GÜLŞEN ÖZBEĞEN: "GELECEĞİN LÜKS ANLAYIŞI DOĞAYA VE İNSANA VERİLEN DEĞER"

GÜLŞEN ÖZBEĞEN:

Qlusive Hotel Kuşadası Otel Yöneticisi Gülşen Özbeğen ile kariyer yolculuğunu ve sektöre dair bakış açısını konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İşini "insan hikayelerine dokunmak" olarak tanımlayan Özbeğen, uluslararası standartlar ile geleneksel Türk misafirperverliğini harmanlayan rekabetçi bir hizmet modelinden bahsediyor.

Avrupa'daki otelcilik sektörüyle Türkiye'yi kıyaslarken "Biz daha disiplinli ve aidiyet duygusu yüksek çalışıyoruz, duygusal olarak çalıştığımız yere daha çok bağlanıyoruz" diyen Özbeğen; sektördeki alışkanlık bariyerlerini ve ‘cam tavanları’ ise tüm şeffaflığıyla değerlendiriyor.


İnsan Hikayelerine Dokunan 30 Yıllık Serüven 

Turizm sektöründe neredeyse otuz yılı geride bırakan Gülşen Özbeğen, bu alanı sadece bir meslek değil, sürekli yenilenen bir öğrenme sahası olarak gördüğünü ifade ediyor. 

  • 29 yıllık bir turizm kariyeriniz bulunuyor. Öncelikle bu sektör sizin için ne ifade ediyor, her gün sizi motive eden temel his nedir?

"Turizm benim için sadece bir meslek değil, aynı zamanda insan hikâyelerine dokunabildiğim çok özel bir alan. 29 yılın sonunda hâlâ en büyük motivasyonum, misafirlerin deneyimlerine değer katabilmek ve ekiplerle birlikte her gün daha iyisini başarma hissi. Bu sektör dinamizmi, farklı kültürlerle kurduğunuz bağ ve sürekli gelişim ihtiyacıyla sizi diri tutuyor. Her gün yeni bir hikâye, yeni bir beklenti ve yeni bir öğrenme fırsatıyla başlıyorsunuz. Bu yönüyle de her gün motivasyonumu ve işime olan bağlılığımı tazeleyen bir alan."

Global Vizyon ile Yerel Misafirperverliğin Sentezi 

Uluslararası alanda edindiği tecrübeler, Özbeğen'e operasyonlara daha sistematik bir çerçeveden bakma yetisi kazandırmış. Türkiye'nin köklü misafirperverliğini global standartlarla birleştirmenin, rekabetçi bir hizmet modeli yaratmadaki önemine dikkat çekiyor.

  • Yurtdışında da tecrübeleriniz oldu. Bu deneyimlerin Türkiye’deki turizm operasyonlarına bakış açınızı nasıl şekillendirdiğini düşünüyorsunuz?

"Yurtdışı deneyimi, operasyonlara daha sistematik ve standart odaklı bakmayı öğretiyor. Aynı zamanda misafir beklentilerinin kültürler arası farklılıklarını daha iyi anlamanızı sağlıyor. Türkiye’de ise bu global bakış açısını, bizim güçlü olduğumuz misafirperverlik kültürüyle harmanladığınızda çok daha rekabetçi ve özgün bir hizmet modeli ortaya çıkıyor. Benim için en önemli kazanım, esneklik ile standart arasında doğru dengeyi kurabilmek oldu."

Gülşen Özbeğen yurtdışında edindiği tecrübelerle Türk turizmini yorumlarken “Hepsinden çok daha ilerideyiz” diyor. Fakat sosyal haklar ve personeli sistemde tutma süreciyle ilgili sektörün kendisini geliştirmesi gerektiğini ifade ediyor.


“Türkiye turizmi olarak hepsinden çok daha ilerideyiz aslında. Konfor, personel anlayışı, servis, yemek ve hizmet olarak bence hepsinden çok çok daha ileri seviyedeyiz. Mesela bizim arka mutfağımız çok temiz. Benim deneyimlediğim şeyler bunlar, 5 yıldızlı otellerde de çalıştım. Biz daha disiplinli, daha aidiyet duygusu yüksek çalışıyoruz, duygusal olarak çalıştığımız yere daha çok bağlanıyoruz. Orada böyle bir duygusal bağ yok. O yüzden de çok böyle bir ivme kazanamıyorlar. Tabii ki sosyal haklar, personeli içeride tutma konusunda bizde sıkıntılar var. Maalesef üzülerek söylemeliyim ki, bu alanda kendimizi geliştirmemiz lazım.”

Sektörel Direnci Kırmak ve Kadın Liderliği 

Turizm gibi uzun yıllara dayanan operasyonel alışkanlıkların hüküm sürdüğü bir alanda değişime liderlik etmek genellikle zorlu bir süreçtir. Hem sektörel "Biz yıllardır böyle yapıyoruz" direncini kırma hem de kadın yöneticilerin karşılaştığı görünmez engelleri aşma konusunda kararlı adımlar atan Özbeğen, katılımcı bir yönetim modelini savunuyor.

  • Özgeçmişinizde "Değişime Liderlik Etme" konuları öne çıkıyor. Karşılaştığınız bariyerleri nasıl aşıyorsunuz ve turizm sektöründe "cam tavanlardan" hala söz edebilir miyiz?

"En büyük bariyer alışkanlıklar ve konfor alanı diyebilirim. İnsanlar çoğu zaman değişimin getireceği belirsizlikten çekiniyor. Bu noktada en etkili yöntem, değişimi 'dayatmak' yerine 'anlatmak ve dahil etmek'. Ekiplerin sürecin bir parçası olmasını sağladığınızda direnç yerini sahiplenmeye bırakıyor. 'Cam tavanlar' konusuna gelirsek; geçmişe kıyasla önemli bir ilerleme var ancak bu durum tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle üst düzey yönetim pozisyonlarında hâlâ daha fazla kadın temsiline ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kadın yönetici olmanın zaman zaman daha fazla kendinizi kanıtlama gerekliliği doğurduğu durumlar olabiliyor. Ancak bununla birlikte sektörde giderek güçlenen bir kadın dayanışması da var. Kendi çalıştığım kurum özelinde ise bu konuda oldukça destekleyici ve fırsat eşitliğini önemseyen bir yaklaşımın olduğunu söyleyebilirim."

Bir Profesyonelin Gözünden İdeal Tatil 

Yıllarını konaklama sektörüne adamış bir isim için tatil, dinlenmenin ötesinde aynı zamanda bir sektörel gözlem sahası. Özbeğen'in kişisel tercihleri; doğayla iç içe, sürdürülebilirliğe ve yerel kültüre vurgu yapan özgün konseptlerden yana.

  • Gülşen Özbeğen kendi tatiline çıktığında hangi destinasyonları ve konseptleri tercih ediyor?

"Konaklama sektöründe uzun yıllar çalışmış biri olarak, tatil benim için sadece dinlenmek değil; aynı zamanda ilham almak, farklı deneyimleri gözlemlemek ve kendimi yenilemek anlamına geliyor. Genellikle doğayla iç içe, sakin ve özgün deneyimler sunan destinasyonları tercih ediyorum. Kalabalıktan uzak, iyi tasarlanmış butik oteller, sürdürülebilirlik yaklaşımı olan tesisler ve yerel kültürü hissettiren konseptler benim için oldukça ön planda. Bunun yanında, farklı şehirlerdeki güçlü marka otelleri de deneyimleyerek hizmet kalitesi ve misafir deneyimi açısından gözlem yapmayı seviyorum."




Gülşen Özbeğen ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin ikinci bölümünde; Qlusive Hotel'in ezber bozan konseptini, sürdürülebilirlik vizyonunu ve gastronomi dünyasındaki iddialı adımlarını konuşacağız. Çok yakında yayında!

Etiketler