TOKAT’TA KAÇAK KAZIDAN TARİH ÇIKTI: FİGÜRLÜ MOZAİKLER GÜN YÜZÜNDE

Tokat’ın Zile ilçesinde kaçak kazıyla ortaya çıkan Roma Dönemi’ne ait figürlü mozaikler, kurtarma kazılarıyla gün yüzüne çıkarılıyor. Zeugma’daki “Çingene Kızı” mozaiğiyle benzerlik gösteren eserlerin turizme kazandırılması hedefleniyor.
Kaçak kazıyla ortaya çıktı
Zile ilçesinde bir bağ evinin bahçesinde yapılan kaçak kazıyla ortaya çıkan Roma Dönemi’ne ait figürlü mozaikler için kurtarma kazıları sürüyor. Üzerinde Antik Yunanca “ΤΡΥΦΗ” (Tryphe) yazılı mozaik, “bolluk ve lüks” anlamı taşımasıyla dikkat çekiyor.
Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yürütülen çalışmalarda gün yüzüne çıkarılan eserlerin, milattan sonra 2’nci yüzyıla ait bir sosyal yapının zeminini süslediği belirlendi.
Zeugma’daki örneklerle benzerlik taşıyor
Mozaiklerin işçiliği ve kompozisyon özellikleri, Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenen ve kamuoyunda “Çingene Kızı” olarak bilinen eserle benzerlik gösteriyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Alper Yılmaz, mozaiklerde hem geometrik motiflerin hem de figüratif betimlemelerin dikkat çekici olduğunu belirtti.

“Bereketi ve lüksü simgelemektedir”
Alper Yılmaz, “Tokat’ın Zile ilçesinde 2025 yılında bir kaçak kazı sonucunda ortaya çıkartılan mozaikler daha sonraki süreçte Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından kurtarma kazısıyla gün yüzüne çıkartılmıştır. Mozaikler Roma Dönemi sosyal yapılarında önemli bir yapının içerisinde yer aldığı görülmektedir. Mozaikler, stil özelliklerine baktığımız zaman milattan sonra 2’nci yüzyılın özelliklerini gösterdiği görülmektedir. Bu mozaik repertuarı Anadolu arkeoloji içerisinde çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Benzerlerine baktığımız zaman özellikle mozaikler üzerindeki geometrik motifler ve figüratif betimler bizim Zeugma Mozaik Müzesi’nde görmüş olduğumuz Çingene Kızı mozaiğinin karşılaştırma açısından benzerlik göstermektedir. Mozaiklere baktığımızda ‘Opus vermiculatum’ tekniği ve ‘Opus tessellatum’ tekniğinin beraber kullanıldığı, çok renkli bir kompozisyon oluşturduğu görülmektedir. Mozaikler üzerinde özellikle Yunanca yazılı bir tryphe (trüfe) ifadesinde mozaikteki kadın figürünün bir personifikasyon yapılarak kişileştirildiği görülmektedir. Burada bu bereketi, bolluğu ve lüksü simgelemektedir. Yapıyla beraber değerlendirdiğimizde ise bu lüks hayat mozaiklere de yansıdığı görülmektedir ve burada bir propaganda yapılmaktadır” dedi.
Zile’nin Roma tarihi açısından önemi
Zile’nin Roma tarihi açısından kritik bir yerleşim olduğunu vurgulayan Yılmaz, bölgenin arkeolojik potansiyeline dikkat çekti.

“Sezar’ın ‘Veni, vidi, vici’ sözünün geçtiği yer Zile’dir”
Yılmaz, “Zile, arkeolojik olarak Karadeniz Bölgesi’ndeki önemli yerleşimlerden biridir. Burada arkeolojik çalışmalar son dönemlerde gelişmekle beraber bölgenin arkeolojik açısından önemli verilere ulaştığını görmekteyiz, özellikle bunu mozaikli yapıyla beraber değerlendirdiğimizde. Çünkü Roma tarihi için Zile’nin çok önemli bir yer olduğunu antik kaynaklardan ve Roma tarihi açısından görmekteyiz. Özellikle Jül Sezar’ın milattan önce 47’nci yılında Pontus Kralı 2’nci Pharnakes ile yapmış olduğu savaşta ‘Veni, vidi, vici’, yani ‘Geldiğim, gördüm, yendim’ sözü daha sonraki süreçte Romalılar için bir simge haline gelmiş ve bu sözün geçtiği yerin de Zile olduğunu, biz yine antik metinlerden ve Roma tarihi kaynaklarından öğrenmekteyiz. Zile’nin arkeolojik potansiyeli bu açıdan son derece önemli” diye konuştu.
Turizme kazandırılması hedefleniyor
Bulunan mozaiklerin restorasyon ve konservasyon çalışmalarının ardından sergilenmesinin planlandığı, bu sayede bölge turizmine önemli katkı sağlanmasının beklendiği ifade ediliyor.
“Tokat’ın çok güçlü bir yeri var”
Yılmaz, “Tokat, içerisinde barındırmış olduğu kültürel öğelerle tarihi çok eski dönemlere kadar uzandığını bilmekteyiz. Bu zamana kadar Tokat’ta birçok arkeolojik çalışma gerçekleştirildi. Özellikle Erken Tunç Çağı, Tunç Çağı ve Geç Tunç Çağı’na ait höyükler için bol miktarda Tokat’ta kazılar yapıldı. Tokat’ın özellikle İslami dönemdeki kültürel zenginliği Anadolu kentleri içerisinde ön plana çıktığını görmekteyiz. Bu süreç içerisinde Roma dönemi kalıntıları, Sebastapolis Antik Kenti, Komana Antik Kenti ve bugün ortaya çıkarılan Zile’deki mozaikler, Tokat’ın özellikle Roma Dönemi’nde de çok güçlü bir yeri olduğunu göstermektedir. Bu mozaiklerin turizme kazandırılması Tokat’ın ekonomisine, tarihine çok büyük bir katma değer sağlayacaktır” dedi.
