ALMANYA’DA 65 BİN KİŞİLİK AÇIK: AVRUPA TÜRK TURİZMCİLERİ ARIYOR

Batı Avrupa’daki otellerin yüzde 47’si nitelikli personel bulmakta zorlanırken, Almanya’da gastronomi ve konaklama sektörlerinde 65 binin üzerinde kalifiye çalışan açığı bulunuyor. Avrupa’da yapısal hale gelen insan kaynağı krizi, Türkiye açısından stratejik bir iş gücü fırsatına işaret ediyor.
Batı Avrupa’da Oteller Kapasite Sorunu Yaşıyor
Avrupa turizm ve konaklama sektörü, artan talebe rağmen nitelikli insan kaynağı eksikliği nedeniyle operasyonel sıkışma yaşıyor. Sektör araştırmaları, Batı Avrupa’daki otellerin önemli bir bölümünün personel yetersizliği nedeniyle planlanan kapasitede hizmet veremediğini ortaya koyuyor.
Özellikle Almanya’da gastronomi ve konaklama sektörlerinde yaşanan açık, sorunun mevsimsel olmaktan çıkarak yapısal bir boyut kazandığını gösteriyor.
Personel Açığı Yapısal Hale Geliyor
European Accommodation Barometer verilerine göre Batı Avrupa’daki otellerin yüzde 47’si, nitelikli personel bulmayı operasyonel büyümenin önündeki en büyük engel olarak değerlendiriyor. Almanya’da sektör birliği DEHOGA’nın paylaştığı verilere göre ise gastronomi ve konaklama sektörlerinde 65 binin üzerinde kalifiye çalışan ihtiyacı bulunuyor.
Uzmanlar, demografik dönüşüm, hizmet sektörüne olan ilginin azalması ve değişen çalışma alışkanlıklarının bu açığı derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Hakan Akın: “Berlin’e Türkiye’den Personel Getiriyoruz”
Berlin’de faaliyet gösteren TITANIC Chaussee Hotel Genel Müdürü Hakan Akın, Avrupa’daki personel açığının işletmeleri farklı insan kaynağı modellerine yönelttiğini belirtiyor. Akın, özellikle nitelik ve süreklilik gerektiren alanlarda Türkiye’nin öne çıkan bir kaynak haline geldiğini vurguluyor.
Akın, “Mutfak başta olmak üzere bazı kritik pozisyonlarda personeli Türkiye’den istihdam ediyoruz. Avrupa’ya gelen genç Türk profesyonellere istihdam sağlayarak onları sektöre kazandırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullanıyor.
Berlin’de görev alacak personel için, pozisyona bağlı olarak C1 seviyesine kadar Almanca ve en az B2 seviyesinde İngilizce bilgisinin temel bir ön koşul olduğunu belirten Akın, bu yaklaşımın yalnızca mevcut açığı kapatmakla sınırlı kalmadığını, uzun vadede daha sürdürülebilir bir iş gücü yapısına katkı sunduğunu ifade ediyor.
Türkiye İçin Zaman Kritik
Hakan Akın’a göre Avrupa’daki nitelikli personel açığı kısa vadede kapanacak bir sorun değil. Akın, “Demografik dönüşüm ve hizmet sektörüne ilginin azalması, turizmdeki insan kaynağı sorununu önümüzdeki yıllarda daha da derinleştirecek” değerlendirmesinde bulunuyor.
Bu tablo, güçlü turizm altyapısı, çok kültürlü çalışma deneyimi ve yetişmiş insan kaynağıyla öne çıkan Türkiye açısından stratejik bir fırsat alanı oluşturuyor. Akın, sürecin yalnızca bireysel istihdam olarak değil; eğitim, sertifikasyon, kurumsal iş birlikleri ve insan kaynağı ihracatı perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurguluyor.


