PEGASUS PİLOTU AKTAŞ: “GÖKYÜZÜNE ÇIKMAK CESARET, ORADA KALMAK DİSİPLİN İSTER”

Pegasus Havayolları’nda Airbus A320–321 pilotu olarak görev yapan Seda Saygı Aktaş, kabin memurluğundan kokpite uzanan meslek yolculuğunu ve Türk havacılığındaki kadın pilotların artan rolünü anlattı.
Kabinden kokpite uzanan bir kariyer
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın başlattığı “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin ilk konuğu Pegasus Havayolları pilotu Seda Saygı Aktaş oldu. Kabin memuru olarak başladığı havacılık kariyerine pilot olarak devam eden Aktaş’ın hikâyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hazırlanan belgeselde yer aldı.
“İyi ki bu mesleği seçmişim diyorum”
Mesleğini seçtiği için hiçbir zaman pişman olmadığını ifade eden Aktaş, şu ifadeleri kullandı:
“İyi ki bu mesleği seçmişim diyorum. Seneler önce kendime verdiğim bir sözdü bu. Kabinde çalışıyorken yıllar boyu elimden gelenin hep en iyisini yapmaya çalıştım. Zor olanın değeri çok büyük ve verdiğin emeğin karşılığını derinden hissediyorsun ve bu da bana tam olarak ‘İyi ki’ demem için geçerli bir sebep sunuyor.”
“Bu yolun sonunda hak edilmiş bir zafer vardı”
Pilotluk eğitim sürecinin yoğun emek ve fedakârlık gerektirdiğini anlatan Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün geldiğim bu noktada yılların emeği ve ciddi fedakârlıklar var. Aynı anda bir işte çalışıyorken pilotaj eğitimi almak demek sorumluluklarını birkaç kat daha iyi yönetebilmek, zamanını çok daha hassas ayarlamak ve tüm zorluklara rağmen motivasyonunu kaybetmemek demektir. Çok yoruldum ama hiçbir zaman bıkmadım, pes etmedim, vazgeçmedim. Çünkü bu yolun sonunda sadece bir meslek değil, beni bekleyen o hak edilmiş zaferin olduğunu biliyordum.”
Pandemi sürecinde eğitimine devam etti
Pandemi döneminin havacılık sektörü açısından belirsizlik yarattığını belirten Aktaş, bu süreçte pilotluk hayalinden vazgeçmediğini söyledi.
“Ben o sıralarda öğrenci pilottum. ‘Havacılık bitti, bu mesleğin artık bir geleceği yok’ diyenler olmuştu. Hatta bazı arkadaşlarım eğitimini sonlandırmıştı bile. Benim aklımın ucundan dahi geçmedi eğitimi bırakmak. Çünkü pilotaj benim için vazgeçilmezdi. Pandemi dönemi boyunca içimdeki pilot olma hayali asla sönmedi.”
“Kabin benim için bir okul oldu”
Dokuz yıl boyunca kabin memuru olarak çalışmanın kokpite geçişte önemli katkı sağladığını belirten Aktaş, bu deneyimin ekip yönetimi ve iletişim açısından büyük avantaj sunduğunu ifade etti.
“Kabin benim için bir okul oldu. Farklı ekiplerle çalışmak, stresli yolcu durumlarını yönetmek, zaman baskısı altında net iletişim kurmak benim günlük rutinimdi. Bu deneyim kokpite geçtiğimde bana yetkinlik olarak geri döndü.”
“Gökyüzüne çıkmak cesaret ister, orada kalmak disiplin ister”
Gökyüzünde olmanın kendisi için özgürlük anlamına geldiğini söyleyen Aktaş, disiplinin meslekteki en önemli unsurlardan biri olduğunu vurguladı.
“Gökyüzüne çıktığınız zaman sadece fiziksel olarak değil, mental olarak da sadeleşiyorsunuz. Yukarıda gereksiz gürültüye yer yok. ‘Gökyüzüne çıkmak cesaret ister fakat orada kalmak disiplin ister’ sözünü özellikle önemsiyorum.”
“Sabiha Gökçen bize ‘Burada sizin de yeriniz var’ dedi”
Türkiye’nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen’in açtığı yolun kendileri için ilham kaynağı olduğunu belirten Aktaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sabiha Gökçen’in izinde olmak çok büyük gurur ama bir yandan da ciddi bir sorumluluk. Bugün Türk havacılığında 700’den fazla görev yapan kadın pilottan biri olmak insanı ister istemez durup düşündürüyor. Sabiha Gökçen açtığı yolda bize sadece ‘Uçabilirsiniz’ demedi, ‘Burada sizin de yeriniz var’ dedi. Biz de bugün o yolun bir istisna değil bir seçenek olduğunu gösteriyoruz.”