ALİ CAN AKSU YAZDI: TÜRK TURİZMİNİ SADECE "KAÇ TURİST GELDİ?" SORUSUYLA DEĞERLENDİRMEK

Türk turizmini sadece “kaç turist geldi?” sorusuyla değerlendirmek, sektörün gerçek potansiyelini gölgelemektedir.
Türkiye, dünya turizminde güçlü bir destinasyon olmasına rağmen sektör uzun süredir yüksek ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirilmektedir. Oysa günümüz turizm anlayışı açıkça göstermektedir ki sürdürülebilir başarı, yalnızca nicelikle değil, nitelikli büyüme ile mümkündür.
Türk Turizmi Sayılarla Değil, Nitelik Kazanarak Büyümelidir
Turizm, ülke ekonomisine döviz girdisi sağlayan bir sektör olmanın ötesinde; istihdam yaratan, şehirleri dönüştüren ve ülke imajını doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle turizmi yalnızca “kaç turist geldi?” sorusuyla değerlendirmek, sektörün gerçek potansiyelini gölgelemektedir.
Kalite Odaklı Yeni Bir Yaklaşıma İhtiyaç Var
Bugün Türk turizminin önündeki en temel mesele; düşük katma değerli, yoğun hacimli ve sürdürülebilirliği zor bir yapının kalıcı hâle gelmesidir. Bu yapı, hizmet kalitesini baskılamakla birlikte nitelikli insan kaynağını sektörden uzaklaştırmakta ve yatırımcıyı artan hukuki ve operasyonel risklerle karşı karşıya bırakmaktadır.
Oysa çözüm nettir:
“Daha fazla turist değil, daha doğru turist.”
“Daha ucuz ürün değil, daha değerli deneyim.”
İnsan Kaynağı ve Denetim Sistemi Güçlendirilmelidir
Nitelikli turizmin temeli, iyi eğitilmiş ve mesleki itibarı olan insan kaynağıdır. Turizmde yaşanan münferit ve talihsiz olaylar, tüm sektörün değil; sistemin eksiklerinin sorgulanması gerektiğini göstermektedir.
Bölgesel ve Ürün Bazlı Turizm Planlaması Şarttır
Türkiye’nin her bölgesi aynı turizm modeliyle değerlendirilemez. Kültür, gastronomi, sağlık, doğa, kongre ve şehir otelciliği gibi alanlarda bölgesel uzmanlaşma teşvik edilmelidir. Bu yaklaşım hem kaliteyi yükseltecek hem de turizmi 12 aya yayacaktır.
Kapsamlı Bir Turizm Reformu Kaçınılmazdır
Türk turizmi artık geçici çözümlerle, sezon kurtarma refleksiyle ya da yalnızca istatistik odaklı politikalarla ilerleyemez. Sektörün geleceği için kamu, özel sektör, profesyonel yöneticiler, akademi ve yerel yönetimlerin birlikte şekillendireceği kapsamlı bir turizm reformuna ihtiyaç vardır.
Türk turizmi, dünya çapında saygınlığını koruyabilecek güce sahiptir. Ancak bu gücün kalıcı olması; nitelik, kalite, eğitim ve sürdürülebilirlik ekseninde atılacak cesur adımlara bağlıdır.
Gerçek büyüme, sayıların değil, değerin artmasıyla mümkündür.

