NAMIK KEMAL YALÇINSU | KONAKLAMAMA VERGİSİ

Satın Alma departmanına hep güleriz. "Satın alma mı, satın sakın alma mı?" Adam bütçe sıkışık, tedarikçi gelmez, stok biter, iş yapmaya çalışır ama adı üstünde, satın sakın alma departmanı olur çoğu zaman. Klişe espridir.
Şimdi aynı şakayı konaklama sektörüne yapıyoruz, farkında olmadan.
Konaklama vergisi yarıya indi. Yüzde 2'den yüzde 1'e.
Sektör teşekkür etti, açıklamalar yapıldı, haberler geçildi.
Herkes memnun. Ben de memnunum.
Hatta bazı illerde halay bile çekildiği söylendi.
Anlıyorum, bu sektörde iyi haber az gelir; gelince kutlanır.
Ama biliyorum ki bu tür haberlerin sabahında çoğu otel yöneticisi aynı şeyi yapıyor:
Kahvesini yudumlayıp "iyi olmuş" diyor ve bir sonraki toplantıya geçiyor. Fırsatın farkında bile olmadan harcıyor. Haberlerdeki "bugün su verilmeyecek semtler" haberi gibi sıradan...
Devlet bir kapı aralar, sektör o kapıdan geçmeyi bilmez.
Ya fark etmez ya erteler ya da "zaten küçük bir şey" deyip geçer.
Sonra aynı sektör "destek yok" diye yakınır. İkisi de doğrudur aslında; kapı açıldı ama kimse görmedi. Oysa küçük fırsatlar, doğru ellerde büyür.
Kitabın ortasından konuşalım:
120 oda
ADR 100€
Doluluk %80
Yıllık ciro: 3.504.000€
Vergi indirimi doğrudan tasarruf: 35.040€
2€ ADR artışı × 120 oda × %80 × 365 gün: 70.080€ ek gelir.
Toplam fırsat: 105.120€...
Sadece bir düzenlemeyi doğru okuyarak.
Ama bunu yapabilmek için revenue yönetiminizin çalışması, dinamik fiyatlandırmanızın kurulu olması lazım.
Yoksa indirim gelir, muhasebe kaydeder, halay biter, hayat devam eder.
Yeni bir haber çıkana kadar.
En çok kaybedenler kötü niyetliler değil.
Hazırlıksız olanlardır. Kapı açılır ama içeride kahve soğumuş, toplantı başlamış, fırsat gitmiştir.
Konaklama vergisi indi. Güzel.
Ama fırsatı kullanmazsanız adı konaklama vergisi değil, konaklamama vergisi olur. Kaçan kuşun adını siz koyun.
Namık Kemal Yalçınsu | Otelcilik Sektörü Profesyoneli