Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen “Hospitality Intelligence: Küresel Seyahat Dağıtımının Yeni Mimarisi” oturumunda, yapay zekânın B2B seyahat dağıtımına etkileri, otel içeriklerinin dijital dönüşümü, doğrudan kontratlama stratejileri ve seyahat acentelerinin geleceği ele alındı.
W2M, Emerging Travel Group ve jumbOnline (TBO.com) yöneticileri, yapay zekâ çağında rekabetin yalnızca fiyat üzerinden şekillenmeyeceğini; doğru veri, özgün ürün, güçlü ticari ilişkiler ve operasyonel verimliliğin önem kazanacağını vurguladı. Oturumda yapay zekânın geleneksel dağıtım kanallarını tamamen ortadan kaldırmak yerine sektördeki iş modellerini dönüştüreceği değerlendirmesi öne çıktı.

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde turizm sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getiriyor. Fuarın ikinci gününde gerçekleştirilen “Hospitality Intelligence: Küresel Seyahat Dağıtımının Yeni Mimarisi” başlıklı oturumda, yapay zekâ teknolojilerinin seyahat endüstrisinin ticari yapısını nasıl değiştireceği değerlendirildi.
Holidaymine CEO’su ve Kurucusu Arzu Alsan Harley’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Emerging Travel Group Direct Supply Başkanı Simone Large, jumbOnline (TBO.com) CEO’su Mustafa Korkmaz ve W2M CCO’su Mark Nueschen konuşmacı olarak yer aldı.
Oturumda küresel B2B dağıtım şirketlerinin yeni dönemde nasıl farklılaşacağı, otellerin yapay zekâ destekli arama sonuçlarında nasıl görünür olacağı, geleneksel seyahat acentelerinin rekabet gücü ve dağıtım şirketlerinin teknolojik dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiği ele alındı.
Arzu Alsan Harley: “Yapay Zekâ B2B’yi Baştan Yazmıyor, Yeniden Şekillendiriyor”
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Holidaymine CEO’su ve Kurucusu Arzu Alsan Harley, seyahat dağıtım sektörünün geçmişten bugüne yaşadığı teknolojik dönüşümü değerlendirerek, yapay zekânın yeni bir değişim sürecini başlattığını belirtti.
Panelde yer alan yöneticilerin toplamda 100 yılı aşan sektörel deneyime sahip olduğuna dikkat çeken Harley, B2B dağıtımın kuruluş dönemlerinden bugüne kadar önemli değişimler yaşadığını ifade etti.
Geleneksel dağıtım şirketlerinin yalnızca otel ürünlerini satın alıp farklı pazarlara sunan kuruluşlar olmaktan çıkarak teknoloji, veri yönetimi ve ticari uzmanlık sağlayan yapılara dönüştüğünü belirten Harley, yapay zekâ çağında bu değişimin daha da önem kazanacağını vurguladı.
Yapay zekâ destekli arama sistemlerinde yalnızca en düşük fiyatı sunmanın yeterli olmayabileceğini belirten Harley, otellerin sundukları özelliklerin, ürün bilgilerinin ve dijital içeriklerinin de rekabette belirleyici hâle geldiğine dikkat çekti.
Yeni teknolojilerin geliştirilmesinin önemli yatırım maliyetleri oluşturduğunu ifade eden Harley, her şirketin kendi yapay zekâ altyapısını kurmasının ekonomik açıdan doğru bir tercih olup olmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Oturumun sonunda “Yapay zekâ odaklı dünya B2B’yi baştan yazmıyor, yeniden şekillendiriyor.” değerlendirmesinde bulunan Harley, dağıtım şirketlerinin otelciler ve seyahat acenteleri arasındaki rollerini teknolojik dönüşüme uyum sağlayarak sürdürebileceklerini ifade etti.
Mark Nueschen: “Turizm Ürününün Sahibi Otelcidir”
W2M CCO’su Mark Nueschen, küresel seyahat dağıtımında farklı iş modellerinin bulunduğunu belirterek, büyük ölçekli platformlarla ürün uzmanlığına odaklanan şirketlerin farklı stratejiler izlediğini ifade etti.
Küresel dağıtım platformlarının çok geniş ürün portföyleri ve bağlantı ağlarıyla faaliyet gösterdiğini belirten Nueschen, W2M’in ise otellerle doğrudan ilişkiler geliştirmeye ve ürün yönetiminde uzmanlaşmaya odaklandığını söyledi.
W2M’in yaklaşık 3 bin otelle gerçekleştirdiği çalışmaların şirketin ticari faaliyetlerinde önemli bir yer tuttuğunu açıklayan Nueschen, faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 80’inin doğrudan kontratlamaya dayandığını belirtti.
Otellerle yakın ticari ilişkiler kurmanın ve farklı pazarlarda rekabetçi ürünler sunmanın önemine değinen Nueschen, bu yaklaşımın yalnızca geniş bir ürün portföyüne sahip olmaktan farklı olduğunu vurguladı.
Turizm dağıtımının geleceğinde otel ürününün sahiplerinin güçlü bir konumda kalması gerektiğini savunan Nueschen, teknolojinin ürünün kendisinden daha önemli hâle getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Yapay Zekâda İçerik Tutarlılığı Kritik Öneme Sahip”
Yapay zekâ destekli seyahat aramalarında doğru verinin önemine dikkat çeken Mark Nueschen, otellerin farklı platformlarda sundukları bilgilerin birbiriyle tutarlı olması gerektiğini belirtti.
Aynı otelin konumu, plaja uzaklığı veya sunduğu hizmetlere ilişkin bilgilerin farklı platformlarda değişiklik göstermesinin yapay zekâ sistemleri açısından sorun oluşturabileceğini ifade eden Nueschen, içerik tutarlılığının önemini vurguladı.
Yapay zekânın seyahat aramalarını ve tüketicilerin ürünlere ulaşma biçimlerini değiştireceğini belirten Nueschen, bu dönüşümde otellerin doğru ve standartlaştırılmış bilgi sunmasının giderek daha önemli hâle geleceğini söyledi.
W2M olarak yapay zekâyı öncelikle operasyonel verimliliği artırmak amacıyla kullandıklarını belirten Nueschen, doğru ürün bilgilerinin ve fiyat karşılaştırmalarının dağıtım süreçlerinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Mustafa Korkmaz: “Yalnızca Otel veya Uçak Satan Acenteleri Zor Bir Gelecek Bekliyor”
jumbOnline (TBO.com) CEO’su Mustafa Korkmaz, yapay zekâ teknolojilerinin son derece hızlı geliştiğini belirterek, sektörün bugünkü öngörülerinin kısa süre içerisinde değişebileceğine dikkat çekti.
Yapay zekâ destekli seyahat platformlarının özellikle standart ürünlerin satışında önemli bir dönüşüm oluşturabileceğini ifade eden Korkmaz, seyahat acentelerinin rekabet avantajlarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Yalnızca otel veya uçak bileti satan seyahat acentelerinin gelecekte daha yoğun rekabetle karşılaşabileceğini belirten Korkmaz, bu işletmelerin müşterilerine daha fazla katma değer sunan hizmetlere yönelmesinin önemini vurguladı.
TBO Group olarak lüks seyahat ürünlerine ve birbiriyle bağlantılı, karmaşık seyahat programlarına odaklandıklarını belirten Korkmaz, bu alanların mevcut koşullarda yapay zekâ tarafından daha zor ikame edilebileceğini düşündüklerini ifade etti.
Seyahat acentelerine yapay zekâ platformlarıyla rekabet edebilmelerini sağlayacak araçlar sunmayı hedeflediklerini belirten Korkmaz, gelecekte dağıtım şirketlerinin teknoloji sağlayıcısı olarak da önemli roller üstlenebileceğini söyledi.
“Otellerin Yapay Zekâ Tarafından Okunabilir İçerik Üretmesi Artık Zorunluluk”
Yapay zekâ destekli seyahat aramalarında otel bilgilerinin nasıl sunulması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mustafa Korkmaz, dijital içeriklerin makine tarafından okunabilir biçimde hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Bu sorumluluğun öncelikle otellerde başladığını belirten Korkmaz, doğru ve yapılandırılmış içeriğin artık isteğe bağlı bir uygulama olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
B2B dağıtım şirketlerinin ise binlerce otelden aldıkları verileri standartlaştırarak yapay zekâ platformlarının kullanabileceği biçimlere dönüştürmesi gerektiğini söyledi.
Otellerin farklı kaynaklardan gelen içeriklerinin ortak standartlarda düzenlenmesinin, yapay zekâ tabanlı seyahat platformlarında ürünlerin doğru temsil edilmesine katkı sağlayabileceğini belirten Korkmaz, bu süreçte otelcilerle dağıtım şirketlerinin birlikte çalışması gerektiğini vurguladı.
Simone Large: “Yapay Zekâ Küçük Şirketler için de Yeni Fırsatlar Oluşturabilir”
Emerging Travel Group Direct Supply Başkanı Simone Large, yapay zekâ teknolojilerinin seyahat dağıtımındaki rekabet koşullarını değiştireceğini ancak bu dönüşümün yalnızca büyük şirketlerin lehine gelişmek zorunda olmadığını belirtti.
Geçmişte API tabanlı dağıtım sistemlerinin yaygınlaşması sırasında da benzer tartışmalar yaşandığını hatırlatan Large, sektörün yeni teknolojilere uyum sağlama konusunda önemli bir deneyime sahip olduğunu ifade etti.
Büyük dağıtım şirketlerinin küresel erişim ve ölçek avantajına sahip olduğunu belirten Large, yapay zekâ alanında geliştirilecek yeni girişimlerin küçük ve orta ölçekli işletmeler için farklı teknolojik çözümler sunabileceğine dikkat çekti.
Özellikle destinasyon yönetim şirketlerinin (DMC) kendi yapay zekâ altyapılarını geliştirmek zorunda kalmadan bu çözümlerden yararlanabileceğini ifade eden Large, yerel uzmanlığın önemini koruyacağını vurguladı.
Yapay zekânın gelecekte hangi alanlarda ne ölçüde dönüşüm yaratacağını kesin olarak öngörmenin güç olduğunu belirten Large, teknolojinin iş süreçlerini hızlandıran ve kolaylaştıran bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Yapay Zekâ Maliyetleri Azaltırken İnsan Kaynağının Değerini Korumalı”
Turizm dağıtımında kâr marjlarının daraldığına dikkat çeken Mark Nueschen, operasyonel verimliliğin şirketler için giderek daha önemli hâle geldiğini belirtti.
Yapay zekânın sözleşmelerin sisteme aktarılması, özel tekliflerin hazırlanması, fiyatların karşılaştırılması ve pazardaki talebin analiz edilmesi gibi süreçlerde kullanıldığını ifade eden Nueschen, teknolojinin mevcut faaliyetleri daha hızlı ve verimli yürütmeye yardımcı olduğunu söyledi.
Artan maliyet baskıları karşısında teknolojik verimliliğin önemine dikkat çeken Nueschen, insan kaynağının turizm şirketleri açısından temel değerlerden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı.
Simone Large ise yapay zekânın gelişimini geçmişte internet ve API teknolojilerinin yaygınlaşmasına benzeterek, teknolojik dönüşümün yalnızca çalışanların yerini alması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Yapay zekânın operasyonel maliyetleri azaltmasının yanı sıra üretkenliği artırmasının da önemli olduğunu belirten konuşmacılar, yeni teknolojilerin ticari süreçlerde sağladığı verimlilik üzerinde durdu.
“Geçmiş Veriler Geleceği Her Zaman Doğru Tahmin Edemez”
Yapay zekâ sistemlerinin geçmiş verilerden yararlanarak tahminlerde bulunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mustafa Korkmaz, turizm sektöründe tüketici davranışlarının çok kısa süre içerisinde değişebildiğini belirtti.
COVID-19 salgını ve jeopolitik gelişmelerin rezervasyon alışkanlıklarını önemli ölçüde değiştirdiğini hatırlatan Korkmaz, geçmiş verilerin değerli olduğunu ancak tek başına gelecekteki talebi doğru tahmin etmek için yeterli olmayabileceğini söyledi.
Krizlerin turizm pazarlarındaki alışılmış davranışları değiştirebildiğine dikkat çeken Korkmaz, yapay zekâ destekli analizlerin güncel gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Simone Large ise yapay zekâ sistemlerine sunulan verilerin açık, doğru ve ilgili olması gerektiğini belirterek, sistemlerin eksik bilgiler üzerinden tahmin yürütmek zorunda kalmasının güvenilirliği azaltabileceğini ifade etti.
“Müşteri İlişkisini Seyahatin Hangi Aşamasında Kim Yönetiyor?”
Oturumda yapay zekâ döneminde müşteri ilişkilerinin hangi şirket tarafından yönetileceği konusu da ele alındı.
Seyahat dağıtımında müşteriyle kurulan ilişkinin rezervasyon, konaklama ve seyahat sonrası süreçlerde farklı şirketler tarafından yürütülebildiğini belirten Simone Large, bu ilişkinin seyahatin her aşamasında aynı aktöre ait olmadığını ifade etti.
Seyahat acentesiyle görüşen bir müşterinin o aşamada acenteyle ilişki kurduğunu, otele ulaştığında ise konaklama işletmesinin müşteri deneyiminde öne çıktığını belirten Large, dağıtım şirketlerinin çoğu zaman tüketici tarafından doğrudan fark edilmediğini söyledi.
Yapay zekâ destekli platformların yaygınlaşmasıyla bu ilişkilerin nasıl değişeceğinin önemli bir tartışma konusu olduğunu belirten konuşmacılar, otelcilerin, seyahat acentelerinin ve B2B dağıtım şirketlerinin ticari konumlarını yeniden değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Bir Otelin Dijital Ortamda Görünür Olması Rezervasyon Alacağı Anlamına Gelmez”
Yapay zekâ destekli arama sistemlerinin otellerin doğrudan satış olanaklarını nasıl etkileyeceği de oturumun önemli başlıklarından biri oldu.
Simone Large, yeni teknolojilerin otellerin daha fazla dijital platformda görünür olmasını sağlayabileceğini ancak bunun doğrudan ticari başarı anlamına gelmediğini belirtti.
Bir otelin tüketiciler tarafından bulunabilir olmasının rezervasyon yapılabilirliği ve gerçekleşen satışla aynı şey olmadığını vurgulayan Large, turizm dağıtımının yalnızca teknik bağlantılardan oluşmadığını ifade etti.
Ticari anlaşmaların, ödeme koşullarının, kredi ilişkilerinin ve ürün yönetiminin de dağıtım sürecinin önemli parçaları olduğunu belirten Large, B2B şirketlerinin bu alanlardaki uzmanlığının önemini koruyacağını söyledi.
Mustafa Korkmaz ise büyük otel markalarının yeni teknolojiler sayesinde doğrudan dağıtım olanaklarını artırabileceğini ancak bağımsız otellerin benzer altyapıları kurmakta daha fazla zorluk yaşayabileceğini ifade etti.
Yapay zekâ platformlarında görünürlüğün önem kazanmasıyla birlikte dijital içerik optimizasyonunun da değiştiğini belirten Korkmaz, otellerin yeni arama teknolojilerine uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekti.
“Turizm Dağıtımının Geleceğinde Ürün Sahipleri ve Teknoloji Şirketleri Birlikte Var Olacak”
Yapay zekâ çağında seyahat dağıtımının geleceğinin hangi şirketler tarafından şekillendirileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan konuşmacılar, otelcilerin, tur operatörlerinin, seyahat acentelerinin ve teknoloji şirketlerinin değişen rollerini tartıştı.
Mark Nueschen, turizmde temel değerin ürün ve deneyimden kaynaklandığını belirterek, otellerin kendi ürünlerini geliştirmeye ve farklılaştırmaya odaklanması gerektiğini ifade etti.
Teknolojinin önemli bir dönüşüm yarattığını ancak turizmde ürün kalitesinin ve ticari uzmanlığın önemini koruyacağını vurgulayan Nueschen, gelecekte ürün sahiplerinin güçlü konumda olacağını savundu.
Mustafa Korkmaz ise yapay zekâ odaklı teknoloji şirketleriyle geleneksel seyahat dağıtım şirketlerinin birlikte faaliyet göstermeye devam edebileceğini belirtti.
Yeni teknoloji şirketlerinin de otel envanterine, ticari ilişkilere ve dağıtım altyapısına ihtiyaç duyacağını ifade eden Korkmaz, B2B şirketlerinin bu alanlardaki uzmanlıklarıyla değer üretmeyi sürdürebileceğini söyledi.
Lüks seyahat ve karmaşık seyahat programları gibi alanlarda uzmanlaşan şirketlerin farklılaşma fırsatlarına sahip olabileceğini belirten Korkmaz, yapay zekâ platformlarıyla rekabetin yanı sıra iş birliği olanaklarının da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay Zekâ B2B Seyahat Dağıtımını Yeniden Şekillendiriyor
“Hospitality Intelligence: Küresel Seyahat Dağıtımının Yeni Mimarisi” oturumunda, yapay zekânın turizm sektöründeki etkilerinin yalnızca otomasyon ve maliyet avantajıyla sınırlı olmadığı vurgulandı.
Otel bilgilerinin standartlaştırılması, doğru verinin kullanılması, doğrudan kontratlama, ürün farklılaştırması ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesi, yeni dönemin temel rekabet alanları arasında değerlendirildi.
Seyahat acentelerinin standart ürün satışlarının ötesine geçerek daha karmaşık ve katma değerli hizmetlere yönelmesinin önemine dikkat çekilen oturumda, yerel uzmanlığın ve insan ilişkilerinin değerini koruyacağı ifade edildi.
Yapay zekânın B2B seyahat dağıtımını tamamen ortadan kaldırmasından çok mevcut iş modellerini dönüştüreceği değerlendirmesi öne çıkarken, otelciler, seyahat acenteleri ve dağıtım şirketleri arasındaki iş birliklerinin yeni dönemde de önemini sürdüreceği vurgulandı.
