AÇ OĞLUM ORDAN BİR OTEL ABİNE...

AÇ OĞLUM ORDAN BİR OTEL ABİNE...

Türkiye'de herkes otel açabiliyor.
Herkes otel yönetebiliyor.

Kimse sormuyor: "Peki bu işi biliyor musun?"
Doktor olmak için tıp okursun. Avukat olmak için hukuk okursun. Mühendis olmak için dört yıl ders dinlersin, staj yaparsın, sınava girersin.

Ama milyonlarca turistin konakladığı, yüzlerce çalışanın geçimini sağladığı bir tesisi yönetmek için hiçbir şart yok.

Kağıt üzerinde bir "mesul müdür" yazıyor. O da çoğu zaman başka birinin adı.
Sahada ne oluyor peki?

Deneyimsiz yönetici, yanlış karar alıyor. Personel bundan zarar görüyor.

Misafir şikayet ediyor. Otel puan kaybediyor. Yatırımcı zarara giriyor.
En sonunda resepsiyondaki çocuk yada Müdür / Muhasebeci sorumlu tutuluyor.

Sistem baştan bozuk kurulmuş.

Bu sektörde yıllardır konuşulan bir şey var: Otelcilik Meslek Yasası.
Profesyonel yönetici zorunluluğu. Eğitim ve deneyim şartı. Sertifikasyon. Hesap verebilirlik.

Sonuç? Ankara koridorlarında dolaşıyor, bir türlü çıkmıyor.
Neden? Çünkü bazı kurumlar güçlü üyelerini kaybetmek istemiyor.

Çünkü herkes kendi bahçesini koruyor. Çünkü "biz zaten iyi yapıyoruz" diyenler masada çok yer kaplıyor.

Bu arada sektör büyüyor. 354 yeni otel geliyor. 60 bin yeni yatak açılıyor. Ama kim yönetecek bunları? Hangi standartla? Hangi hesap verebilirlikle?

Tıbbı düzensiz bıraksan hastane olur mu? Olmaz. Otelciliği düzensiz bırakırsan ne olur?

Şu an olan oluyor.

Çözüm zor değil. Yönetmeliklere iki satır eklenir, biter. Ama o iki satırı yazmak için irade lazım. Ve irade, baskı olmadan gelmiyor.

O baskıyı kim yapacak? Ben değil.

Saygılarımla,

Etiketler