Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan ve Konya, Ankara ile Aksaray sınırlarında yer alan Tuz Gölü, yaz aylarının gelmesiyle birlikte eşsiz bir renk değişimine sahne oldu. Sudaki mikroskobik canlılar, algler ve bakteriler nedeniyle tamamen pembe renge bürünen göl, yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor. Aynı zamanda “flamingo cenneti” olarak bilinen bölge, doğaseverlere görsel bir şölen sunuyor.
İlkbahar aylarında bol yağışlarla birlikte su seviyesi artan Tuz Gölü, temmuz ayındaki yüksek sıcaklıklar ve buharlaşmanın etkisiyle farklı bir döneme girdi. Suların çekilmesi ve tuz oranının artmasıyla birlikte göl yüzeyi göz alıcı bir pembe tonuna kavuştu.
“Mikroskobik Canlılar Kendilerini Korumak İçin Pigment Üretiyor”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Yüksek Mühendisi Nurcan Özdemir, bu renk değişiminin tamamen doğal bir süreç olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Türkiye’nin tam ortasında pespembe bir gölümüz var. Bu göl, Tuz Gölü. Burada şu anda doğanın bir sanat eserini görüyoruz. Tuz Gölü’nde aşırı derecede buharlaşma ve suların çekilmesi ile birlikte mikroskobik canlılar algler ve halo bakteriler, kendilerini aşırı tuzdan ve yüksek sıcaklıktan korumak için kırmızı pigment üretiyorlar. Şu anda bunlar da gölün yüzeyine tamamen kaplamış durumdalar. Doğa, rengiyle bizlere bir mesaj veriyor.”
Flamingoların Pembe Renginin Sırrı Bu Göl
Tuz Gölü’nün aynı zamanda binlerce göçmen kuş ve flamingoya ev sahipliği yaptığını belirten Özdemir, flamingoların ikonik renklerini bu gölden aldığını ifade etti. Özdemir, “Bu algler tamamen flamingoların en sevdiği besinlerdir. Flamingolar doğuştan beyaz doğuyorlar. Tuz Gölü’ndeki alglerle beslendikleri için kanatlarında pembe rengi buradan alıyorlar” diyerek ekosistemin birbirine olan bağını dile getirdi.
Gölün su seviyesindeki değişimlere de değinen Özdemir, bu olayın herhangi bir kimyasal kirlilik veya müdahale olmadığını, milyonlarca yıldır süregelen doğal bir döngü olduğunu belirtti. Temmuz ayının pembeleşmenin en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkati çeken Özdemir, çıplak ayakla gölde yürümeyi tavsiye ederek bu görsel şölenin kaçırılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
