Ankara’nın Çubuk ilçesinde bulunan 2 bin yıllık Roma dönemine ait Melikşah Hamamı, 3 yıldır süren kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarıldı. Osmanlı, Geç Roma ve Selçuklu dönemlerine ait buluntuların ortaya çıkarıldığı hamamın, kazı ve restorasyon çalışmalarının ardından turizme kazandırılması hedefleniyor.
Çubuk’ta yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe sahip Melikşah Hamamı, 1974 yılına kadar bölge halkı tarafından kullanıldı. Bu tarihten sonra sıcak suyun çekilmesiyle kaderine terk edilen tarihi yapıda, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Çubuk Belediyesi iş birliğinde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle 3 yıl önce kazı çalışmaları başlatıldı.
Geçmişte şifa merkezi olarak da kullanılan hamamda ilk yıl havuz kısmı ve diğer alanlar temizlendi. Geçen yıl yapılan kazılarda Osmanlı dönemine ait seramikler gün yüzüne çıkarılırken, bu yıl Geç Roma, Selçuklu ve Erken İslami döneme tarihlenen seramikler ile yüzük ve çivi gibi buluntulara ulaşıldı.

Atatürk tarihi yapıyı gezmişti
Roma dönemine ait Melikşah Hamamı’nı Gazi Mustafa Kemal Atatürk de 1933 yılında İsmet İnönü ile birlikte Melikşah köyünü ziyareti sırasında gezdi. Atatürk’ün hamamı incelerken çekilen fotoğraflarına TRT arşivinden ulaşıldı.
Kazı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yapının ayağa kaldırılması, ilk kullanımındaki görünümüne kavuşturulması, sıcak suyun yeniden akıtılması, ışıklandırma ve çatı uygulamalarıyla koruma altına alınması planlanıyor. Kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin de Atatürk’ün hamam ziyaretine ait fotoğraflarla birlikte sergilenmesi amaçlanıyor.
“Roma dönemi mimari özellikleri taşıyor”
Kazı Başkanı Doç. Dr. Yusuf Albayrak, yapının 1974 yılına kadar köylüler tarafından aktif olarak kullanıldığını belirterek, “Köyün ileri gelenleri, yaşlı amcalar bizimle sohbetlerinde 1974 yılına kadar burada yüzdüklerini, sıcak suyun çıktığını ve kanallar aracılığıyla eğlendiklerini anlatmaktadır. Fakat 1974 yılında daha aşağı bir alanda sondaj açılması nedeniyle sıcak su buradan çekilmiş ve hamam kaderine bırakılmış” dedi.
Yaklaşık 50 yıl boyunca çalı çırpı içinde kalan ve yan duvarları çöken yapının görünmez hale geldiğini ifade eden Albayrak, “Çalışmalara ilk başladığımızda öncelikle hamamın altıgen havuz kısmını temizledik. Çıkan büyük blokları tasnif ettiğimizde buranın net bir şekilde Roma dönemi mimari özellikleri taşıdığını gördük” diye konuştu.
“Arkeolojik veri yönünden zayıf”
Yapının 2 bin yıl boyunca aralıksız kullanılmasının arkeolojik veri açısından dezavantaj oluşturduğunu belirten Albayrak, “Eğer bu hamam Roma döneminden sonra terk edilip üzeri toprakla kapansaydı, o döneme ait çok daha fazla buluntu elde edebilirdik. Ancak 1974’e kadar kullanıldığı için maalesef arkeolojik veri yönünden zayıf kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
Albayrak, buna rağmen Erken Osmanlı dönemine ait seramikler, yüzükler, çiviler ve Geç Roma dönemine ait bezemeli bir seramiğin tarihlendirme açısından önemli veriler sunduğunu söyledi.
“Amacımız ticari değil, turistik”
Gelecek dönemde hamam çevresinde jeoradar çalışmaları yapılacağını belirten Albayrak, yapının başka bölümlerinin olup olmadığını tespit etmeyi hedeflediklerini söyledi.
Albayrak, “Amacımız ticari değil, turistik amaçlı. Burada sıcak suyun akışını sağlayarak, ışıklandırma ve bir çatı projesiyle hamamımızı koruma altına almak istiyoruz. Köyde bir bina yaparak tüm buluntuları orada sergilemek ve turizme katkı sağlamak istiyoruz” dedi.
Atatürk’ün 1933 yılında İsmet İnönü ile birlikte Melikşah Köyü ziyareti sırasında hamamı da gezdiğini hatırlatan Albayrak, “Hamamın havuz kısmında çekilmiş fotoğrafları bulunmakta. Termal ve sıcak su tedavilerinin önemini, Atatürk’ün burayı bizzat ziyaret etmesiyle bir kez daha görmekteyiz” diye konuştu.
