olduğunu ifade etti.
Spor ve macera turizmi başlıklarını ATF’nin içeriğinde daha fazla geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Meral, organizasyonun önümüzdeki dönemlerde bu alanlara yönelik iş birliklerini destekleyeceğini söyledi.

İpek Özgüden Özen: “Spor Turizmini Güçlü Bir Marka Değerine Dönüştürmeliyiz”
Panelin moderatörlüğünü üstlenen İpek Özgüden Özen, sporun yalnızca müsabakalardan oluşmadığını, turizm, iletişim, pazarlama ve destinasyon ekonomisiyle güçlü ilişkiler kurduğunu belirtti.
Spor organizasyonlarının uluslararası tanıtım açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Özen, büyük spor etkinliklerinin yalnızca sporcuları değil, taraftarları, antrenörleri, medya temsilcilerini ve farklı ülkelerden ziyaretçileri de harekete geçirdiğini söyledi.
Paris Olimpiyatları, Tour de France ve Türkiye’deki uluslararası spor organizasyonlarından örnekler paylaşan Özen, spor etkinliklerinin şehirlerin bilinirliğini artırırken turizm ekonomisine de katkı sağlayabildiğini vurguladı.
Türkiye’de düzenlenen uluslararası organizasyonların iletişim ve pazarlama açısından daha güçlü değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özen, sporcuların başarılarının da ülke markasına önemli katkılar sunduğuna dikkat çekti.
Spor turizminin yılın belirli dönemlerine sıkışan bir faaliyet olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade eden Özen, Antalya’nın sahip olduğu iklim, tesis ve ulaşım olanaklarının dört mevsim turizm hedefini destekleyebileceğini belirtti.
Yavuz Gürhan: “Antalya Hem Turizm Hem de Spor Şehri”
Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, kentin spor turizmi açısından sahip olduğu güçlü altyapıyı ve uluslararası organizasyon deneyimini değerlendirdi.
Antalya’nın yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda önemli bir spor merkezi olduğunu vurgulayan Gürhan, farklı branşlarda düzenlenen organizasyonlarla şehrin uluslararası alanda daha fazla tanındığını ifade etti.
Kentin doğal koşulları, konaklama kapasitesi ve spor tesisleriyle önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Gürhan, bu potansiyelin planlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Bisiklet, futbol, okçuluk, plaj sporları ve doğa sporları gibi farklı branşlarda Antalya’nın öne çıktığını söyleyen Gürhan, spor turizminin çeşitlendirilmesinin sezonun uzatılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.
Antalya’nın spor organizasyonlarında edindiği deneyimin önemli olduğunu ancak bundan sonraki aşamada hangi branşlara yatırım yapılacağının daha stratejik biçimde belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Her Branşı Aynı Anda Büyütemeyiz, Doğru Alanlara Odaklanmalıyız”
Spor turizminde gelişimin yalnızca daha fazla organizasyon düzenlemek anlamına gelmediğini belirten Yavuz Gürhan, destinasyonların güçlü oldukları branşlara odaklanmasının önemine dikkat çekti.
Antalya’nın iklim koşulları, mevcut tesisleri ve doğal özelliklerinin farklı sporlar açısından ayrı avantajlar sunduğunu ifade eden Gürhan, yatırımların ve tanıtım çalışmalarının bu özellikler doğrultusunda planlanması gerektiğini söyledi.
Kamu kurumları, yerel yönetimler, federasyonlar, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün birlikte hareket etmesinin önemine değinen Gürhan, uluslararası organizasyonların sürdürülebilir başarıya ulaşabilmesi için ortak bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Antalya’nın geçmişte özellikle futbol takımlarının kamp merkezi olarak öne çıktığını hatırlatan Gürhan, bugün ise daha geniş bir spor turizmi ürün çeşitliliğine sahip olduğunu ifade etti.
Volkan Burak Mumcu: “Turizmin Geleceğini Sporda Görüyoruz”
Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Turizmi Daire Başkanı Volkan Burak Mumcu, Türkiye’nin spor turizmine yönelik stratejik çalışmalarını anlattı.
“Turizmin geleceğini sporda görüyoruz.” sözleriyle yaklaşımını ortaya koyan Mumcu, sporun turizm faaliyetlerini yıl geneline yayabilecek önemli araçlardan biri olduğunu belirtti.
Turizmde mevsimselliği azaltmak ve farklı dönemlerde ziyaretçi hareketliliği oluşturmak için spor organizasyonlarından daha fazla yararlanılması gerektiğini ifade etti.
Spor turizmine yönelik kamu yapılanmasının son yıllarda daha etkin hâle getirildiğini belirten Mumcu, bu alandaki çalışmaların planlama ve mevzuat boyutunda geliştirildiğini anlattı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın spor turizmini daha kapsamlı bir politika alanı olarak ele aldığını vurgulayan Mumcu, turizm ve sporun farklı kurumlar tarafından yürütülen ancak birbirini tamamlayan faaliyetler olduğunu ifade etti.
“81 İlin Spor Turizmi Potansiyelini Değerlendiriyoruz”
Türkiye’nin spor turizmi stratejisini yalnızca Antalya gibi gelişmiş turizm destinasyonlarıyla sınırlı tutmadıklarını belirten Volkan Burak Mumcu, farklı şehirlerin kendilerine özgü spor potansiyellerinin değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye genelinde destinasyonların spor turizmine uygun özelliklerini belirlemeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Mumcu, bölgelere göre farklı branşların öne çıkarılabileceğini anlattı.
Sarıkamış’ın kayak turizmi, Ağrı Dağı’nın dağcılık faaliyetleri ve yüksek rakımlı destinasyonların antrenman kampları açısından değerlendirilmesini örnek gösterdi.
Erzurum ve Kayseri gibi şehirlerde yüksek irtifa antrenman olanaklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalara değinen Mumcu, Karadeniz’in doğa sporları açısından sunduğu fırsatları da değerlendirdi.
Türkiye’nin coğrafi çeşitliliğinin spor turizmi açısından önemli bir avantaj olduğunu belirten Mumcu, bu potansiyelin doğru altyapı yatırımları ve uluslararası tanıtımla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Spor Organizasyonlarına Yalnızca Finansman Değil, Tanıtım Desteği de Vermeliyiz”
Uluslararası spor organizasyonlarının sürdürülebilirliği konusunda değerlendirmelerde bulunan Volkan Burak Mumcu, etkinliklerin yalnızca doğrudan finansal desteklerle büyütülmesinin yeterli olmayacağını belirtti.
Organizasyonların uluslararası pazarlarda tanıtılması, ihtiyaç duydukları altyapının geliştirilmesi ve doğru hedef kitlelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’deki spor etkinliklerinin uluslararası fuarlarda ve tanıtım platformlarında daha fazla görünür olması gerektiğini ifade eden Mumcu, spor turizmine yönelik bütüncül bir tanıtım anlayışı üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Bisiklet, dalış, okçuluk ve diğer spor branşlarının ayrı ayrı uluslararası pazarlara sunulabileceğini belirten Mumcu, Türkiye’nin spor organizasyonu düzenleme kapasitesinin daha güçlü anlatılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Maratonu gibi uluslararası bilinirliğe sahip organizasyonların gelişim potansiyeline değinen Mumcu, Türkiye’nin doğal ve kültürel özelliklerinin spor etkinlikleriyle birlikte tanıtılabileceğini belirtti.
Görkem Dönmez: “Antalya’nın Spor Turizmi Potansiyeli Mevcut Başarıların Çok Ötesinde”
Gloria Sports Arena Genel Müdürü Görkem Dönmez, Antalya’nın spor turizmindeki mevcut konumunu ve gelişim fırsatlarını özel sektör perspektifinden değerlendirdi.
Antalya’nın uluslararası spor takımları ve profesyonel sporcular tarafından tercih edilen önemli destinasyonlardan biri olduğunu belirten Dönmez, kentin sahip olduğu potansiyelin henüz bütünüyle değerlendirilmediğini ifade etti.
Spor tesislerinin kalitesi, konaklama olanakları ve organizasyon kabiliyeti açısından önemli bir seviyeye ulaşıldığını belirten Dönmez, tanıtım ve ortak pazarlama konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğini söyledi.
Uluslararası organizasyonlarda farklı ülkelerden gelen destinasyon temsilcilerinin birlikte hareket ettiğini gözlemlediklerini anlatan Dönmez, Türkiye’deki tesislerin ise çoğu zaman kendi markalarını ayrı ayrı tanıttığını belirtti.
Antalya’nın farklı spor tesisleri ve turizm işletmeleriyle ortak bir destinasyon kimliği oluşturmasının önemine dikkat çekti.
“Tesislerimizi Tek Tek Değil, Antalya’yı Birlikte Tanıtmalıyız”
Spor turizminin uluslararası rekabetinde ortak destinasyon pazarlamasının önemini vurgulayan Görkem Dönmez, tesislerin bireysel tanıtım faaliyetlerinin ötesine geçilmesi gerektiğini söyledi.
Yurt dışındaki organizasyonlarda bazı destinasyonların farklı otel ve tesislerle birlikte ortak tanıtım yaptığını belirten Dönmez, Antalya’da da benzer bir yaklaşımın güçlendirilebileceğini ifade etti.
Gloria Sports Arena’nın sporculara ve takımlara sunduğu hizmetlerin Antalya’nın genel spor turizmi altyapısının bir parçası olduğunu belirten Dönmez, bölgedeki farklı tesislerin güçlü yönlerinin ortak bir çerçevede sunulmasının önemine dikkat çekti.
Uluslararası pazarlarda Antalya’nın spor turizmi markasının güçlendirilmesi için kamu ve özel sektörün daha koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
“Spor Turizmini Daha Doğru Ölçmemiz Gerekiyor”
Görkem Dönmez, spor turizminin ekonomik etkilerinin ölçülmesi konusunda da önemli bir eksikliğe dikkat çekti.
Türkiye’ye spor amacıyla gelen ziyaretçilerin sayısı, konaklama süreleri ve ekonomik katkıları hakkında daha kapsamlı veriler oluşturulması gerektiğini belirtti.
Farklı şehirlerde, farklı branşlarda ve değişik amaçlarla gerçekleştirilen spor seyahatlerinin bütüncül biçimde analiz edilmesinin önemini vurgulayan Dönmez, doğru verilerin gelecekte yapılacak yatırımlar için yol gösterici olabileceğini söyledi.
Spor turizmi hareketliliğinin yalnızca profesyonel sporculardan oluşmadığını belirten Dönmez, amatör sporcular, antrenörler, teknik ekipler ve sporcuların çevresindeki farklı ziyaretçi gruplarının da bu hareketliliğin parçası olduğunu ifade etti.
Sektörün gerçek büyüklüğünün daha doğru ölçülmesiyle uluslararası pazarlama stratejilerinin de geliştirilebileceğini belirtti.

Elif Berra Gökkır: “Bir Organizasyonda Ulaşım ve İşleyiş Bizim için Çok Önemli”
Paris 2024 Olimpiyat sporcusu Elif Berra Gökkır, spor turizmini bir milli sporcunun bakış açısıyla değerlendirdi.
Uluslararası müsabakalara katılırken bir destinasyonda öncelikle organizasyonun işleyişine ve ulaşım olanaklarına dikkat ettiğini belirten Gökkır, sporcular için iyi planlanmış bir etkinlik ortamının önemini vurguladı.
Sporcuların farklı ülkeleri yalnızca yarışmak için ziyaret etmediğini ifade eden Gökkır, bu seyahatlerin yeni kültürler tanımak ve farklı deneyimler kazanmak açısından da değer taşıdığını söyledi.
Uluslararası organizasyonların sporcular için hem mesleki hem de kişisel gelişim fırsatı sunduğunu belirten Gökkır, yarışma dışında destinasyonu tanımanın da seyahatin önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.
Farklı ülkelerde gerçekleştirilen organizasyonlar aracılığıyla değişik kültürleri gözlemleme fırsatı bulduğunu anlatan Gökkır, sporun dünyayı keşfetmek açısından önemli bir imkân sunduğunu belirtti.

Mete Gazoz: “Sporcuların Başarısı Ülke Tanıtımı için Önemli Bir Güç”
Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu milli okçu Mete Gazoz, sporcuların uluslararası başarılarının destinasyonların tanıtımına nasıl katkı sağlayabileceğini değerlendirdi.
Bir sporcunun elde ettiği başarının yalnızca madalyayla sınırlı olmadığını belirten Gazoz, bu başarının doğru iletişimle daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiğini söyledi.
Uluslararası başarıların Türkiye’ye yönelik ilgiyi artırabildiğini ifade eden Gazoz, farklı ülkelerden sporcuların Türk sporcuların antrenman yöntemlerini, çalışma koşullarını ve kullandıkları tesisleri merak ettiğini anlattı.
Özellikle okçuluk alanında Türkiye’nin elde ettiği başarıların uluslararası spor camiasının dikkatini çektiğini belirten Gazoz, farklı ülkelerden sporcuların Türkiye’de kamp yapmaya ilgi gösterdiğini söyledi.
Sporcuların uluslararası alanda oluşturduğu marka değerinin spor turizmi açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
Mete Gazoz: “Antalya, Okçuluk Dünyasının Wimbledon’ı”
Antalya’nın uluslararası okçuluk organizasyonlarındaki konumuna dikkat çeken Mete Gazoz, kentte uzun yıllardır düzenlenen Dünya Kupası müsabakalarının sporcular açısından özel bir yere sahip olduğunu belirtti.
Gazoz, Antalya’daki okçuluk organizasyonlarının prestijini anlatırken tenis dünyasının Wimbledon turnuvasıyla karşılaştırdı.
Uluslararası okçuluk camiasında Antalya’nın tanınan ve önem verilen bir destinasyon olduğunu ifade eden Gazoz, dünyanın farklı ülkelerinden sporcuların burada yarışmak ve antrenman yapmak için geldiğini söyledi.
Antalya’daki iklim koşullarının, spor tesislerinin ve konaklama imkânlarının okçular açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Gazoz, organizasyonların sporcular tarafından olumlu değerlendirildiğini ifade etti.
Deniz ve spor tesislerinin aynı destinasyonda bulunmasının da Antalya’yı farklılaştırdığını belirten Gazoz, uluslararası sporcuların bu özelliklerden etkilendiğini anlattı.
“Dünyanın Farklı Ülkelerinden Okçular Antalya’da Kamp Yapmak İstiyor”
Türkiye’nin okçuluktaki başarılarının spor turizmine etkilerini değerlendiren Mete Gazoz, uluslararası sporcuların Türk milli takımının çalışma yöntemlerine ilgi gösterdiğini söyledi.
Farklı ülkelerden sporcuların Türkiye’deki antrenman ortamını ve sporculara sunulan imkânları görmek istediğini belirten Gazoz, bu ilginin antrenman kamplarına da yansıdığını ifade etti.
Türk sporcuların başarılarının uluslararası çevrelerde merak uyandırdığını söyleyen Gazoz, spor turizminin gelişiminde başarılı sporcuların rol model olmasının önemli olduğunu vurguladı.
Gazoz’un açıklamaları, spor alanında elde edilen başarıların yalnızca müsabaka sonuçlarıyla değil, destinasyona yönelik ilgiyi artırmasıyla da değer oluşturabileceğini ortaya koydu.

Yavuz Gürhan: “Her Çocuğun Bir Spor Branşıyla Buluşmasını İstiyoruz”
Panelin ikinci bölümünde spor turizminin gelişiminde gençlerin spora katılımı da ele alındı.
Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, güçlü bir spor turizmi destinasyonu oluşturmanın yalnızca uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapmakla mümkün olmadığını belirtti.
Spor kültürünün toplumun geneline yayılmasının önemine dikkat çeken Gürhan, çocukların ve gençlerin farklı spor branşlarıyla tanışmasını desteklediklerini söyledi.
Gençlerin spor, sanat ve kültür faaliyetlerine katılmasının kişisel gelişimleri açısından önemli olduğunu belirten Gürhan, yerel düzeyde spor kültürünün güçlenmesinin uluslararası organizasyonların başarısını da destekleyebileceğini ifade etti.
Mete Gazoz gibi başarılı sporcuların çocuklar ve gençler için önemli rol modeller olduğunu vurgulayan Gürhan, uluslararası başarıların toplumda belirli branşlara yönelik ilgiyi artırdığını belirtti.
“Başarılı Sporcular Yeni Nesillere İlham Veriyor”
Yavuz Gürhan, uluslararası başarı elde eden sporcuların yalnızca kendi branşlarını değil, spor kültürünün genel gelişimini de etkilediğini ifade etti.
Okçulukta Mete Gazoz’un, voleybolda ise milli takımların başarılarının gençlerin spora yönelmesinde önemli rol oynadığını belirtti.
Ailelerin ve çocukların başarılı sporcuları örnek alarak spor tesislerine ve kulüplere yöneldiğini söyleyen Gürhan, bu ilginin sürdürülebilir spor politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Her çocuğun profesyonel sporcu olmasının beklenmemesi gerektiğini ifade eden Gürhan, öncelikli hedefin sporun günlük yaşamın bir parçası hâline gelmesi olduğunu söyledi.
“Spor Turizmi Yalnızca Yarış Günüyle Sınırlı Değil”
Volkan Burak Mumcu, spor turizminin ekonomik katkılarının değerlendirilmesinde sporcuların organizasyon öncesi ve sonrasındaki seyahatlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Profesyonel ve amatör sporcuların bir müsabakaya katılmadan önce antrenman yapmak amacıyla destinasyona gelebildiğini anlatan Mumcu, organizasyon sonrasında da bölgede konaklamaya devam edebildiklerini söyledi.
Kemer’de düzenlenen Sea to Sky organizasyonundan örnek veren Mumcu, bazı yabancı sporcu ekiplerinin yarış öncesinde uzun süreli hazırlık kampları gerçekleştirdiğini ifade etti.
Sporcuların müsabaka öncesinde antrenman yapması, yarışmaya katılması ve sonrasında dinlenmesiyle turizm hareketliliğinin birkaç güne değil, daha uzun dönemlere yayılabildiğini belirtti.
Benzer biçimde bisiklet, dalış, koşu ve farklı doğa sporlarında da sporcuların organizasyon öncesinde hazırlık süresine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
“Spor Turizmi Yeni İş Alanları da Oluşturuyor”
Spor turizminin farklı meslek ve hizmet alanlarını geliştirdiğini belirten Volkan Burak Mumcu, spor organizasyonlarının yalnızca konaklama işletmelerine katkı sağlamadığını ifade etti.
Bisiklet turizminin gelişmesiyle ekipman, bakım, yedek parça ve teknik destek hizmetlerine yönelik ihtiyaçların artabileceğini belirten Mumcu, doğa sporlarında rehberlik ve organizasyon hizmetlerinin de önem kazandığını söyledi.
Sporcu sağlığı, beslenme, psikoloji, antrenman bilimi ve performans ölçümü gibi alanların da spor turizmi ekosisteminin önemli parçaları olduğunu vurguladı.
Gençler açısından spor yönetimi, etkinlik organizasyonu, iletişim, pazarlama, rehberlik ve spor teknolojileri gibi alanlarda kariyer fırsatları oluşabileceğine dikkat çekildi.
“Spor Turizmi Doğal Alanların Korunmasıyla Birlikte Gelişmeli”
Spor turizminin sürdürülebilirliği konusunda da değerlendirmelerde bulunan Volkan Burak Mumcu, doğal alanların taşıma kapasitesinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Köprülü Kanyon gibi doğa sporları açısından önemli destinasyonları örnek gösteren Mumcu, bir bölgede spor turizmi faaliyetlerinin sürekli artırılmasının her zaman doğru bir yaklaşım olmayabileceğini söyledi.
Rafting, dağcılık, doğa yürüyüşü ve benzeri faaliyetlerde doğal çevrenin korunmasının öncelikli olması gerektiğini vurguladı.
Spor turizminin büyümesinde çevresel sürdürülebilirliğin önemli bir unsur olduğunu belirten Mumcu, destinasyonların gelişim planlarında doğal kaynakların korunmasına yönelik sınırların da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Görkem Dönmez: “Bizim için Başarı, Sporcunun Hedefine Ulaşmasına Katkı Sağlamak”
Gloria Sports Arena Genel Müdürü Görkem Dönmez, tesislerin spor turizmi içindeki rolünü değerlendirirken, yalnızca ağırlanan sporcu ve takım sayısının başarı ölçütü olmadığını belirtti.
Kampa gelen sporcuların kaliteli hizmet almasının ve hazırlık süreçlerini verimli geçirmesinin önemine dikkat çeken Dönmez, bu çalışmaların müsabaka performansına katkı sağlayabilmesinin kendileri açısından değerli olduğunu ifade etti.
Bir milli takımın kamp organizasyonunun yalnızca sporculardan oluşmadığını belirten Dönmez, teknik ekiplerin, antrenörlerin ve farklı kulüplerin de bu süreçte yer aldığını söyledi.
Sporcuların deneyimlerinin daha geniş çevrelere ulaştığını vurgulayan Dönmez, bu nedenle spor tesislerinin yalnızca konaklama ve antrenman hizmeti sunmadığını, destinasyonun uluslararası algısına da katkı sağladığını belirtti.
Gloria Sports Arena’nın temel hedeflerinden birinin sporcuların hazırlık süreçlerini desteklemek olduğunu söyleyen Dönmez, tesislerde sunulan hizmetin uzun vadeli sporcu başarısıyla ilişkilendirildiğini ifade etti.

Mete Gazoz ve Elif Berra Gökkır’dan Antalya’ya Övgü
Panelin son bölümünde Mete Gazoz ve Elif Berra Gökkır, Antalya’nın uluslararası sporcular açısından sunduğu avantajlara ilişkin görüşlerini paylaştı.
Elif Berra Gökkır, Antalya’nın ulaşım ve konaklama imkânlarının yanı sıra kültürel ve doğal özellikleriyle de sporcular için önemli bir destinasyon olduğunu belirtti.
Farklı ülkelerden gelen sporcuların Antalya’daki organizasyonlardan memnuniyetle ayrılmasının kentin uluslararası konumunu güçlendirdiğini ifade etti.
Mete Gazoz ise okçuluk branşında Antalya’nın sahip olduğu güçlü organizasyon geçmişinin önemli bir değer oluşturduğunu vurguladı.
Dünya Kupası organizasyonlarının Antalya’da gerçekleştirilmesinin uluslararası okçuluk camiası açısından özel bir anlam taşıdığını belirten Gazoz, bu birikimin spor turizminin geleceğinde de değerlendirilebileceğini söyledi.
Spor Turizminin Geleceği Ortak Stratejiyle Şekillenecek
ATF26 Türkiye kapsamında gerçekleştirilen Spor Turizmi Paneli’nde, Antalya’nın uluslararası spor organizasyonlarındaki deneyimi, Türkiye’nin spor turizmi stratejisi ve sporcuların destinasyon tanıtımındaki rolü kapsamlı biçimde ele alındı.
Kamu kurumları, spor federasyonları, özel sektör, organizatörler ve profesyonel sporcular arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekilirken, spor turizminin yılın tamamına yayılan bir ekonomik ve sosyal faaliyet alanına dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin iklim, coğrafya, tesis ve organizasyon kabiliyeti açısından önemli avantajlara sahip olduğu belirtilirken, bu potansiyelin uluslararası pazarlarda daha güçlü tanıtılması ve ekonomik etkilerinin doğru ölçülmesi gerektiği ifade edildi.
Mete Gazoz ve Elif Berra Gökkır’ın sporcu deneyimleri, başarılı sporcuların uluslararası organizasyonlar ve antrenman kampları aracılığıyla Türkiye’nin tanıtımına sağlayabileceği katkıları ortaya koydu.

Panelin ortak mesajı, Türkiye’nin spor turizminde daha güçlü bir uluslararası konuma ulaşabilmesi için mevcut altyapının ortak tanıtım, stratejik planlama, sporcu deneyimi ve sürdürülebilirlik anlayışıyla desteklenmesi gerektiği oldu.
