Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye) kapsamında gerçekleştirilen “Tourism Cities Summit 1 – Kültür ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü” oturumunda, şehirlerin tarihî ve kültürel mirasının korunarak turizme kazandırılması, yerel gastronominin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin ekonomik faydaya dönüştürülmesi ele alındı. Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, şehirlerin turizm potansiyelinin değerlendirilmesinde restorasyon çalışmalarının yanı sıra özgün hikâyelerin, yerel deneyimlerin ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’nde turizm sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcilerini bir araya getiriyor. Fuarın ilk gününde ana sahnede gerçekleştirilen “Tourism Cities Summit 1 – Kültür ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü” başlıklı oturumda, Anadolu şehirlerinin sahip olduğu tarihî, kültürel ve gastronomik zenginliklerin sürdürülebilir turizm ürünlerine dönüştürülmesi değerlendirildi.
Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya’nın moderatörlüğünde, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla gerçekleştirilen oturumda, yerel yönetimlerin kültürel mirasın korunmasındaki sorumlulukları, turizm yatırımlarının geliştirilmesi, tarihî yapıların yeniden işlevlendirilmesi ve ziyaretçilere özgün deneyimler sunulması konuları öne çıktı.
Oturumda ayrıca yaratıcı endüstrilerin şehir ekonomilerine katkısı, yerel üretimlerin markalaştırılması ve kültürel değerlerin uluslararası tanıtım olanakları ele alındı.
Erhan Karakaya: “Kültürel Mirası Koruyarak Gelecek Kuşaklara Aktarmalıyız”
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, Antalya’nın Türk turizminde öncü bir konumda bulunduğunu belirterek, farklı şehirlerin de sahip oldukları kültürel ve tarihî birikimi turizm açısından değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Yerel yönetimlerin şehirlerin tarihî kimliğini ve medeniyet birikimini koruyarak gelecek kuşaklara aktarmada önemli sorumluluklar üstlendiğine dikkat çeken Karakaya, kültürel mirasın yalnızca korunmasının değil, doğru bir yaklaşımla turizm deneyimine dönüştürülmesinin de önem taşıdığını ifade etti.
Anadolu şehirlerinin kendilerine özgü geleneklerinin, yerel üretimlerinin ve kültürel değerlerinin güçlü bir turizm potansiyeli sunduğunu belirten Karakaya, bu değerlerin tanıtımında yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve sektör temsilcilerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Karakaya, tarihî yapıların yanı sıra yaşayan kültürün, geleneksel üretim biçimlerinin ve yerel yaşam deneyimlerinin de şehirlerin turizm kimliğinin önemli parçaları olduğunu vurguladı.
Besim Dutlulu: “Manisa’nın 17 İlçesi de Birbirinden Değerli”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın sahip olduğu tarihî ve kültürel mirasın turizm açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, şehrin 17 ilçesinin birbirinden farklı değerlere sahip olduğunu ifade etti.
Manisa’nın şehzadeler şehri kimliğine, tarihî yapılarına, camilerine ve antik dönemden günümüze ulaşan kültürel mirasına dikkat çeken Dutlulu, bu birikimin turizmde daha görünür hâle getirilmesi gerektiğini söyledi.
Manisa’nın tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirten Dutlulu, şehirdeki tarihî yapıların ve kültürel miras alanlarının korunması için kamu kurumları arasında güçlü bir iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Yerel yönetimlerin kültürel miras çalışmalarında tek başlarına hareket etmesinin yeterli olmadığını ifade eden Dutlulu, ilgili bakanlıkların, belediyelerin, uzmanların ve yerel paydaşların ortak hedefler doğrultusunda çalışması gerektiğini belirtti.
Kültürel mirasın korunması konusunda siyasi farklılıkların ötesinde bir yaklaşım benimsenmesinin önemine değinen Dutlulu, toplumsal bilincin geliştirilmesi ve yerel halkın bu süreçlere dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Besim Dutlulu: “Sadece Restorasyon Değil, O Alanlara İnsan da Getirmemiz Lazım”
Tarihî yapıların restorasyonuna yönelik çalışmaları değerlendiren Besim Dutlulu, kültürel mirasın korunmasının önemli olduğunu ancak turizm açısından bu alanların ziyaretçi çeken, yaşayan mekânlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Manisa’da yürütülen restorasyon ve kültürel miras çalışmalarından örnekler paylaşan Dutlulu, tarihî alanların düzenlenmesi kadar bu bölgelerdeki ticari ve sosyal yaşamın geliştirilmesinin de önem taşıdığını ifade etti.
Tarihî bir yapının restore edilmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Dutlulu, ziyaretçilerin o alana gelmesini sağlayacak özgün deneyimler, yerel ürünler ve kültürel faaliyetler oluşturulması gerektiğini söyledi.
Şehirlerin sahip oldukları değerleri turizm ürününe dönüştürebilmesi için güçlü bir hikâyeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Dutlulu, tarihî mekânların gastronomi, geleneksel üretim ve kültürel etkinliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Manisa’nın Yerel Değerlerini Markalaştırmalıyız”
Manisa’nın turizmde farklılaşabileceği alanlardan birinin yerel üretim ve geleneksel kültürel değerler olduğunu belirten Besim Dutlulu, şehrin gastronomisinin ve geleneksel ürünlerinin tanıtımına önem verdiklerini ifade etti.
Manisa’nın tarihî dokumacılık geleneğine ve Manisa bezine değinen Dutlulu, bu tür yerel değerlerin doğru hikâyelerle desteklenerek markalaştırılabileceğini vurguladı.
Yöresel ürünlerin yalnızca yerel tüketim için değil, ziyaretçilere sunulacak özgün turizm deneyimlerinin bir parçası olarak da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dutlulu, gastronominin şehirlerin uluslararası görünürlüğüne önemli katkı sağlayabileceğini söyledi.
Yerel yemeklerin, geleneksel üretimlerin ve kültürel mirasın turizmle buluşturulmasının önemine dikkat çeken Dutlulu, Anadolu’nun sahip olduğu zenginliklerin yalnızca büyük turizm merkezleriyle sınırlı kalmadan değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Tarihî Evler Turizm Yatırımlarına Kazandırılabilir”
Manisa’daki tarihî yapıların yeniden işlevlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Besim Dutlulu, restore edilmiş geleneksel evlerin turizm amaçlı kullanılmasının değerlendirilebileceğini belirtti.
Bu yapıların konaklama ve gastronomi gibi alanlarda değerlendirilmesi için yatırımcılarla iş birliği kurulabileceğine dikkat çeken Dutlulu, belediyelerin altyapı ve restorasyon çalışmalarına destek verebileceğini ifade etti.
Turizm yatırımlarının geliştirilmesi konusunda yerel yönetimlerin imkânlarıyla özel sektörün deneyiminin bir araya getirilmesi gerektiğini belirten Dutlulu, ilgili kamu kurumlarının yönlendirmesinin de önem taşıdığını vurguladı.
Kültürel miras alanlarının turizme açılmasında doğru yatırımcılarla çalışılmasının ve bu yatırımların şehirlerin kimliğine uygun biçimde planlanmasının önemine dikkat çekti.
Erhan Karakaya’dan Yaratıcı Endüstriler ve Kültür Ekonomisi Vurgusu
Oturumda yaratıcı endüstrilerin şehirlerin turizm ve kültür ekonomisine katkısı da ele alındı.
Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, reklamcılık, sinema, dizi, müzik, tasarım, mimarlık, dijital oyun ve sahne sanatları gibi alanların birbirini destekleyen ekonomik faaliyetler olduğunu belirterek, bu sektörlerin şehirlerde bütüncül bir yaklaşımla geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Yaratıcı endüstrilerin bir araya getirildiği üretim ve çalışma alanlarının şehir ekonomilerine yeni fırsatlar sunabileceğini ifade eden Karakaya, bu alanların kültürel değerlerin tanıtımı ve uluslararası pazarlara açılma açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Güney Kore’nin kültürel içerik üretimi ve yaratıcı endüstriler alanındaki gelişimini örnek gösteren Karakaya, sinema, müzik ve diğer yaratıcı alanların ekonomik değer oluşturmanın yanı sıra ülkelerin kültürel görünürlüğüne de katkı sağlayabildiğini belirtti.
Yaratıcı endüstrilerin geliştirilmesinde yerel yönetimlere de sorumluluk düştüğünü ifade eden Karakaya, farklı sektörlerin ortak hareket edebileceği modeller üzerinde çalışılması gerektiğini vurguladı.
Besim Dutlulu da yaratıcı endüstrilerin geliştirilmesine yönelik yaklaşımı olumlu değerlendirerek, bu tür çalışmalar için yerel yönetimlerin katkısının ve kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
“Anadolu’nun Medeniyet Birikimini Daha Etkin Değerlendirmeliyiz”
Oturumun son bölümünde Anadolu şehirlerinin turizm potansiyelinin daha geniş bir yaklaşımla ele alınması gerektiği vurgulandı.
Türkiye’nin yalnızca tarihî yapılar, camiler ve antik kentlerden ibaret olmayan çok zengin bir kültürel birikime sahip olduğunu belirten Besim Dutlulu, bu birikimin gastronomi, yerel yaşam, kültürel etkinlikler ve farklı deneyimlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Her şehrin kendi özellikleri doğrultusunda turizm potansiyelini değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken Dutlulu, Manisa’nın tarihî mirası ve yerel değerlerinin daha fazla tanıtılması için çalışmaların geliştirilmesinin önemine değindi.
Kültürel etkinliklerin şehirlerin uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayabileceğini belirten Dutlulu, yerel yönetimlerin bu tür organizasyonlara destek vermesinin önemini vurguladı.
Kültürel Mirasın Turizme Dönüşümünde Ortak Çalışma Vurgusu
“Tourism Cities Summit 1 – Kültür ve Medeniyetin Turizme Dönüşümü” oturumunda, Anadolu şehirlerinin sahip olduğu tarihî ve kültürel değerlerin korunmasının yanı sıra ekonomik ve sosyal fayda sağlayacak turizm ürünlerine dönüştürülmesi gerektiği öne çıktı.
Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, yatırımcıların ve turizm profesyonellerinin iş birliğiyle kültürel mirasın daha etkin değerlendirilebileceği vurgulanan oturumda, gastronomi, geleneksel üretim, tarihî konaklama yapıları ve yaratıcı endüstrilerin şehirlerin marka değerine katkısı ele alındı.
ATF26 Türkiye kapsamında gerçekleştirilen Tourism Cities Summit oturumları, şehirlerin kültürel ve doğal zenginliklerinin sürdürülebilir turizme kazandırılmasına yönelik farklı başlıklarla devam ediyor.
