METE VARDAR: KREDİ KARTI LİMİT DÜZENLEMELERİ TURİZMİ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine yönelik olarak alınan kararları yakından takip etmekteyim. Enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda atılan adımların öneminin farkında olduğumu ve mali disiplinin korunmasına yönelik çabaları önemsediğimi ifade etmek isterim.
Kredi kartı limitlerine ilişkin bu
düzenlemenin, yalnızca belirli bir alanı değil; ticaretten hizmet sektörlerine,
işletmelerden hane halkı harcamalarına kadar ekonomik hayatın tamamını
etkileyebilecek nitelikte bir değişiklik olduğu kanaatindeyim. Bu nedenle olası
yansımalarının sahadaki etkilerle birlikte değerlendirilmesinin faydalı
olacağını düşünüyorum.
Biz turizmciler açısından kredi
kartları; yalnızca bir ödeme aracı değil, sektörün işleyişinin temel
unsurlarından biridir. Seyahat planlamasından rezervasyon süreçlerine,
konaklamadan ulaşım ve yeme-içme harcamalarına kadar turizm sektöründeki pek
çok işlem, kredi kartları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Otel ve tesis
konaklamaları, paket turlar, ulaşım biletleri, araç kiralama ve organizasyon
harcamalarının çok önemli bir bölümü bu yöntemle ödenmektedir.
Bu çerçevede kredi kartı
limitlerinde yaşanabilecek daralmanın, vatandaşlarımızın seyahat planlarını ve
özellikle iç turizm talebini etkileyebileceği; bunun da turizm işletmelerinin
tahsilat ve nakit akışı üzerinde yansımaları olabileceği öngörülmektedir.
Sezonsal bir yapıya sahip olan turizm sektöründe nakit döngüsünün yavaşlaması,
istihdam ve yatırım kararları açısından da önem taşımaktadır. Kredi kartı limitlerinin
daraltılması, hem vatandaşlarımızın seyahat planlarını ertelemesine hem de
turizm işletmelerinin tahsilat ve nakit akışında ciddi sorunlar yaşamasına yol
açabilecektir.
Bu durumun en önemli
yansımalarından biri, özellikle iç turizmde talebin azalması şeklinde ortaya
çıkacaktır. Kredi kartı kullanımının sınırlanması; oteller, seyahat acenteleri,
rehberlik hizmetleri, yeme-içme işletmeleri ve KOBİ ölçeğindeki çok sayıda turizm
işletmesinin satışlarını ve nakit döngüsünü olumsuz etkileyecektir.
Sezonsal gelir yapısına sahip olan
turizm sektöründe nakit akışının yavaşlaması; zincirleme biçimde istihdamdan
yatırımlara, hizmet kalitesinden uluslararası rekabet gücüne kadar pek çok
alanda risk oluşturma potansiyeline sahiptir.
Öte yandan, turizm harcamalarının kredi
kartı harici yöntemlerle yapılması pratikte giderek zorlaşmaktadır. Güvenlik ve
kullanım kolaylığı gibi unsurlar dikkate alındığında, kredi kartı kullanımının
turizm sektörü açısından taşıdığı önem daha da belirgin hale gelmektedir. Bu
nedenle kredi kartı limitlerine yönelik düzenlemelerin, sektörün kendine özgü
dinamikleri göz önünde bulundurularak ele alınmalıdır.
Finansal istikrarı gözeten düzenlemelerin, turizm sektörünün sürdürülebilirliğini ve ülkemizin turizm gelirlerini destekleyecek yönde şekillenmesinin; ekonomik faaliyetlerin devamlılığı açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Bu kapsamda, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla görüşlerimi yapıcı bir anlayışla paylaşmayı sürdüreceğimi belirtmek istiyorum.
Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar
