Qlusive Hotel Kuşadası Otel Yöneticisi Gülşen Özbeğen ile söyleşimizin ikinci bölümünde, “olmaz” denilenleri “olduran” vizyoner yönetim stratejilerini mercek altına alıyoruz.
Gülşen Özbeğen’in kariyer yolculuğuna değindiğimiz ilk söyleşiyi okumak için tıklayabilirsiniz.
Özbeğen; “Kuşadası’nda tutmaz” denilen cesur hamlelerden Michelin referanslı mutfak operasyonuna, kruvaziyer turizmindeki iş birliklerinden sürdürülebilirliğin estetikle buluştuğu detaylara kadar operasyonel başarının sırlarını paylaşıyor. 12 ay kesintisiz istihdam ve “insan odaklı liderlik” anlayışıyla personel krizine sundukları çözümü anlatan deneyimli turizmci, sektörün en sıcak gündemi olan vize ve yeşil pasaport sorununa da değiniyor.
Lüks ve Sürdürülebilirlik Arasındaki Hassas Denge
Yüksek konfor beklentisi ile ekolojik sorumluluklar, otel operasyonlarında sık sık birbirini zorlayan iki unsurdur. Sürdürülebilir turizm yönetimi üzerine çalışmaları bulunan Özbeğen, ekolojik tasarrufun misafire bir kısıtlama olarak değil, lüks deneyimin modern bir parçası olarak sunulması gerektiğine inanıyor.
- Lüks ve limitsiz konfor beklentisinin zirvede olduğu otel konseptlerinde sürdürülebilirliği uygularken; “misafir talebi” ile “ekolojik maliyet” arasındaki zorlu çatışmayı sahada nasıl yönetiyorsunuz?
“Burada en kritik nokta, sürdürülebilirliği misafir deneyiminin bir parçası haline getirmek. Yani bir kısıtlama gibi değil, bilinçli bir tercih olarak sunmak. Örneğin enerji ve su tasarrufu sağlayan uygulamaları, misafirin konforunu düşürmeden entegre etmek mümkün. Aynı zamanda doğru iletişimle misafir farkındalığını artırmak da önemli. Bugünün lüks anlayışı artık sadece konfor değil; sorumluluk, doğaya saygı ve etik değerleri de kapsıyor. “
Sürdürülebilirlik uygulamalarının çoğu zaman göze batan sarih uyarılar şeklinde yapıldığı işletmelerin aksine, bu konseptte doğa dostu adımlar tasarımla harmanlanmış. Oteldeki sarf malzemeleri ve bilgilendirme notları, sürdürülebilir materyallerden, şık tasarımlar ve ince bir düşünceyle üretiliyor.
- Odalardaki su tasarrufu notları ve ambalajlarda çok şık tasarımlar var. Bu estetik yaklaşımın arkasındaki fikir nedir?
“Sürdürülebilirlik bugün farkındalık yaratmak için kullanılan popüler bir söz olsa da, bu bilinç yabancı zincir otellerde 90’lı yıllardan beri bizim uyguladığımız bir şey. Suyu, toprağı, geleceği korumamız lazım. Ancak bunu yaparken misafirin gözüne batan klasik sarı levhalar yerine, kendi kurumsal rengimiz olan rose gold tonlarında şık ve merak uyandıran tasarımlar kullandık. İnsanlar ‘Burada şık bir şey var, ne yazıyor acaba?’ diyerek okuyorlar. Ayrıca odalarda kullandığımız tüm bilgilendirme kağıtları, şampuan ve sabun ambalajlarımız ‘stone paper’ dediğimiz, suya dayanıklı ve geri dönüşümlü kağıtlardan yapılıyor. Belki herkes bunun detayını bilmiyor ama çöpe atılan bir kağıdın bile doğaya yeniden kazandırılacak bir materyalden yapılmış olması bizi mutlu ediyor.”
Yetişkinlere Özel, Cesur Bir Otel Konsepti
Qlusive Hotel Kuşadası, lüks hizmeti kişiselleştirilmiş bir anlayışla sunan bir “adult-only” tesisi. Tesisin dikkat çeken bir diğer özelliği ise, “Kuşadası’nda tutmaz” denilen kalıpları yıkan ve yenilikçi projelere şans veren bir anlayışın benimsenmesi.
- Qlusive Hotel Kuşadası’nı konsepti açısından nasıl tanımlarsınız ve bu farklılaştırılmış yaklaşımın destinasyona nasıl bir stratejik değer katmasını hedefliyorsunuz?
“Qlusive Hotel, modern lüks anlayışını kişiselleştirilmiş deneyimlerle buluşturan seçkin bir yetişkin oteli. Hedef kitlemiz sakinlik ve farklılaşmış bir konaklama arayan misafirlerden oluşuyor. Burası bir patron oteli ama vizyonlu bir patron oteli. Gelişime son derece açıklar, bize engel olmuyorlar. Örneğin; otelin ortasındaki kolonlara heykeller yapmak istediğimizde, sektörden birçok kişi ‘Kuşadası’nda olmaz, halk sevmez’ dediler. Ama biz ‘Bir deneyelim mi, olduralım mı?’ dedik ve uyguladık. Şu an o olmaz diyen herkes ‘Nasıl düşündünüz bunu, çok etkileyici’ diyor. Aynı şekilde otelin içine bir Starbucks koyalım dışarıdan gelen insanlar da hizmet alabilsin dedik. Biz de bir patron oteliyiz ama önyargısız ve uygulama özgürlüğü tanıyan bir patron oteliyiz. Adult-only yapı ve bu farklılaşmalar sayesinde Kuşadası destinasyonuna daha seçici bir misafir profili kazandırmayı hedefliyoruz.”
Ekip Kültüründe “Sıfır Kaygı” ve Maksimum Aidiyet
Qlusive’de 1 saat geçirdikten sonra dikkatimi çeken unsurlardan biri de tüm personelin içten gülümsemesiydi. Otel operasyonlarının kahramanları olan çalışanların moral ve motivasyonu, doğrudan misafir memnuniyetine yansıyor. Klasik hiyerarşinin getirdiği gerginlikten arındırılmış, 12 ay boyunca kesintisiz istihdamın sağlandığı güvenli bir çalışma ortamı, otelin en güçlü yönlerinden biri.
- Personelinizle aranızda çok sıcak ama bir o kadar da profesyonel bir denge var. Genç ve dinamik bir ekiple yüksek aidiyeti ve misafir memnuniyetini nasıl sağladınız?
“Sürdürülebilir başarı için en kritik unsur, insan odaklı yönetimdir. Bizim burada yaş ortalamamız 26.5. Turizme ilk adımını atan, çok genç bir ekiple çalışıyoruz. Kendi stajyerlik yıllarımda kötü muamele gördüğüm ve yoğun çalışma saatleri altında ezildiğim için, o psikolojiyi burada gençlere yaşatmak istemiyorum. Onları abla gibi, anne gibi kucaklıyor, sistemi ve misafire saygıyı öğretiyoruz. Bizim otelcilik kültürümüzde personele ıslık çalmak, uzaktan bağırmak gibi çirkin hareketler yoktur; yanlarına gideriz, isimlerini biliriz. Öte yandan bizim kurumumuzda herkes 12 ay çalışıyor. Personelimizde iş kaygısı yok. ‘Ben bu şirkete girdim, 12 ay çalışacağım ve evime ekmeğimi götüreceğim’ diyen personel mutlu çalışıyor. Çalışanın yüzü güldüğünde başarı da geliyor; nitekim birinci yılımız henüz dolmadan misafir memnuniyeti oranımız 4.9’lara ulaştı.”
Ege Toprağından Michelin Yıldızlı Tabaklara
Gastronomi, Kuşadası’nın potansiyelini nitelikli turizme dönüştürmede kilit rol oynuyor. O yüzden bu konuya bir ünlem koymak istedim. Qlusive’de şaşırtan bir lezzet yolculuğuna çıkmanız mümkün…
- Otelin mutfak ve gastronomi konusundaki iddiası nedir? Yöresel ürünleri modern menülere entegre ettiğinizi görüyorum. Bu süreç nasıl ilerliyor?
“Mutfaktaki tüm ekibimiz Michelin yıldızlı ve uluslararası markalarda çalışmış isimlerden oluşuyor. Ege’nin toprağına ne ekseniz filizlenir. Biz İzmir’in ve Ege’nin topraklarını çok iyi bildiğimiz için Ödemiş’ten patates, Tire’den çok lezzetli yöresel peynirler alıyoruz. Yöresellikten asla vazgeçmiyoruz. Şeflerimiz bu yöresel ürünleri, Türklüğün özünü ve yöresel tarzını bozmadan modernize edip uluslararası boyutta sanat eserlerine dönüştürüyorlar. Kendi mutfağı çok güçlü olan İtalyan misafirlerimiz bile İtalyan restoranımızda yemek yediklerinde, ‘Biz bunu İtalya’da yiyemedik’ diyebiliyorlar.”
Kruvaziyer Turizminde Ezber Bozan İş Birliği
Kuşadası denince akla ilk gelen kruvaziyer turizmi, fakat genellikle gündüz yapılan tarihi alan gezileri ve kısa süreli alışverişlerle sınırlı kalıyor. Bu kitleyi otel etkinliklerine entegre etmek ise bölgedeki standart turizm modeline yeni bir gelir ve prestij kapısı aralıyor.
- Kuşadası kruvaziyer turizmiyle öne çıkan bir destinasyon. Siz bunu nitelikli turizm için bir dezavantaj olmaktan çıkarıp fırsat olarak değerlendirmişsiniz.
“Kuşadası kruvaziyer turizminde yüksek bir potansiyel taşıyor ancak bunun nitelikli turizme dönüşmesi için deneyim odaklı ürünlerin geliştirilmesi şart. Gemiden inen turistler günübirlik gezip akşam geri dönmek zorunda kalıyor. Biz otel olarak büyük bir tur şirketiyle anlaştık. Limana yanaştıklarında misafirlerini buraya getiriyorlar; İtalyan meydanımızda semazen gösterileri ve Türkiye’yi tanıtan halk oyunları eşliğinde akşam yemeklerini yiyorlar. Amerikalı ve Avrupalı misafirler tarihi ve lüksü çok seviyor. Hatta otelimizin gastronomi kalitesini deneyimleyen bazı misafirler, ‘Sizin kokteylleriniz Amerika’dakilerden bile daha güzel’ diyerek bölgede konaklamalarını 3 gün daha uzatma kararı aldılar. Biz sadece konaklama satmıyor, oteli destinasyonun içindeki güçlü bir deneyim merkezine dönüştürüyoruz.”
Turizmcilerin Bekleyen En Büyük Sorunu: Vizeler
Sektörde çok konuşulan yeşil pasaport konusu Özbeğen’in de gündeminde yer alıyor. Deneyimci turizmci, vize sorunları sebebiyle ülkesini ve otelini tanıtamayan birçok profesyonel olduğunu dile getiriyor.
- Türk turizminin gelişimi ve turizmcilerin küresel entegrasyonu önündeki en büyük engeller sizce nelerdir?
“Turizmciler olarak gidip yurt dışında farklı yerleri deneyimleyip görmemiz, ilham almamız gerekiyor. Bir fuara katılacağımız zaman 6 ay vize beklemememiz lazım, o kapıda kalmamalıyız. Bu vize krizlerinden dolayı birçok arkadaşımız yurt dışına çıkıp ülkesini ve otelini tanıtamadı. Pasaportunda 40 tane Almanya giriş çıkışı olan deneyimli turizmciler bile Schengen vizesinden ret yedi. Kamuda çalışanlara sağlanan yeşil pasaport hakkının, ülkeye döviz kazandıran ve temsil eden turizmcilere de mutlaka verilmesi lazım. Biz çok misafirperver, işini duyguyla yapan bir halkız; Avrupa’da bu ruh yok. Eğer personelimizi sosyal haklarla daha iyi korur, turizmi 12 aya çevirir ve bu tür vizyon kısıtlayan bürokratik engelleri aşarsak çok daha kusursuz bir noktaya ulaşırız.”
Qlusive Hotel Kuşadası’nın Chef’i Eren Erdem ile yaptığımız söyleşiyi okumak için tıklayın.
Nisan ayında Qlusive Hotel’de deneyimlediğimiz wellness retreat etkinliğinin detaylarını okumak için tıklayın.
