Mezunları Turizme Kazandırmak
Her yıl binlerce genç turizm fakültelerinden ve meslek yüksekokullarından mezun oluyor. Büyük umutlarla sektöre adım atıyorlar. Ancak aradan birkaç yıl geçmeden önemli bir kısmının farklı sektörlere yöneldiğini görüyoruz. Bence artık şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Sorun gerçekten gençlerde mi, yoksa onlara sunduğumuz çalışma hayatında mı?
Yıllardır turizm sektörünün içinde biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; gençler çalışmak istemiyor söylemi gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Gençler emeklerinin karşılığını almak, kendilerini geliştirmek ve geleceklerini görebilecekleri bir iş ortamında bulunmak istiyor.
Birçok otel personel bulamamaktan yakınıyor. Diğer tarafta ise turizm eğitimi almış gençler sektör dışında iş arıyor. Bu tablo bize bir şey anlatıyor. Demek ki sadece personel bulmaya odaklanmak yeterli değil. Asıl mesele, mezunları sektörde tutabilmek.
Bunun yolu da çalışanı sadece sezonluk bir ihtiyaç olarak görmekten vazgeçmekten geçiyor. Kariyer planlaması yapılan, eğitim verilen, fikrine değer verilen ve başarıları takdir edilen bir çalışma ortamı oluşturulduğunda gençlerin sektöre bakışı da değişecektir.
Üniversitelerle işletmeler arasındaki iş birliği de daha güçlü olmalı. Staj, sadece zorunlu bir süreç değil; öğrencinin sektörü sevmesini sağlayacak ilk deneyim olmalıdır. İlk izlenim ne kadar olumlu olursa, mezuniyet sonrası sektörde kalma ihtimali de o kadar artacaktır.
Turizm, insanla var olan bir sektör. En güzel otelleri inşa edebilirsiniz, en iyi teknolojiyi kullanabilirsiniz; ancak iyi yetişmiş insan kaynağınız yoksa sürdürülebilir başarıyı yakalamanız zor olur.
Bugün mezunlarımızı turizme yeniden kazandırabilirsek, aslında sadece personel açığını kapatmış olmayacağız. Aynı zamanda sektörün geleceğine yatırım yapmış olacağız. Çünkü yarının başarılı yöneticileri, bugün doğru şekilde desteklediğimiz gençler arasından çıkacak.
