Kumkat Hotel Kurucusu ve İç Mimar Funda Ertosun, Milas Kıyıkışlacık Mahallesi’nde bulunan otelinin kuruluş yolculuğunu, Kıyıkışlacık ve antik İasos’a bakışını, butik otelcilik anlayışını ve misafir deneyimi hakkındaki düşüncelerini GM Dergisi ile paylaştı.
İç mimarlıktan turizm sektörüne uzanan yolculuğunuz nasıl başladı?
Çocukluğumdan beri mekânların insan üzerindeki etkisine inanıyordum. Bir yapının yalnızca duvarlardan ibaret olmadığını; doğru dokunuşlarla insanların kendilerini güvende, huzurlu ve mutlu hissedebilecekleri yaşam alanlarına dönüşebileceğini düşünüyordum. Bu düşünce beni iç mimarlığa taşıdı.
Yıllar boyunca farklı projelerde çalışırken her mekâna aynı soruyla yaklaştım: “Buraya gelen insan burada ne hissetsin?” Benim için tasarım, sadece estetik üretmek değil; aynı zamanda duygu tasarlamaktı.
Zamanla hayalini kurduğum özgürlüğün, başkalarının projelerinde değil, kendi hayalimi inşa etmekte olduğunu fark ettim. Konforun samimiyetle buluştuğu, insanların kendilerini müşteri gibi değil, misafir gibi hissedeceği bir yer yaratmak istiyordum. Bu düşünce beni turizm sektörüne taşıdı.
Kumkat Hotel’i hayal ederken çıkış noktanız neydi?
Aslında hedefim hiçbir zaman sadece bir otel açmak olmadı. Ben insanların ayrılırken “Tekrar geleceğiz.” demesini sağlayacak bir deneyim tasarlamak istedim.
Kumkat Hotel tam da bu düşüncenin sonucu olarak doğdu. İç mimarlık bakış açısıyla şekillenen her detay; odaların sıcak atmosferinden bahçenin huzuruna, kahvaltı sofralarından misafirlerle kurulan samimi ilişkiye kadar tek bir amaca hizmet ediyor: İnsanların kendilerini gerçekten ait hissedecekleri bir yer oluşturmak.
Bugün geriye dönüp baktığımda görüyorum ki aslında mesleğim hiç değişmedi. Ben hâlâ mekân tasarlıyorum. Sadece artık tasarladığım şeylerin içinde insanların unutamayacağı anılar da birikiyor.
Kumkat Hotel’in bulunduğu yapı, geçmişte uzun süre atıl kalmış. İlk gördüğünüzde sizde nasıl bir izlenim bıraktı?
İlk kez bu yapının önünde durduğumda birçok kişi yalnızca eski duvarları, çatısı çökmüş odaları, yorgun bir bahçeyi ve yılların sessizliğini görüyordu. Kimileri için ekonomik ömrünü tamamlamış bir yapıydı. Benim içinse henüz yazılmamış bir hikâyenin başlangıcıydı.
Ben harabeyi değil, dönüşme ihtimali olan bir hayali gördüm. İç mimar olmanın bana kazandırdığı en önemli bakış açısı da buydu. Bir yapının sadece bugününe değil, yarınına odaklanmak. Başkalarının duvar gördüğü yerde ben ışığı, bahçeyi, kahvaltı masalarını ve o kapıdan gülümseyerek içeri giren misafirleri hayal ettim.
Bu dönüşüm süreci nasıl ilerledi?
Elbette kolay bir süreç olmadı. Eski bir yapıyı yeniden ayağa kaldırmak zaman, sabır ve kararlılık isteyen uzun bir yolculuktu. Her ayrıntı yeniden düşünüldü, her köşe özenle tasarlandı.
Yorulduğumuz, beklediğimiz ve çözüm aradığımız çok an oldu. Ancak hiçbir zorluk kurduğum hayalin önüne geçemedi. Çünkü Kumkat Hotel benim için yalnızca restore edilen bir bina değil; cesaretin, emeğin ve vazgeçmemeyi seçmenin somut karşılığıydı.
Bugün aynı kapıdan içeri giren misafirlerin “Kendimizi evimizde hissettik.” demesi, o süreçte verilen emeğin en anlamlı karşılığı.

Misafir yorumları Kumkat Hotel’in hikâyesinde nasıl bir yer tutuyor?
Bir otelin gerçek hikâyesini orada konaklayan insanlar tamamlıyor. Siz bir hayal kurabilirsiniz, bir binayı dönüştürebilirsiniz, her ayrıntısını düşünebilirsiniz. Ancak bir oteli gerçekten özel yapan şey, misafirlerin oradan ayrılırken yanında götürdüğü duygudur.
Kumkat Hotel’in hikâyesi de bu noktada bambaşka bir anlam kazandı. Misafirler yalnızca odaları ya da kahvaltıyı anlatmadı; kendilerini nasıl hissettiklerini anlattı. Google değerlendirmelerinde sık sık karşılaştığımız “ev gibi”, “samimi”, “huzurlu”, “tertemiz” ve “yeniden geleceğiz” ifadeleri bizim için çok değerli.
Hatta bazı misafirler ayrılırken “Evimize iyi bakın.” diyor. Bu cümle, kurmak istediğimiz bağın gerçekten karşılık bulduğunu gösteriyor.
GM Dergi: Kıyıkışlacık ve antik İasos sizin için neden önemli?
Kumkat Hotel’i hayal ederken aklımda yalnızca güzel bir butik otel oluşturmak yoktu. Asıl hayalim, Kıyıkışlacık’ın ve antik İasos’un hak ettiği turizm anlayışına küçük de olsa katkı sunabilmekti.
Bu bölge binlerce yıllık tarihi, doğal güzellikleri ve eşsiz kıyılarıyla Türkiye’nin en özel destinasyonlarından biri. Buna rağmen uzun yıllar boyunca turizm anlayışı çoğunlukla küçük pansiyon işletmeciliğiyle sınırlı kaldı. Misafir deneyimini merkeze alan profesyonel bir yaklaşımın eksikliği de zaman zaman memnuniyet puanlarına yansıyordu.
Ben farklı bir yol seçmek istedim. İç mimarlık bakış açımı, uluslararası misafir beklentilerini ve butik otel anlayışını bir araya getirerek insanların yalnızca konaklamayacağı, kendilerini değerli hissedeceği bir deneyim oluşturmayı hedefledim.
Bugün Kumkat Hotel’in geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bugün Booking.com, Expedia ve Google gibi uluslararası platformlarda elde ettiğimiz yüksek misafir memnuniyeti puanlarını yalnızca bir başarı göstergesi olarak görmüyorum. Benim için bu puanlar, doğru bir hayale inanmanın ve o hayalden vazgeçmemenin karşılığı.
Kumkat Hotel’in başarısı yalnızca doluluk oranlarıyla ölçülemez. Asıl başarı; ayrılırken tekrar gelmek isteyen misafirlerde, tavsiye edilen bir marka olmada ve Kıyıkışlacık’ın hak ettiği değeri görmeye başlayan insanların sayısında saklı. Çünkü ben hiçbir zaman yalnızca bir otel inşa etmedim. Bu bölgenin potansiyeline inandım.
Kumkat Hotel bugün hangi özellikleriyle öne çıkıyor?
Kumkat Hotel bugün yerli ve yabancı misafirleri ağırlayan, misafir memnuniyetini merkeze alan bir butik otel olarak yoluna devam ediyor. Google’da 4,9/5, Booking.com’da 9/10 ve Expedia’da 9,8/10 gibi yüksek değerlendirme puanlarına sahibiz.
Yüzlerce gerçek misafir değerlendirmesi bizim için en güçlü referanslardan biri. Bunun yanında sürdürülebilir turizm yaklaşımını da önemsiyoruz. Bulunduğumuz bölgeye değer katmak, misafirlerimize samimi ve nitelikli bir deneyim sunmak bizim temel önceliğimiz.
Kumkat Hotel için bundan sonraki hedefiniz nedir?
Kumkat Hotel benim için hiçbir zaman tamamlanmış bir proje olmadı. Her mevsim yeni bir ayrıntıyla gelişen, her misafirin anısıyla zenginleşen ve her deneyimle büyüyen yaşayan bir hikâye.
Bugün attığımız her adımın ortak bir amacı var: Kıyıkışlacık’ın ve antik İasos’un hak ettiği değeri daha fazla insana ulaştırmak. Yeni projeler, yeni deneyimler ve aynı samimiyetle yolculuğumuza devam ediyoruz.
Bazı yolculuklar tamamlanmaz; her yeni misafirle yeniden başlar. Kumkat Hotel’in hikâyesi de bizim için böyle bir yolculuk.
