JET YAKITI KRİZİ: ROTALAR UZUYOR, FİYATLAR ARTIYOR

JET YAKITI KRİZİ: ROTALAR UZUYOR, FİYATLAR ARTIYOR

2026’nın ilk çeyreğinde Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilim, küresel havacılık sektöründe ciddi bir maliyet şokuna yol açtı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırı sonrası özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde artan riskler enerji arzını sekteye uğrattı. Bu gelişmelerin ardından Brent petrol fiyatı kısa sürede yüzde 40-50 artarak varil başına 100 doların üzerine çıkarken, jet yakıtı fiyatları yaklaşık iki katına çıkarak 197 dolar seviyesine ulaştı.

Havayolu maliyetlerinin yüzde 20 ila yüzde 40’ını oluşturan yakıt giderlerindeki bu artış, şirketleri hızlı ve sert önlemler almaya yöneltti.

Kapasite daralıyor, rotalar uzuyor

Artan maliyetler operasyonel yapıyı da doğrudan etkiliyor. Dubai, Doha ve Abu Dabi gibi kritik hub’lar üzerindeki riskler nedeniyle uçuş rotaları yeniden planlanıyor. Bu durum uçuş sürelerini uzatırken yakıt tüketimini artırıyor ve bazı hatlarda kapasite daralmasına yol açıyor.

Özellikle Asya–Avrupa hattında artan talep ile birleşen bu tablo, doluluk oranlarını yükseltirken bilet fiyatlarını yukarı çekiyor.

Havayollarından peş peşe önlemler

Küresel ölçekte birçok havayolu şirketi maliyetleri dengelemek için fiyat artışları, ek ücretler ve kapasite kesintileri uygulamaya başladı.

Cathay Pacific uzun menzil uçuşlarda yakıt ek ücretini yüzde 34 artırdı. SAS Scandinavian Airlines yaklaşık 1.000 uçuş iptal ederken fiyatlarını yükseltti. Qantas Avrupa hatlarında fiyatları yukarı yönlü revize etti. Air India ve Air India Express yakıt ek ücretlerini devreye aldı.

Air France-KLM uzun menzil ekonomi sınıfında ortalama 50 euro artış yaptı. Thai Airways fiyatlarını yüzde 10-15 artırırken erken rezervasyonu öne çıkardı. Air New Zealand 1.100 uçuş iptal ederek 44.000’den fazla yolcuyu etkiledi.

SunExpress Türkiye–Avrupa hatlarında geçici yakıt ek ücreti uygulamasına hazırlanırken, United Airlines kârlı olmayan hatlarda kesintiye gidiyor.

Asya pazarında kırılganlık artıyor

Krizin etkisi özellikle Asya pazarında daha sert hissediliyor. Güney Kore’de döviz kuru ve ithal yakıt bağımlılığı nedeniyle maliyet baskısı artarken, T'way Air kriz yönetimi başlattı, Asiana Airlines ise yeniden yapılandırma sürecine girdi.

Vietnam ve ABD hatlarında kapasite düşerken, Phu Quoc ve Da Nang gibi turistik destinasyonlara yapılan uçuşlarda azalma görülüyor.

B2B perspektif: maliyet baskısı kalıcı olabilir

Sektör profesyonellerine göre enerji fiyatlarının orta vadede yüksek seyretme ihtimali, havayollarını daha temkinli stratejilere yönlendiriyor. Yakıt hedge politikaları yeniden gözden geçirilirken, daha kârlı hatlara odaklanma ve dinamik fiyatlama modelleri öne çıkıyor.

Büyük ölçekli taşıyıcılar hedge avantajıyla daha dirençli kalırken, düşük maliyetli ve küçük oyuncular için risk artıyor.

Talep güçlü, riskler büyüyor

Tüm maliyet baskısına rağmen yolcu talebinde belirgin bir düşüş görülmemesi dikkat çekiyor. Ancak kapasite daralması, fiyat hassasiyetinin artması ve jeopolitik belirsizlikler, sektörün önümüzdeki dönemde dalgalı bir seyir izleyeceğine işaret ediyor.

Küresel havacılık sektörü, bu gelişmelerle birlikte enerji fiyatları ve jeopolitik risklere karşı yeniden yüksek hassasiyet gösteren bir döneme girmiş durumda.

Etiketler