BAKAN ŞİMŞEK: PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ TURİZMİ ETKİLEYECEK

BAKAN ŞİMŞEK: PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ TURİZMİ ETKİLEYECEK

Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarındaki artışın cari açık, ticaret ve turizm üzerinde etkili olacağını belirterek, sürecin yönetilebilir olduğunu söyledi.

Petrol fiyatlarındaki artış turizmi de etkileyecek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarındaki yükselişin ekonomik dengeler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Petrol fiyatlarındaki yükseliş önemli ölçüde cari açığa yansıyacak., ticaretimizi etkileyecek, turizmi etkileyecek. Bizim gibi petrol ithal eden ülkelere en büyük kaygı ödemeler dengesi bağlamında cari açıktır. Başlangıç noktasında cari açığımız rahat bir şekilde yönetilebilir şekildeydi. Bizim açıktaki artışa rağmen brüt dış finansman ihtiyacımız geçmişi oldukça altında olacak burada savaşın etkisini de yansıttık. Türkiye’de toplam borçluluğa bakarsak yani hane halkının, özel sektörün toplam borçluluğu geçmişe oranla da düşük. O nedenle de biz o şoku en az zararla atlatabileceğiz” dedi.

Enerji piyasalarındaki şoklara dikkat çekti

Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Şimşek, savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkisinin geçmişe kıyasla daha büyük olduğunu belirterek, “Geçmişe oranla baktığınız zaman bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Çünkü Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Dolayısıyla biz bu şokun büyüklüğünün farkındayız. Nitekim geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımızda petrol fiyatlarındaki artışın oldukça yüksek olduğunu görebilirsiniz. Kırılgan bir ateşkes var. Ama piyasalar bu kırılganlığı biraz olsun yansıtıyor. Burada etkiler önemli. Ateşkes sürse dahi maalesef küresel ekonomi ve Türkiye açısından da bir miktar tahribat söz konusu. Enflasyon beklentileri daha kötü, finansal koşullar daha sıkışık, özellikle tedarik zincirlerindeki kırılmalar daha orta vadeli sorunları beraberinde getirecek. Bunun farkındayız” diye konuştu.

“Türkiye’nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz”

Küresel ölçekte yaşanan kırılmalara dikkat çeken Şimşek, “Savaşın getirdiği yıkım ve bunun rehabilitasyonu biraz zaman alacak. Bugün ateşkes devam etse dahi etkileri hissedilecek. Jeopolitik olarak da ne bölge ne dünya eskisine dönmeyecek. Büyük kırılmaların olduğu bir dönemdeyiz. Sadece ticaret savaşları değil, sadece demografik yapıdaki bozukluklar ve bunu getirdiği riskler değil, sadece iklim krizi değil, aslında birçok boyutuyla zorlu bir dönem yaşadığımız için dünyada büyük kırılmalar yaşanıyor. Savaşlar aslında canavarlar dönemini yansıtıyor. Yeni bir dünya düzeni kurulanana kadar umarım ABD ve Çin bir uzlaşmaya varır. Savaşların diğer şoklara oranla çok daha kalıcı, çok daha büyük sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Türkiye’nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz. Bunu da geçen sene ispatladık. Bu sene de ispatlayacağız” dedi.

Programın dayanıklılığı vurgulandı

Şimşek, uygulanan ekonomi programının Türkiye’nin direncini artırdığını belirterek, “2023 ortasından bu yana uyguladığımız program Türkiye’nin dayanaklığını arttırdı. Bu seneki şu anda içinden geçtiğimiz sıkıntılı dönemi en az zararlar atlatabilecek miyiz? Geçen derginin grafiklerini gördüm. Ülkeleri iki ayrı kategoride sınıflandırmış: kimler dayanıklı, kimler şoklara daha çok açık, maruz kalabilir diye. Burada Türkiye dengesizliklerin düşük olduğu hem de Orta Doğu’daki savaşa nispeten enerji anlamında söylüyorum o bölgeyle fazla bağlantımızın olmadığını gösteriyor. Türkiye göreceli olarak daya dayanıklılık arz edecek ülke. Bizim Orta Doğu’ya özellikle Hürmüz Boğazı’nı kullanan tedarikçilere olan enerjide bağımlılığımız nerdeyse yok denecek kadar az. Doğalgaz İran’dan bir miktar ithalatımız var ama o boru hatlarıyla olduğu için etkilenmedi” ifadelerini kullandı.

Enflasyon ve büyüme beklentileri revize edildi

Şimşek, orta vadeli program hedeflerine ilişkin değerlendirmesinde ise, “Bizim orta vadeli programa göre enflasyon yaklaşık 3 puan daha yüksek seyredebilir. Bu dolaylı ve doğrudan etkileri içeriyor. Bizim orta vadeli programda petrol öngörümüz 65 dolardı. 80 dolar demek 15 dolarlık etki demek. Özetle çerçeveyi öyle oturtalım. Cari açığı yüzde 1.5 altında öngörüyorduk, şimdi yaklaşık 1 puan kadar yükselebilir. Bunu da yönetilebilir görüyoruz. Büyümeyi yüzde 4 civarı öngörüyorduk, şimdi belki yarım puan daha düşük olabilir. Bütün bu etkiler yönetilebilir. Enflasyon yüzde 65’lerden yüzde 30 civarına kadar düştü. Bizim öngörümüz yüzde 20 altındaydı bu sene için. Savaşla birlikte piyasalar beklentilerini yüzde 25’ kadar çıkarmış durumda. Piyasa enflasyonu yüzde 25 civarında görüyor” dedi.

Finansal sistemde görünüm

Bankacılık ve piyasalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, “Bankacılık sektörünün sermeye yeterliliğine bakarsak özellikle problemli krediler boyutuyla baktığımızda oldukça rahat bir noktadayız. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 17 civarı. Bizim problemli kredilerin, toplam kredilere oranı yüzde 2.6 oldukça makul bir düzeyde. Karlılıkta son yıllarda bankacılıkta bir sorun yaşandı. Ama orada da toparlanma süreci başlamıştı. Borsa İstanbul gelişmekte olan ülkeler endeksine göre daha iyi bir performans gösterdi” ifadelerini kullandı.

“En büyük mücadele hayat pahalılığıyla”

Şimşek, ekonomik programın önceliğine ilişkin ise, “Bizim için en büyük öncelik hayat pahalılığıyla mücadele” dedi.

Zirvede küresel gündem değerlendirildi

Zirvede ayrıca Birleşik Krallık eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Philip Hammond, küresel ekonomide teknolojik dönüşüm, enerji güvenliği ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olduğunu ifade etti.

Etiketler