KARTALKAYA’DA ACININ YIL DÖNÜMÜ

Bolu Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de 78 kişinin ölümüyle sonuçlanan yangın faciasının yıl dönümünde otel önünde dondurucu soğukta anma töreni düzenlendi. Yakınlarını kaybedenler, törende gözyaşlarına boğuldu. Yangında ölenlerin isimleri otelin duvarına yansıtılırken havaya dilek balonları uçuruldu.
Bolu'da, 21 Ocak 2025'te kayak merkezi Kartalkaya'da bulunan Grand Kartal Otel'de gece saatlerinde çıkan yangında 78 kişi yaşamını yitirdi, 133 kişi yaralandı. Yangının ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada yargılanan şüpheliler hakkında 31 Ekim 2025'te karar verildi. Tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, otelin genel müdürü Emir Aras, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar, 34 çocuğa karşı 'olası kastla öldürme' suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırdı. Aynı sanıklara ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez 'olası kastla öldürme' suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verildi.
OTELİN TEKNİK PERSONELİ VE İL ÖZEL İDARE YETKİLİLERİNE 'BİLİNÇLİ TAKSİR'DEN CEZA'
'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan Grand Kartal Otel muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisat bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ve iş güvenliği uzmanı Kübra Demir 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, otelin teknik görevlileri Tahsin Pekcan ve Hüseyin Özer, denetim şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu, denetim şirketi çalışanı Aleyna Beşinci, kafeyi işleten şirketin yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan 21'er yıl, otelin resepsiyon görevlisi Yigithan Burak Çetin 12 yıl, otelin teknik personeli Bayram Ütkü ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
MUTFAK PERSONELİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI BERAAT ETTİ
Heyet, mutfak personeli Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan ve mutfak görevlisi Enver Öztürk'ün beraatini kararlaştırdı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında 'konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi. Ayrıca 'olası kast'tan hapis cezası verilen 11 sanık, 'yaralama', 'mala zarar verme' suçlarından çeşitli sürelerde hapse çarptırıldı.
ACININ 1'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE YAKINLARINI ANDILAR
Facianın 1'inci yıl dönümünde Grand Kartal Otel'de yangının çıktığı gece saat 03.18'de anma töreni düzenlendi. Acının yaşandığı otelin önüne yangında ölenlerin fotoğrafları ile isimlerinin bulunduğu pankart asılarak karanfiller bırakıldı. Otelin duvarına ise yangında yaşamını yitirenlerin isimleri yansıtıldı. Hava sıcaklığının sıfırın altında 15 dereceye kadar düştüğü dondurucu soğukta anma törenine katılanlar gözyaşlarına boğuldu. Yangında ölenler anısına gökyüzüne dilek balonları bırakıldı.
'BİZLER YAŞAYAN ÖLÜLER GİBİYİZ'
Yangında oğlunu kaybeden Ankara 11'inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay, kabus gibi bir yıl geçirdiklerini belirterek, “Buraya bakamıyoruz. Birçok aile gelemedi. Son dakikaya kadar bizler de gelip gelmeme arası çok zor. Yakınlarınızın, çocuklarınızın tabutunu görüyorsunuz. Yani şu anda tabut orası mezar. Baktığınız zaman ayrı bir acı veriyor. İsimler dönüyor. Şurada 78 tane can, aile, kardeş, ana baba. Anlatılacak gibi değil. Her pencere sanki bir mezar. Orada yatıyorlar. Orada ne oldu? O gece nasıl bir şey yaşandı? Onu düşünemiyorum bile kabus gibi. Birçok aile çıkamadı buraya. Aşağıda bekliyorlar. Çünkü çok zor. Kaldırılacak bir şey değil ama bu da burada bir abide gibi kalmalı. Artık bu ailelerin verdiği mücadeleler sonucunda eğer gerçekten adalet tecelli eder de bütün suçlular, sorumlular cezasını alırsa belki bir nebze rahatlayacağız. Bu da aslında adaletin timsali olarak bu otel burada. Artık en son yapılan yanlışları kötülüklerin sembolü olarak kalacak. Bizlerin ciğerlerimiz, yüreğimiz her yerimiz yanıyor. Bizler yaşayan ölüler gibiyiz ama bizi ayakta tutan belki de tek şey bu süreçte bütün suçluların tepeden tırnağa ne kadar dahli varsa bu olayın olmasında hepsinin cezasını çekmeleri, onun mücadelesini veriyoruz" dedi.
'ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ'
Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9'uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, 78 kişinin organize kötülüğün içerisinde yaşamını kaybettiğini söyleyerek, “Çok basit şekilde çıkan bir yangın, kendi kendine sönümlenebilecek olan bir yangın; organize kötülükleri, hataları, kusurları, kasıtlarıyla işletme sahiplerinden çalışanlarına, personeline kadar bunları denetlemeyen kamu görevlilerine kadar, bunların kusurları yüzünden bir organize kötülüğe ve bir faciaya dönüşerek insan kaybı açısından dünyada 6'ncı büyük otel yangınına dönüştü. Maalesef bu toplumda, bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı ve biz bir yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik. Süreç içerisinde geçen bir yıl içerisinde ne yaşadık? Acılarımız katlanarak büyüdü. Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi. Bu süre içerisinde tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları alma açısından adalete tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki onu, bunun da karşılığını en azından bu aşamada, ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk. Bir yıla yakın süren bir yargılama sonucunda soruşturma aşamasında Bolu 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi toplum vicdanında yerini bulan ve emsal olabilecek bir karara imza attı. Bu tür organize kötülüklerde bir daha yaşanmaması için toplumları içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması için yapanın yanına kar kalıyor algısının sökülüp atılması için bütün emsal olabilecek bir karara imza attılar" şeklinde konuştu.
'BU KARARA DOKUNMAMAMIZ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM'
Gençbay, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bazı sanıklar hakkında cezaların düşürülmesi için istinafa başvurmasını değerlendirerek şunları söyledi:
“Şimdi istinaf aşamasında tarafların da istinaf talepleri var. Savcıların, savcının da 5 kişi dışında kalan kişiler için bilinçli taksirden cezalandırılması yönünde bir istinaf başvurusu olmuş. Biz burada olası kastla cezalandırılma talebinde bulunurken, bu sorumluluğu olan kişilerin bunların daha fazla ceza alması için böyle bir talepte bulunmadık. Ya da mahkeme bunlara daha fazla ceza vermek için böyle bir hükme imza atmadı. Olası kastın bütün unsurları kanunda tanımlanan olası kastın bütün unsurları burada, bu olayda, bu maddi olayda bütünüyle gerçekleşmiş olduğu için 11 kişi hakkında olası kastla cezalandırma gerçekleştirilmiş oldu ve karar verildi. Dolayısıyla Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde 13 kişi hakkında olası kastla cezalandırma talep ederken, yargılama süreci içerisinde bilirkişi raporunda bir değişiklik yokken, ek bilirkişi raporu istenmemişken, delillerde bir değişiklik yokken, mütalaasında 5 kişiye indirerek bunu 5 kişiyle sınırlı olarak olası kastla cezalandırma talep etmesini ve sonrasında da istinaf başvurusunda bu yönde bir başvuru yapmasını anlamakta zorluk çekiyoruz. Ama en doğru kararı zaten istinaf ve Yargıtay aşamasından geçtikten sonra da yüce yargımız verecektir. Bizim buna olan inancımız tamdır. Biz bu kararın arkasında olacağız. Bu karar toplumda toplum vicdanında yerini bulmuştur. Bu karara dokunmamamız gerektiğine inanıyorum. Bu kararı örselemememiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu karar 78 canla birlikte onun yakınlarını ve bütün Türk toplumunu ferahlatan, onların yüreklerinde, vicdanlarında yer bulan bir karar olmuştur"
YANGINDA ÖLENLER ANISINA SESSİZ YÜRÜYÜŞ
Grand Kartal Otel’de çıkan yangında yaşamını yitirenlerin anısına sessiz yürüyüş düzenlendi. Yangında yakınlarını kaybedenler, İzzet Baysal Caddesi üzerinde toplanıp, sessiz şekilde ellerinde otelde ölenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankartla Anıtpark’a yürüdü.
‘BENİM 40 YILLIK YUVAM 40 DAKİKADA YOK OLDU’
Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, yürüyüşün ardından yaptığı açıklamada, bir yıldır çocuklarının ve torunlarının mezarını her gün ziyaret ettiğini belirterek, şunları söyledi:
“21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya'da bizim cinayet diye adlandırıldığımız olayda 8 tane evladımı inşallah Rabb’im onları şehit olarak kabul etmiştir. Bu 78 tane canın ailesinin bu bir yıl içerisinde ne çektiklerini biz aileler ancak bunu tam olarak biz idrak edebiliriz. Bir yıldan beri susuyoruz, sabrediyoruz. Devletimiz diyoruz, devlet zor durumda, bizim bilmediğimiz işler vardır, diyoruz. Ama bizim sabrımız tükendi. Benim 40 yıllık yuvam 40 dakikada yok oldu. Neticede bu koltuklar gidecek. Niye susuyorsunuz? Yaşadığım sürece, yaşadığımız sürece bu 78 tane canın eli yakasındadır. Ben 8 evladımın mezarına hem sabah hem akşam gidiyorum. Bir yıl boyunca 365 gün hiç aksatmadım. Ben hakimlerin hepsine teşekkür etmek istiyorum. Adaletli karar verdikleri için teşekkür etmek istiyorum. Savcılığın istinaf kararı bir ay önce istinaf edildiğimizi biliyorduk ama daha sonra kamuoyuna açıklandığı için infial oldu. Biz Allah'ın izniyle yine Adapazarı'nda da istinaf mahkemesinde de yürekli ve vicdanlı hakimlerin olduğunu biliyoruz. Siz merak etmeyin. Daha hafif ceza almak bir tarafa basit taksirden yargılanan il özel idare personeli de Yargıtay 12’nci Ceza Dairesinin emsal kararları var, olası kasttan yargılanacaklar. Hiç merak etmeyin. Yeter ki siz bize destek olun. Yeter ki acılı aileler biz birliğimize ve beraberliğimize bu kararlılığımızı devam ettirelim” dedi.
‘HİÇ KİMSEYE HABER VERMEDEN OTELDEN KAÇTILAR’
Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9’uncu Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay ise yaşanan sürecin iyilerle kötülerin mücadelesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. Çünkü DNA testi ile benim evladımı tespit etmişlerdi. Ve benim evladım çıkmış olmasına rağmen arkadaşı Alp ile beraber o canları o içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak içeri tekrar girdi ve orada şehadete erdiler. Ama bunu yapması gereken o işletme sahipleri ise adeta bir paçavra gibi hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Kaçarken de bu mahkeme kararıyla da teyit altına alındı. Kaçarken de birbirleriyle iletişime geçerek hiçbir misafire haber vermeyin kendiniz halletmeye çalışın düsturuyla hareket ettiler. Ve kaybettiğimiz bütün canlar orada kalan misafirlerdi. Yaralılarımız bütün orada kalan misafirlerdi. Bir tane işletme sahibinin yakını, işletmecisi, işletme sahibi ya da oradaki personelden hiçbir kimsenin ne canına ne hayatına hiçbir zarar gelmedi. Bu tesadüf olamazdı. Yargılama bu ortamda daha başlamadan bizi de endişeye sevk eden buydu. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın görevlendirdiği bilirkişi raporundaki; bana göre bugüne kadar bunu bir hukukçu olarak söylüyorum. O gözle okudum. Bugüne kadar yayınlanmış olan, yazılmış olan bilirkişi raporlarının en donanımlısı bir bilirkişi raporuydu. 179 sayfa ve bir akademik dille bile üniversitelerde okutulabilecek yeterlilikte bir rapordu.”
Atatürk anıtına karanfillerin bırakılmasıyla anma programı sona erdi.


