ANTALYA’DAN 16 ÜLKEYE ANNELER GÜNÜ ÇİÇEĞİ GÖNDERİLİYOR

Antalya’da Anneler Günü öncesi çiçek ihracatı hızlandı. Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere 16 ülkeye yaklaşık 100 milyon dal çiçek gönderilmesi hedeflenirken, en fazla talep kırmızı karanfile oldu.
Anneler Günü öncesi çiçek ihracatı hızlandı
Antalya’da Anneler Günü öncesi süs bitkileri ve kesme çiçek sevkiyatları hız kazandı. Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere 16 ülkeye yaklaşık 100 milyon dal çiçek ihracatı hedeflenirken, en fazla talep gören ürün kırmızı karanfil oldu.
Avrupa ülkelerine TIR ve uçaklarla gönderimler sürerken, iç pazarda da hareketlilik başladı. Türkiye’nin karanfil üretiminde dünyada ilk sırada yer aldığı belirtilirken; lilyum, gerbera ve statice gibi yaklaşık 20 farklı çiçek türünün de ihraç edildiği ifade edildi.
“100 milyon dal çiçek ihracatı hedefleniyor”
Süs bitkileri ve kesme çiçek üretim ve ihracatçısı Osman Bağdatlıoğlu, Avrupa’ya sevkiyatların devam ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sevkiyatlarımız bu günlerde TIR’larla ve uçaklarla başlıyor. Birkaç gün içinde tamamen iç pazara yöneliyoruz. Sezonun sonuna yaklaşırken Türkiye’deki tüm anneleri sevindirmek için çiçek üretimlerimizi sürdürüyoruz. Ardından Antalya’daki dönemimiz sona eriyor ve Isparta’ya geçiyoruz.”
Bağdatlıoğlu, Anneler Günü döneminde yaklaşık 16 ülkeye ihracat yapıldığını belirterek, “En büyük pazarlarımız İngiltere ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkeleri. Yaklaşık 100 milyon dal çiçek ihracatı hedefleniyor” dedi.
Türkiye karanfil üretiminde lider konumda
En çok tercih edilen çiçek türünün karanfil olduğunu söyleyen Bağdatlıoğlu, Türkiye’nin dünya karanfil üretiminde lider olduğunu belirtti.
“Dünya karanfil üretiminin yaklaşık yüzde 85’i Türkiye’de, özellikle Antalya’da yapılıyor” diyen Bağdatlıoğlu, son yıllarda lilyum, statice ve gerbera gibi farklı türlerin de ön plana çıktığını kaydetti.
Üreticiler maliyet baskısına dikkat çekti
Artan maliyetlerin üreticileri zorladığını ifade eden Bağdatlıoğlu, ithal ürün girişinin de sektörde baskı oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’nin iklim ve üretim potansiyelinin güçlü olduğunu vurgulayan Bağdatlıoğlu, sektörün mekanizasyon yatırımlarıyla birlikte uluslararası rekabet gücünü artırabileceğini ifade etti.