27. ALMAN TURİZM ZİRVESİ’NDE “ÇOKLU KRİZ” VURGUSU

Berlin’de gerçekleştirilen 27. Alman Turizm Zirvesi, Alman turizminin en önemli isimlerini, siyasetçilerini ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Bundesverband der Deutschen Tourismuswirtschaft (BTW) tarafından düzenlenen ve Coral Travel’in ana sponsorluğunda gerçekleşen zirveye Alman turizm sektörünün en önemli temsilcileri katıldı.
Alman hükümetinin turizme verdiği önemin açık şekilde hissedildiği zirvede; birçok bakanlığın müsteşarı, çok sayıda Federal Meclis milletvekili ve Dışişleri komisyonu üyeleri toplantılarda hazır bulundu. Ayrıca DRV Başkanı Albin Loidl ve ASR Başkanı Anke Budde’nin de katıldığı zirvede Avrupa turizminin geleceğine ilişkin dikkat çekici mesajlar verildi. Zirvenin sloganı “Nur Mut!”, yani “Cesaret!” olarak belirlenirken, yapılan konuşmalar Almanya ve Avrupa turizminin ciddi bir dönüşüm sürecine girdiğini ortaya koydu.

BTW Başkanı Sören Hartmann: “Birbirine Bağlı Çoklu Krizler Dönemindeyiz”
BTW Başkanı Sören Hartmann yaptığı konuşmada; enerji krizleri, yükselen yaşam maliyetleri, Ukrayna savaşı, İran krizi, dijital dönüşüm baskısı, çevresel sorumluluklar ve küresel ticaret gerilimlerinin aynı anda turizm sektörünü etkilediğini söyledi. İçinde bulunulan dönemi “birbirine bağlı çoklu krizler” olarak tanımlayan Hartmann’a ve sektör temsilcilerine göre artık krizler tek başına yaşanmıyor; enerji fiyatlarından ulaşıma, otel maliyetlerinden tüketici davranışlarına kadar tüm alanlar birbirini doğrudan etkiliyor.
Hartmann’ın en dikkat çeken açıklamalarından biri şu oldu:
“Yeniden seyahat etmenin bir ayrıcalık haline gelmesini engellemeliyiz.”
Almanya’da yapılan araştırmalara göre halkın yüzde 26’sı artık seyahat etmeyi ekonomik olarak zor gördüğünü belirtiyor. Bu oran birkaç yıl önce yüzde 20 seviyesindeydi. Enerji, ulaşım, konaklama, restoran ve günlük yaşam maliyetlerindeki hızlı artışın Alman tüketicisinin tatil alışkanlıklarını değiştirmeye başladığı ifade edildi.
Alman Aileleri İkinci ve Üçüncü Tatillerden Vazgeçiyor
Zirvede yapılan değerlendirmelerde özellikle Alman ailelerinin ikinci ve üçüncü tatillerini iptal etmeye başladığı, günübirlik seyahatlerin azaldığı ve daha yakın destinasyonlara yönelimin arttığı belirtildi. Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki dönemde Avrupa’da “çok seyahat” yerine “daha kontrollü ve daha hesaplı seyahat” dönemi başlayabilir.
Buna rağmen turizm sektörünün hâlâ güçlü bir avantajı bulunduğu ifade edildi: İnsanların seyahat etme arzusu. Katılımcılar, insanların hâlâ dinlenmek, yeni kültürler görmek ve günlük yaşam baskısından uzaklaşmak istediğini, turizmin en büyük gücünün bu temel insani ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Ulusal Turizm Stratejisi ve Finansman Sorunları
Almanya’da Turizm Bakanlığı bulunmuyor; bu görevi Alman hükümetinde Denizcilik Ekonomisi ve Turizm Koordinatörü olarak görev yapan Christoph Ploss yürütüyor. Ploss’un açıkladığı Ulusal Turizm Stratejisi’nin Almanya açısından önemli bir dönüm noktası olduğu belirtildi. Çünkü ilk kez outgoing (Almanların yurtdışına yaptığı seyahatler) ile incoming (Almanya’ye gelen turist hareketleri) eşit derecede önemli kabul ediliyor. Sektör temsilcilerine göre bu yaklaşım, Almanya’nın turizmi yalnızca tatil değil, stratejik bir ekonomi alanı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
BTW Başkanı Hartmann ise Ploss ile işbirliğini överken, mevcut bütçe sıkıntıları nedeniyle uygulama aşamasında hâlâ ciddi finansman sorunları bulunduğunu söyledi ve önlerinde “aşılması gereken çok yol” olduğunu ifade etti.

DERTOUR Kriz Yönetimi Direktörü Melanie Gerhardt: “Müşteriler Maksimum Derecede Tedirgin”
Zirvenin en dikkat çekici oturumlarından biri “Dalgalı Zamanlarda Turizm” başlıklı panel oldu. Thomas Bösl, Petra Hedorfer, Federal Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Ellen Demuth ve YouGov Araştırma Direktörü Christoph Zeh’in katıldığı panelde konuşan DERTOUR Kriz Yönetimi Direktörü Melanie Gerhardt, özellikle İran krizi sonrası Alman tüketicisinde ciddi bir güvensizlik oluştuğunu belirterek şu ifadeyi kullandı:
“Müşteriler şu anda maksimum derecede tedirgin.”
Gerhardt, dünyanın geçmişe göre mutlaka daha tehlikeli olmadığını ancak gelişmelerin çok daha hızlı yaşandığını söyledi. Özellikle sosyal medya nedeniyle kriz haberlerinin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaştığı ve bunun rezervasyon davranışlarını doğrudan etkilediği ifade edildi. Turistler artık yalnızca “Nereye gideceğim?” sorusunu değil; “Orası güvenli mi?”, “Uçuş iptal olur mu?”, “Bir kriz çıkarsa geri dönebilir miyim?” sorularını da aynı anda soruyor.
Paket Turlar Yeniden Güç Kazanıyor
Zirvede yapılan değerlendirmelerde paket tur sisteminin yeniden önem kazandığı vurgulandı. Sektör temsilcilerine göre tüketiciler artık yalnızca otel veya uçak bileti satın profesyonelleriyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda güven, destek ve kriz anında ulaşabilecekleri bir sistem satın alıyor. Özellikle ailelerin kriz anında ulaşabilecekleri bir tur operatörü, seyahat acentesi veya çağrı merkezi görmek istediği belirtildi.
QTA Sözcüsü Thomas Bösl: Seyahat Acenteleri Yeniden Merkezde
Thomas Bösl, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşanan kriz sırasında binlerce müşterinin aynı anda seyahat acentelerine ulaştığını söyledi. Bazı dönemlerde tur operatörlerinin çağrı merkezlerinin tamamen kilitlendiğini belirten Bösl, kriz dönemlerinde tüketicilerin yalnızca internetten değil, doğrudan insandan destek almak istediğini ifade etti. Sektör temsilcilerine göre bu gelişmeler, seyahat acentelerinin önümüzdeki dönemde yeniden daha stratejik bir rol üstleneceğini gösteriyor.

DZT Başkanı Petra Hedorfer: Avrupa İçi Seyahatler Yükselişte
Petra Hedorfer ise mevcut ortamda Avrupa içi seyahatlerin yeniden yükselişe geçtiğini söyledi. Alman turistlerin artık daha yakın, daha güvenli ve daha kontrol edilebilir destinasyonlara yöneldiğini belirten Hedorfer, Almanya’nın bu süreçte yeni fırsatlar yakalayabileceğini ifade etti. Toplantıda ayrıca Almanya’ya gelen yabancı turistlerin büyük bölümünün Avrupa’dan geldiği, Uzakdoğu ve ABD bağlantılı uçuş fiyatlarının ise halen istikrarlı olduğu belirtildi.
FDP Federal Başkan Yardımcısı Henning Höne’den KOBİ Vurgusu
Liberal Demokrat Parti’nin (FDP) Federal Başkan Yardımcısı Henning Höne, Freie Demokratische Partei temsilcisi olarak yaptığı konuşmada turizm sektöründeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin önemine dikkat çekti. Höne, partisinin bugüne kadar her zaman bu işletmelerin yanında olduğunu ve turizm ekonomisinin temel taşı olan KOBİ’lerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Zirveden Türkiye Turizmine Yansımalar
Höne’nin yaptığı konuşmadan sonra Berlin’de kendisi ile görüştüm ve yakında kendisine turizm ile ilgili bir dosya sunacağım.
Ayrıca birçok turizmci ile zirvede görüşme imkanım oldu; yapılan değerlendirmelerde Alman tüketicisinin ekonomik durumu ve psikolojisindeki değişimin Türkiye turizmini doğrudan etkilediği belirtildi. Bu nedenle Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yalnızca fiyat avantajıyla değil; güvenli, organize, kriz yönetimi güçlü, ulaşımı sürdürülebilir bir destinasyon olarak öne çıkması gerektiği vurgulandı. Sektör temsilcilerine göre önümüzdeki yıllarda turizmde en önemli kavramlar “güven”, “istikrar” ve “ulaşılabilirlik” olacak.
