LUFF LIVING HOTEL SAHİBİ ERDEM AYAZ: “STANDART BİR KONAKLAMA HİZMETİ VERMEKTEN ÇOK, BİR ATMOSFER SUNMAK İSTİYORUZ”

Luff Living Hotel Sahibi Erdem Ayaz, Luff Living Hotel’in devralma süreci, yeni dönem vizyonu, 12+ yetişkin konsepti, gastronomi ve SPA yatırımları gibi konular hakkındaki düşüncelerini GM Dergisi ile paylaştı.
1. Luff Living Hotel’i devralma süreciniz nasıl gelişti? Bu yatırımı sizin için cazip kılan temel unsurlar neler oldu?
Luff Living Hotel’i devralma süreci aslında uzun zamandır hayalini kurduğum bir vizyonun doğal bir devamı oldu. Antalya’da insanların sadece konakladığı değil, kendini özel hissettiği yaşam alanları oluşturmak istiyordum. Luff Living’in konumu, mimarisi ve taşıdığı potansiyel beni ilk andan etkiledi. Şehir merkezine yakın olması, denize kısa mesafede bulunması ve butik yapısı sayesinde burayı klasik bir otelden çok, karakteri olan bir deneyim markasına dönüştürebileceğimizi düşündüm. Bu yatırımın en cazip tarafı da buydu.
2. Oteli devraldıktan sonra ilk olarak hangi alanlara odaklandınız? Hizmet anlayışı, operasyon ya da marka kimliği açısından ne gibi değişiklikler planlıyorsunuz?
Oteli devraldıktan sonra ilk olarak misafir deneyimine odaklandık. Çünkü bugün insanlar sadece güzel bir odada kalmak istemiyor; hissetmek, hatırlamak ve yaşamak istiyor. Hizmet anlayışımızı daha sıcak, daha kişisel ve daha rafine bir noktaya taşımayı hedefliyoruz. Marka kimliğinde ise daha modern, daha sofistike ama aynı zamanda samimi bir çizgi oluşturuyoruz. Bunun yanında otelin alt katında açmayı planladığımız CASA WINE isimli , şarap, makarna ve steakhouse konseptli restoran da bu vizyonun önemli bir parçası olacak. Misafirlerin sadece konaklamak için değil, gastronomi deneyimi yaşamak için de tercih edeceği bir nokta oluşturmak istiyoruz.
3. Luff Living Hotel, Antalya Muratpaşa’da şehir hayatına ve denize yakın konumuyla öne çıkıyor. Bu lokasyonun misafir profiline nasıl bir avantaj sağladığını düşünüyorsunuz?
Luff Living Hotel’in Muratpaşa’daki konumu bizim için çok değerli. Antalya’yı deneyimlemek isteyen biri için hem şehir hayatına hem de denize aynı anda yakın olmak büyük avantaj. Misafirler birkaç dakika içinde sahile ulaşabiliyor ama aynı zamanda restoranlara, kafelere ve sosyal yaşama da çok yakın oluyor. Özellikle şehir otelciliğinde insanlar artık zaman kaybetmek istemiyor. Hem tatil hem şehir deneyimini bir arada yaşayabiliyorlar.
4. Otelin 12+ yetişkin konsepti nasıl bir misafir deneyimi sunuyor? Bu konseptin Antalya şehir otelciliğinde nasıl bir karşılığı var?
12+ yetişkin konsepti ise otelin ruhunu oluşturan en önemli detaylardan biri. Daha sakin, daha huzurlu ve daha özel bir atmosfer sunuyor. Özellikle çiftler, yalnız seyahat eden misafirler veya iş seyahatinde konfor arayan kişiler için bu konsept çok değerli hale geldi. Antalya’da şehir otelciliğinde bu tarz daha rafine ve yetişkin odaklı konseptlerin giderek daha fazla ilgi gördüğünü düşünüyorum. İnsanlar artık gürültüden uzak, kaliteli vakit geçirebilecekleri butik deneyimlere yöneliyor.
5. Luff Living Hotel’i klasik şehir otellerinden ayıran en önemli özellikler sizce neler?
Bence Luff Living Hotel’i klasik şehir otellerinden ayıran en önemli özellik; duygusu olan bir yer olması. Biz burada standart bir konaklama hizmeti vermekten çok, bir atmosfer sunmak istiyoruz. Tasarımıyla, müziğiyle, restoran deneyimiyle, kokusuyla ve hizmet anlayışıyla insanların hafızasında yer edecek bir yapı kurmaya çalışıyoruz. Özellikle alt katta planladığımız şarap, makarna ve steakhouse restoran konseptiyle ve profesyonel SPA hizmetiyle oteli sadece konaklama noktası olmaktan çıkarıp sosyal bir buluşma alanına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Antalya’da insanlar artık sadece uyuyacak yer değil, karakteri olan mekânlar arıyor. Biz de tam olarak bunu inşa ediyoruz.

