KALEİÇİ'NİN DERİNLİKLERİNDE SELÇUKLU'NUN KAYIP KİTABELERİ

KALEİÇİ'NİN DERİNLİKLERİNDE SELÇUKLU'NUN KAYIP KİTABELERİ BULUNDU

Antalya Kaleiçi’nde yürütülen araştırmalarda Selçuklu dönemine ait, birçoğu kayıp ya da bilinmeyen 45 kitabe tespit edildi. Surlar ve yapıların gizli bölümlerinde bulunan kitabelerin tamamı belgelendi ve tercüme edildi.

Antalya’nın tarihi Kaleiçi semtinde gerçekleştirilen araştırmalarda, Selçuklu dönemine ait önemli kültürel miras unsurları ortaya çıkarıldı. Surların, ev duvarlarının ve bitki örtüsünün ardında gizlenmiş toplam 45 kitabe tespit edilerek fotoğraflandı, kayıt altına alındı ve tercüme edildi.

Tarihi kaynaklara göre Antalya, Helenistik dönemde Bergama Kralı 2’nci Attalos’un askerlerine söylediği “Gidin ve bana yeryüzündeki cenneti bulun” sözü üzerine kuruldu. Likya ve Pamfilya’dan Roma ve Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan kent, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Hiç şüphesiz dünyanın en güzel şehridir” sözleriyle tanımlanmıştı. Antalya’da bugün hem kentin Selçuklular tarafından ilk fethi hem de Atatürk’ün şehri ilk ziyaretinin yıl dönümü birlikte anılıyor.

800 Yıllık Kitabeler Duvarların Ardında Saklıydı

Büyük Selçuklu Sultanı 1’inci Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 5 Mart 1207’de fethedilen Antalya’da Selçuklu dönemine yönelik yürütülen çalışmalarda çok sayıda fetihname kitabesine ulaşıldı. Antalya Valiliği’nin destekleriyle yürütülen araştırmalar, Selçuklu tarihi araştırmacısı Dr. Mahmut Demir ile Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü personeli Gülcan Acar tarafından gerçekleştirildi. Tespit edilen 45 kitabe tek tek fotoğraflanarak belgelendi ve tercümeleri hazırlandı.

Antalya’nın İki Kez Fethedilme Süreci

Dr. Mahmut Demir, Antalya’nın Anadolu’da Selçuklular için önemli bir liman ve kışlık merkez olduğunu belirtti. Demir, kentin iki kez fethedildiğini ifade ederek şu bilgileri paylaştı:

“İlk fetih, 1’inci Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde 5 Mart 1207 tarihinde gerçekleşti. Ancak Keyhüsrev’in ölümünden dört yıl sonra yaşanan fetret devri nedeniyle şehir Müslüman hâkimiyetinden çıktı ve Rumların kontrolüne geçti. Türkiye Selçuklu tahtına çıkan İzzettin Keykavus kısa sürede harekete geçti. Üç gün içinde kuşatma başlatıldı ve 1 yıl 1 ay süren kuşatma sonucunda Antalya yeniden Selçuklu topraklarına katıldı. Kuşatma 24 Aralık 1215’te başladı, fetih ise 22 Ocak 1216’da gerçekleşti.”

Fetihname Kitabeleri Gizli Noktalarda Ortaya Çıktı

Fethin hicri 30 Ramazan 612 tarihine, yani Ramazan Bayramı’na denk geldiğini belirten Dr. Mahmut Demir, fetih sonrasında Sultan İzzettin Keykavus tarafından kapsamlı bir fetihname hazırlandığını söyledi.

“Bu fetihname bilinen en büyük Türkiye Selçuklu kitabesidir. Şiirsel bir Arapça ile kaleme alınmıştır. Kağıda yazılır gibi taşa işlenmiş bir metindir. Toplam 45 parçadan oluşur. Fetihnamenin ana gövdesi 43 parçadır, iki destek parçası daha vardır. Metin Antalya surları üzerine yerleştirilmiştir. Günümüzde surların bir kısmı ayakta olmadığı için yedi parça kaybolmuştur. Dokuz parça Etnografya Müzesi’nde sergilenmekte, 29 parça ise surlar üzerinde bulunmaktadır.”

Kitabeler Zorlu Araştırmalarla Belgelendi

Kitabelerin görünmeyen alanlarda bulunduğunu belirten Dr. Mahmut Demir, saha çalışmalarının zorlu koşullarda yürütüldüğünü ifade etti:

“Kitabelerin çoğu görünmeyen noktalarda, çatı aralarında ve özel mülklerin içinde bulunuyor. Zamanla zarar görmüş ve bitki örtüsüyle kaplanmış durumdalar. Gülcan Acar tüm kitabeleri büyük bir titizlikle ve dijital tekniklerle fotoğrafladı. Ben de tercümelerini ve metin çalışmalarını hazırladım. Böylece herkesin göremeyeceği bu fetihnameyi görünür hale getirdik.”

Kayıp Kitabeler Sergiyle Ziyaretçilere Açıldı

Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü fotoğrafçısı Gülcan Acar, Antalya’ya yeni atandığını ve ilk görevlerinden birinin kitabeleri belgelemek olduğunu belirtti. Acar, kitabelerin estetik değerine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu kitabeleri surlar arasında gördüğümde son derece etkileyiciydi. Kitabelerin birebir ölçülerde ve kabartmalı replikalarını hazırladık. Sergi alanında duvarda durdukları haliyle ziyaretçilerin karşısına çıkarıldı. Pek çok kişi her gün yanından geçmesine rağmen fark etmiyordu. Bu çalışmayla farkındalığın artacağına inanıyorum.”

Kitabelerin gerçeğiyle aynı ölçülerde hazırlanan kabartma replikalarından oluşan sergi, fetih kutlamaları kapsamında Akdeniz Üniversitesi ve Atatürk Kültür Merkezi başta olmak üzere çeşitli merkezlerde ziyaretçilere sunuluyor.

Etiketler