Efes–Meryem Ana turlarının Viator, Klook ve benzeri
uluslararası online platformlarda 5–10 dolar gibi olağan dışı fiyatlarla satışa
sunulması, Türkiye turizm sektöründe ciddi tartışma yarattı. Yerli seyahat
acenteleri bu fiyatların sürdürülemez olduğunu vurgularken, uygulamanın sektörü
iflas noktasına sürüklediği ve Türkiye’nin turizm imajına zarar verdiği
görüşünde. Düşük fiyatlı satışlar nedeniyle mağdur olan yabancı turistlerin
sosyal medya ve şikâyet platformlarında paylaşımları, sorunun boyutunu daha görünür
kıldı.
“5 dolarlık satışın açıklaması yok”
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’nin (TÜRSAB) uzun süredir gündemde olan bu
uygulamalara karşı kapsamlı bir hukuki süreç başlatmaya hazırlandığı
belirtildi. Tekreferans’a konuşan TÜRSAB Hukuk Başdanışmanı İlker Ünsever,
maliyetin çok altında yapılan satışların hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu
söyledi. Ünsever, 26 Ocak Pazartesi günü kamuoyuna açıklanacak bir yaptırım
programı üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, “Bir turun maliyeti nettir.
Araç, rehber, giriş ücretleri ve operasyon giderleri ortadayken 5 dolarlık
satışın açıklaması yok. Ya tüketiciye vaat edilenden farklı hizmet sunuluyor ya
da çok daha ciddi hukuki sorunlar söz konusu” dedi.
Bu modelin tur sırasında alışverişe zorlanan turistlerden
alınan komisyonlara dayandığını belirten Ünsever, bunun nitelikli turizm
anlayışıyla bağdaşmadığını aktardı. TÜRSAB mevzuatının bu konuda açık olduğunu
ve sürece müdahale edileceğini söyledi. Seyahat acentaları meslek ilkelerine
göre damping yapan acentelerin meslek kusuru işlediğini belirten Ünsever,
disiplin cezalarından belge iptaline kadar uzanan yaptırımların uygulanacağını
kaydetti.
“Ya hizmetten çalıyor ya kayıt dışı yöntem kullanıyor”
Sahada faaliyet gösteren yerli acenteler ise denetimsizlik ve kayıt dışı
yapının sektörü tasfiye noktasına getirdiği görüşünde. İzmir Kruvaziyer ve
Deniz Turizmi Derneği Başkanı Korhan Bilgin, Efes gibi bir destinasyonda gerçek
maliyetin kişi başı yaklaşık 250 euro olduğunu belirterek, “Bu fiyatların
altında sunulan her tur ya hizmetten çalıyor ya da kayıt dışı yöntemlerle
ayakta kalmaya çalışıyor. Bunun bedelini hem sektör hem de ülke markası ödüyor”
dedi. Sektör temsilcileri, atılacak hukuki adımların yalnızca
yerli acenteleri değil, Türkiye’nin turizmdeki itibarı ve sürdürülebilirliği
açısından da kritik olduğunu vurguluyor.
