Rixos Grubu’nun kurucusu Fettah Tamince, Türkiye turizminin geleceğine ve grubun yeni stratejisine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fast Company’ye konuşan Tamince, İstanbul, Antalya ya da Bodrum gibi doygun destinasyonlarda otel yatırımı yapmanın kendilerini artık heyecanlandırmadığını söyledi.
Tamince, Türkiye’nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin geçmişte doğru yönetilmediğini belirterek, “Evet, çok otel yaptık, çok turist ağırladık. Ama şehirlerin ruhunu oluşturmakta zayıf kaldık. Bazı yerlerde otellerin adı, bölgenin önüne geçti. Sürdürülebilir turizm için bunun tam tersi yapılmalıydı” dedi.
Antalya örneğini öne çıkaran Tamince, turistlerin yalnızca yüzde 38’inin tatil sırasında otellerin dışına çıktığını hatırlattı:
“Antalya’ya 30 kez gelen misafirlerimiz var. Bu sadakat gibi görünse de aslında bir eksikliğe işaret ediyor. Çünkü onları cezbeden bir dış deneyim alanı yok. Antalya’da oteller 7 yıldızlı hizmet veriyor ama dışarıda sıfır deneyim var. Kültür, doğa ve tasarım bir araya getirilmedi.”
Dünyadaki önemli turizm merkezlerinin bir “ruha ve hikâyeye” sahip olduğunu vurgulayan Tamince, “Artık insanlar ülkelere değil, o deneyimi yaşatabilen destinasyonlara gidiyor” ifadelerini kullandı.
Rixos markasının global ölçekte tanınan bir marka haline geldiğini belirten Tamince, yeni yatırımlar için kriterlerini şöyle açıkladı:
“Sadece yeni bir otel yapmak, hele ki doygun destinasyonlarda, artık bizi heyecanlandırmıyor. Bir tesis ancak şehre veya ülke turizmine gerçek bir katkı sağlıyorsa anlamlıdır.”
Bu anlayışın simgesi olarak Land of Legends projesini gösteren Tamince, “Binlerce insan artık sadece bu deneyim için Antalya’ya geliyor. Türkiye’yi haritada bile gösteremeyenler, bugün Land of Legends için bilet alıyor. İşte gerçek dönüşüm bu” dedi.
Son olarak Türkiye’nin altyapıda büyük ilerleme kaydettiğini belirten Tamince, yeni dönemin farklı bir bakış açısı gerektirdiğini vurguladı:
“Son 30 yılda havalimanları, yollar, oteller konusunda çok şey başardık. Artık fiziksel altyapı tamam. Şimdi yeni bir döneme geçmeliyiz. Bu çağ, yeni bir ‘yazılım’ istiyor.”
