MEHMET ESLEK: “OTELCİLİK MASA BAŞINDA DEĞİL, SAHADA YÖNETİLİR”

Belek bölgesindeki uzun yıllara dayanan turizm deneyiminin ardından Alanya’da üç önemli otelin genel müdürlüğünü üstlenen Mehmet Eslek, yeni döneme ilişkin vizyonunu GM Turizm ve Yönetim Dergisi'ne anlattı. Alaiye Resort Hotel, Adin Beach Resort Hotel ve Alaiye Kleopatra Hotel’de hizmet kalitesi, misafir deneyimi, gastronomi ve sürdürülebilirlik odaklı bir yönetim anlayışı benimsediklerini belirten Eslek, “Misafir memnuniyetini merkeze alan güçlü bir hizmet dönemi başlatıyoruz” dedi.
“Adin’i Sadece Bir Otel Olarak Görmüyoruz”
Belek bölgesindeki tecrübenizin ardından Alanya’da üç önemli otelin genel müdürlüğünü üstlendiniz. Bu yeni görev sizin için ne ifade ediyor?
Turizmde her yeni görev, aslında yeni bir sorumluluk ve yeni bir hikâyedir. Belek bölgesinde edindiğim uzun yıllara dayanan hizmet kalitesi, operasyon disiplini ve misafir memnuniyeti tecrübesini şimdi Alanya’nın güçlü potansiyeliyle buluşturuyor olmaktan büyük heyecan duyuyorum.
Alaiye Resort Hotel, Adin Resort Hotel ve Alaiye Kleopatra Hotel; her biri kendi segmentinde güçlü bir kimliğe sahip üç değerli marka. Bu görevi benim için özel kılan da tam olarak bu: Farklı misafir profillerine hitap eden üç oteli aynı kalite vizyonu, aynı hizmet kültürü ve aynı misafir memnuniyeti anlayışıyla daha ileriye taşımak.
Bizim hedefimiz yalnızca başarılı bir sezon geçirmek değil; Alanya turizmine değer katan, sektörde örnek gösterilen ve misafirlerinin hafızasında iz bırakan bir hizmet modeli oluşturmak.
Alaiye Resort Hotel, Adin Resort Hotel ve Alaiye Kleopatra Hotel’i aynı çatı altında nasıl bir yönetim vizyonuyla konumlandırıyorsunuz?
Üç otelimiz de farklı karakterlere sahip. Adin Resort Hotel, muhafazakâr aile tatili ve mahremiyet odaklı lüks hizmet anlayışıyla çok özel bir noktada duruyor. Alaiye Resort Hotel, güçlü aile konsepti, geniş olanakları ve resort deneyimiyle öne çıkıyor. Alaiye Kleopatra Hotel ise Alanya merkez ve Kleopatra Plajı avantajıyla şehir ve deniz tatilini bir arada sunan dinamik bir tesis.
Bizim yönetim anlayışımızda her otelin kendi ruhunu koruması çok önemli. Ancak bu farklılıkların üzerinde ortak bir kalite standardı var: güler yüzlü hizmet, güçlü operasyon, hijyen, gastronomi kalitesi, misafirle doğru iletişim ve sürdürülebilir memnuniyet.
Kısacası üç ayrı marka, üç ayrı deneyim; fakat tek bir ortak hedef: Misafirin “iyi ki burayı tercih etmişim” diyerek ayrılması.
Yeni sezon hazırlıklarınız ne aşamada? Misafirleri bu sezon hangi yenilikler bekliyor?
Yeni sezon hazırlıklarımızı sadece fiziki hazırlık olarak görmüyoruz. Elbette odalarımızdan restoranlarımıza, plajlarımızdan teknik altyapımıza kadar tüm alanlarda detaylı kontroller ve iyileştirmeler yapıyoruz. Ancak bizim için asıl hazırlık, misafirin otele adım attığı andan çıkış yaptığı ana kadar yaşayacağı deneyimi yeniden tasarlamak.
Bu sezon özellikle hizmet kalitesi, gastronomi, misafir ilişkileri, çocuk aktiviteleri, sahil kullanımı ve departmanlar arası koordinasyon alanlarında daha güçlü bir yapı oluşturuyoruz. Ekip eğitimlerine büyük önem veriyoruz. Çünkü otelcilikte en büyük farkı bina değil, insan oluşturur.
Misafirlerimiz bu sezon daha planlı, daha dinamik, daha misafir odaklı ve detayları daha iyi düşünülmüş bir hizmet anlayışıyla karşılaşacaklar. Amacımız klasik bir tatil sunmak değil; misafirin kendini özel, güvende ve değerli hissettiği bir atmosfer oluşturmak.
Adin Beach Resort Hotel’in muhafazakâr aile tatili konseptindeki farklılaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Adin Beach Resort Hotel, kendi segmentinde gerçekten özel bir konuma sahip. Çünkü burada sadece bir konaklama hizmeti sunulmuyor; aile değerlerine, mahremiyete, konfora ve kalite beklentisine aynı anda cevap veren bütünsel bir tatil deneyimi sunuluyor.
Kadınlara özel alanlar, erkeklere özel alanlar ve ortak aile kullanım alanları, misafirlerimize hem özgürlük hem güven hem de konfor sağlıyor. Bu konseptin başarısı sadece alanları ayırmakla değil, bu alanların her birinde aynı hizmet kalitesini sunmakla mümkündür.
Biz Adin’de şunu hedefliyoruz: Misafirimiz hem inanç ve yaşam hassasiyetlerine uygun bir tatil yapsın hem de lüks, konfor, gastronomi, eğlence ve hizmet kalitesinden hiçbir şekilde ödün vermesin. Adin’i farklı kılan tam olarak budur.
“Adin is Lifestyle” yaklaşımı sizin için ne ifade ediyor ve misafire nasıl bir deneyim vaat ediyor?
“Adin is Lifestyle” bizim için bir slogan değil, bir duruş. Adin’i sadece bir otel olarak görmüyoruz. Adin; aile, mahremiyet, konfor, huzur, güven, zarafet ve ayrıcalıklı hizmet anlayışını bir araya getiren bir yaşam tarzıdır.
Bugünün misafiri artık yalnızca güzel bir oda, iyi bir yemek ya da temiz bir plaj aramıyor. Kendini ait hissedeceği, değer göreceği, çocuklarıyla güven içinde vakit geçireceği, yaşam tarzına uygun bir atmosfer istiyor. Adin bu beklentiye cevap veren güçlü bir marka.
“Adin is Lifestyle” yaklaşımıyla misafirimize şunu söylüyoruz: Burada sadece tatil yapmazsınız; kendinize, ailenize ve değerlerinize uygun bir yaşam deneyiminin parçası olursunuz. Bizim için asıl başarı, misafirin otelden ayrılırken “Buraya tekrar gelmeliyim” demesidir.
“Turizmde kaliteyi belirleyen en önemli unsur insandır”
Alaiye Resort Hotel ve Alaiye Kleopatra Hotel’in yeni sezondaki güçlü yönleri neler olacak?
Alaiye Resort Hotel, aile tatili ve resort deneyimi açısından çok güçlü bir tesis. Geniş alanları, aktiviteleri, çocuklu ailelere uygun yapısı ve sahil avantajıyla misafirlerine konforlu ve keyifli bir tatil sunuyor. Bu sezon burada özellikle hizmet akışını, yeme-içme deneyimini ve misafir memnuniyeti süreçlerini daha da güçlendirmeye odaklandık.
Alaiye Kleopatra Hotel ise Alanya’nın en özel noktalarından birinde, Kleopatra Plajı’na yakınlığı ve şehir merkezindeki konumuyla farklı bir avantaj sağlıyor. Hem deniz tatili hem şehir yaşamı hem de Alanya’nın sosyal ve kültürel dokusunu deneyimlemek isteyen misafirler için çok doğru bir tercih.
Bu iki otelimizde de hedefimiz, misafire bulunduğu segmentin üzerinde bir hizmet hissi yaşatmak. Çünkü bizim için önemli olan sadece oda satmak değil, marka değeri oluşturmaktır.
Gastronomi, yerel üretim ve sürdürülebilirlik konularında nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Gastronomi artık otelcilikte en önemli deneyim alanlarından biri. Misafir sadece karnını doyurmak istemiyor; lezzet, çeşitlilik, sunum, hijyen ve güven arıyor. Biz de mutfaklarımızı bu anlayışla yönetiyoruz.
Yerel üretim ve taze ürün kullanımı bizim için çok değerli. Çünkü bir otelin mutfağı, bulunduğu coğrafyanın bereketini ve kültürünü misafire hissettirebilmelidir. Doğru ürün, doğru ekip ve doğru sunum birleştiğinde gastronomi sadece bir hizmet olmaktan çıkar, tatilin en hatırlanan parçalarından biri haline gelir.
Sürdürülebilirlik tarafında da artık turizm sektörünün daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz. Enerji verimliliği, yerel kaynakların kullanımı, israfın azaltılması ve çevreye duyarlı operasyon anlayışı bizim gündemimizde önemli yer tutuyor. Geleceğin otelciliği sadece bugünün misafirini memnun etmekle değil, yarının dünyasına karşı sorumluluk almakla mümkündür.
2026 sezonunu Antalya ve Alanya özelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026 sezonuna umutlu ve hazırlıklı bakıyoruz. Türkiye turizmi artık global ölçekte güçlü bir marka. Antalya ise bu markanın en önemli vitrini. Alanya da sahip olduğu sahilleri, tarihi, iklimi, ulaşılabilirliği ve farklı segmentlere hitap eden otel yapısıyla çok ciddi bir potansiyele sahip.
Ancak artık rekabet sadece fiyat üzerinden yürümüyor. Misafir kalite, güven, deneyim, temizlik, gastronomi, personel yaklaşımı ve dijital iletişim gibi birçok unsuru birlikte değerlendiriyor. Bu nedenle 2026 sezonunda başarılı olacak tesisler, sadece yatak kapasitesiyle değil, misafir deneyimini ne kadar iyi yönettiğiyle öne çıkacak.
Ben Alanya’nın önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğine inanıyorum. Doğru hizmet standardı, güçlü tanıtım, sürdürülebilir kalite ve destinasyon iş birliğiyle Alanya, Türkiye turizminde çok daha üst bir konuma gelebilir.
Hizmet kalitesi ve personel yönetimi açısından yeni sezonda öncelikleriniz neler?
Turizmde kaliteyi belirleyen en önemli unsur insandır. En güzel tesisi yapabilirsiniz, en modern altyapıyı kurabilirsiniz; fakat misafire dokunan ekip doğru değilse gerçek memnuniyeti oluşturamazsınız.
Bu nedenle yeni sezonda en büyük önceliklerimizden biri ekiplerimizin eğitimi, motivasyonu ve ortak hizmet dili oluşturmasıdır. Her departmanın aynı hedefe bakması gerekiyor: misafirin memnuniyeti. Resepsiyondan mutfağa, kat hizmetlerinden teknik ekibe, animasyondan misafir ilişkilerine kadar herkes bu deneyimin bir parçasıdır.
Ben sahada olan, ekibini dinleyen, misafirin geri bildirimini önemseyen ve sorunları büyümeden çözen bir yönetim anlayışına inanıyorum. Otelcilik masa başında değil, sahada yönetilir. Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde de bu var.
Yeni sezonda otellerinizi tercih edecek misafirlere ve turizm camiasına vermek istediğiniz mesaj nedir?
Misafirlerimize şunu söylemek isterim: Bu sezon otellerimizde sadece konaklama değil, özenle hazırlanmış bir tatil deneyimi bulacaksınız. Her detayda daha iyi hizmet, daha güçlü ekip, daha sıcak iletişim ve daha yüksek memnuniyet hedefiyle çalışıyoruz.
Turizm camiasına ise mesajım şu olur: Türk turizminin gücü sadece tesislerinden değil, hizmet kültüründen gelir. Biz de Alaiye Resort Hotel, Adin Beach Resort Hotel ve Alaiye Kleopatra Hotel olarak bu kültürü daha ileri taşımak için güçlü bir vizyonla hareket ediyoruz.
Yeni dönemi tek cümleyle özetlemek gerekirse:
Misafir memnuniyetini merkeze alan, kaliteyi sürdürülebilir hale getiren ve Alanya turizmine değer katmayı hedefleyen güçlü bir hizmet dönemi başlatıyoruz.