Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Apollon Smintheus Kutsal Alanı’nda devam eden arkeolojik kazılarda, milattan sonra 3’üncü yüzyıla ait olduğu değerlendirilen Batı Hamamı’na ait soğuk su havuzları (frigidarium) ve soyunma mekanı (apodyterium) gün yüzüne çıkarılıyor.

Roma Hamamının Gizemleri Aralanıyor
Ayvacık ilçesi Gülpınar köyündeki Apollon Smintheus Kutsal Alanı’nda 1980 yılında başlayan kazı ve restorasyon çalışmaları; arkeolog, antropolog, restoratör, mimar, sanat tarihçileri ve epigraflardan oluşan uzman ekiple sürdürülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izin ve destekleriyle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Kaplan başkanlığında yürütülen çalışmalara Çanakkale Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Çanakkale Arkeoloji Müzesi koordinasyon sağlıyor.

Geçmiş yıllarda hamamın su deposunun ve ilk sıcak mekanının (Caldarium) ortaya çıkarıldığını belirten Prof. Dr. Davut Kaplan, hamamın yapısına ilişkin şu bilgileri aktardı:
“Bu hamam Roma İmparatorluğu’nun Pagan dönemine ait. Her zaman olduğu gibi Siminteion’da Geç Antik Çağ’da yine aynı halk yaşıyor olmasına rağmen din değiştirdikleri için Pagan’dan kalan her şeyi tahrip ediyorlar. Yani Apollon’a inanan veya tapınan insanların değil de İsa’nın yaverleri, yardımcıları, inananları tarafından mimari yapılar ya yeniden kullanılıyor ya da malzemesi sökülerek başka yapıda yeniden kullanılmak üzere yıkılıyor. Böyle olduğu zaman da biz hamamların lüks dediğimiz o mermerle kaplı mekanlarını sağlam bulamıyoruz. Caldarium da öyleydi. Hem duvarlarından hem de tabandan ısıtılan hamamın bu mekanındaki tüm mermerler sökülmüştü. Bize de sadece hamamın duvar ve molozları kaldı.”
Soğuk Su Havuzları ve Soyunma Mekanında Zemine Ulaşıldı
Hamamın soğuk mekanlarının ve soğuk su havuzlarının bulunduğu alanda kazıların devam ettiğini kaydeden Prof. Dr. Kaplan, giriş mekanı hakkında şunları söyledi:
“Hamamın Caldarium’larını temizledik. Bu hamamın soğuk mekanları da mevcut. İçerisinde soğuk su havuzları bulundu. Henüz havuzları açmadık ama hemen yanı başında hamamın ilk bölümü, giriş mekanı mevcut. Bu da hamama girenlerin ilk yaptıkları eylem olarak soyundukları, hazırlandıkları, yağlandıkları ve sohbet ettikleri bir bölüm. Şu anda bu mekanı kazıyoruz. Zemine ulaştık. Bu mekanın sınırlarını belirlemeye çalışıyoruz. Burası hamamın her şeyi. Türk hamamlarında sadece tek bir mekanda terler, yıkanır çıkarsınız. Elit Romalılar, yani üst tabaka ise hamamları lüks yaşam için kullandılar. Dolayısıyla hamamları biraz daha düzenli, daha özenli. Her tarafı mermerle kaplı veya mozaik tabanlı yapılar.”
“Henüz Hamamın Kutsal Yola Açılan Ana Girişine Ulaşmış Değiliz”
Üst Roma tabakası ile kölelerin buluştuğu ve ayrıştığı soyunma odası mekanının kazıldığını vurgulayan Prof. Dr. Davut Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Üst Romalı tabakasının arkasında hizmetçisi vardır. Hamama gelen Romalının tüm eşyasını onlar taşır. Çıkarılan elbiseleri alır, onlara sahip çıkar. Ama Romalılar, asla hizmetçi veya köleyle aynı mekanda yıkanamaz, bulunamaz. Biz şimdi tam da üst Romalı tabakası ile Roma’nın en alt halk tabakası yani kölelerin buluştuğu ve ayrıştığı soyunma odası mekanını kazıyoruz. Önümüzde 2 kapı var. Kapılardan birisi doğrudan ateşin, ocağın yandığı külhana girer. Diğeri de yine kölelerin hamamın dışına çıktığı kapıdır, sadece köle ve hizmetlilere özeldir. Ama asıl kapımız, yani hamama girişin ana kapısı bundan sonra devam edecek kazılarla ortaya çıkacak. Soğuk mekanları ılık mekanlara bağladık, ılık mekanları da sıcak mekanlara bağladık. Hizmetli koridorlarını bulduk. Ocak-külhan girişlerini tespit ettik ama henüz hamamın kutsal yola açılan ana girişine ulaşmış değiliz.”

