Antalya’da hava sıcaklıklarının 36 dereceye kadar yükseldiği yaz günlerinde, kentin tarihi merkezi Kaleiçi’ni ziyaret eden Uzak Doğulu turistler güneşten korunmak için dikkat çekici önlemler alıyor. Turizm sezonunun en yoğun olduğu bu dönemde Rus, Avrupalı ve İskandinav turistler sahillerde denize girmeyi tercih ederken, Güney Kore, Japonya ve Çin gibi Uzak Doğu ülkelerinden gelen turistler ise Kaleiçi, Kapadokya ve Pamukkale gibi tarihi ve kültürel alanları gezmeyi seçiyor. Ancak Uzak Doğulu seyahat severlerin gezi rotalarındaki en belirgin detay, güneş ışınlarından korunmak amacıyla yüzlerini dahi tamamen kapatacak şekilde giyinmeleri oluyor.
Vücutlarının, kollarının ve yüzlerinin güneşten etkilenerek yanmasını engellemek isteyen Uzak Doğulu kadın turistlerin, ellerinde şemsiyeler, başlarında geniş şapkalar ve uzun kollu giysilerin yanı sıra yüz maskeleriyle Kaleiçi sokaklarında dolaştığı anlar kameralara yansıdı. Tarihi mekanları bu şekilde gezen turistler, aşırı sıcağa rağmen koruyucu giysilerinden ve aksesuarlarından taviz vermiyor.
Meteorolojiden Kritik Saat Uyarıları
Hava sıcaklıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Meteoroloji 4’üncü Bölge Müdürlüğü Şube Müdürü Fatma Yaylalı, kentteki sıcaklıkların mevsim normallerinde seyrederek 32 ile 36 derece arasında ölçüldüğünü belirtti. Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının en dik geldiği saatlere dikkat çeken Yaylalı, günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 saatleri arasında yaşlıların, kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin ve çocukların dışarı çıkarken daha dikkatli ve tedbirli olmaları yönünde tavsiyelerde bulundu.
Korunmanın Arkasında Cilt Yapısı ve Kültürel Alışkanlıklar Yatıyor
Uzak Doğulu turistlerin güneş altında kendilerini tamamen gizleme çabalarının arkasında genetik faktörler, kültürel alışkanlıklar ve cilt yapısı bulunuyor. Uzak Doğu kültüründe beyaz ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak gençliğin, temizliğin ve yüksek sosyal statünün bir simgesi olarak kabul ediliyor. Buna karşın bronzlaşmış bir ten, geleneksel olarak açık havada ve tarlada çalışan işçi sınıfını çağrıştırdığı için tercih edilmiyor.
Ayrıca genetik açıdan cilt lekelenmelerine karşı oldukça hassas olan Uzak Doğu insanı, erken yaşlanma korkusu, güneş alerjisi ve güneş yanığı riskine karşı korunmayı bir yaşam tarzı haline getiriyor. Bu nedenle aşırı sıcak havalara rağmen her zaman kapalı kıyafetleri ve şemsiyeleriyle sokaklarda yer alıyorlar.
