ANTALYA’DA YAĞIŞ SONRASI SİVRİSİNEK RİSKİ ARTIYOR

Antalya’da son yılların en yoğun yağışlarının ardından oluşan su birikintileri, sivrisinek popülasyonunda ciddi bir artış riskini beraberinde getirdi. Uzmanlar, özellikle taban suyu seviyesindeki yükselmenin geniş alanlarda üreme ortamı oluşturduğuna dikkat çekerek, yalnızca ilaçlama ile mücadelenin yeterli olmayacağı uyarısında bulunuyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı
Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi’nden Prof. Dr. Hüseyin Çetin, yağış rejiminin bu şekilde devam etmesi halinde sivrisinekler için çok sayıda üreme alanı oluşacağını belirterek, “Eğer yağışlar sürerse mücadele daha da zorlaşacaktır. Bu nedenle sadece ilaçlama ile çözüm mümkün değil” dedi.
Yoğun yağışların ardından sahada birçok alanın suyla dolduğunu ifade eden Çetin, özellikle konut çevresindeki kontrolsüz su birikintilerinin sivrisinekler için ideal ortam oluşturduğunu vurguladı.
Sadece İlaçlama Yeterli Değil
Belediyelerin foseptik, rögar ve kanalizasyon gibi alanlarda düzenli ilaçlama yaptığını belirten Çetin, asıl riskin ev çevresindeki kontrolsüz alanlardan kaynaklandığını ifade etti. Kovalar, bidonlar, eski lastikler ve saksı altlıklarında biriken suların sivrisinek üretimini hızlandırdığına dikkat çekti.
Uzmanlara göre, bireysel önlemler alınmadığı sürece mücadelede kalıcı başarı sağlanması zor görünüyor.
Asya Kaplan Sivrisineği Yayılıyor
Türkiye’de yaklaşık 65 sivrisinek türü bulunduğunu belirten Çetin, bunlar arasında istilacı türlerin de yer aldığını söyledi. Özellikle “Asya kaplan sivrisineği” olarak bilinen türün son yıllarda bölgede yaygınlaştığına işaret etti.
Bu türün, çok küçük su birikintilerinde bile üreyebildiğini ve yumurtalarının kuraklığa karşı aylarca dayanabildiğini belirten Çetin, bu durumun riski daha da artırdığını vurguladı.
Vatandaşlara Çağrı: Su Birikintilerini Engelleyin
Uzmanlar, Antalya’nın yıl boyunca sivrisinek gelişimine uygun iklime sahip olduğuna dikkat çekerek, vatandaşların aktif rol almasının kritik olduğunu belirtiyor. Konut çevresinde su birikintilerinin tahliye edilmesi, açık kapların kapatılması veya ters çevrilmesi gibi basit önlemlerin büyük fark yaratabileceği ifade ediliyor.
Yetkililer, kurumlar ve vatandaşların birlikte hareket etmesi halinde sivrisinek kaynaklı risklerin kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.